Türkiye gibi geri bırakılmış bir ülkede yapılması gereken sonsuz devlet hizmetleri vardır. Zamanında bu hizmetler verilmediği için şimdilerde bunun sancılarını ve sıkıntılarını çekiyoruz. Türkiye’nin toparlanmasını, kendi ayakları üzerinde kimseye muhtaç olmadan diklenmesini istemeyen iki yazla, kötü niyetli devletler, el altından veya alenen engeller çıkartmakta, tuzaklar kurmakta, kötü niyetlerini ortaya koymaktadırlar. Uzaktan ve yakından bu şer niyetli devletlerin hedefinden olan Türkiye ise, çok hesaplı, çok uyanık ve çok isabetli kararlar vermek durumundadır.

Bunun için yapılması gereken işleri bütünüyle önüne serip, mevcut durumları iyi değerlendirip, aciliyet durumuna göre bir sıraya koyarak işe başlaması gerekirken, işte bunda bocalıyor ve en son yapılması gereken işleri öne alıp, güç ve kan kaybediyor. Yol yapılacak, köprü yapılacak, tünel yapılacak, kanal yapılacak, bina yapılacak, haa alanı yapılacak, liman yapılacak, hastane yapılacak… Yapılacak da yapılacak. Fakat bütün bu yapılacaklar içinde bence en önce ve en evveliyatla savunma sanayii ele alınacak, bun gerektirdiği alanlardaki eksiklikler giderilerek iki yüzlü düşman devletlere muhtaç olunmadan kendi harp sanayiimizi kurmaktır.

Bu sanayi montaj sanayii değil, imalat sanayii olmalıdır. Topu yapmak için namlusu ve diğer aksamı da dışardan alınmamalıdır. Uçağı, fabrikayı kurmak için motoru, robotu da Türk mührünü taşımalıdır. Savaş uçağını uçurabilmek için başka devletten ruhsat almadan kendi irademizle ve kendi imalâtımızla hareket edebilmeliyiz.

Gücümüzü, imkânlarımızı, sonra da olabilecek işlere harcamayıp, dünyanın bizi yutmak istediği günümüz şartlarına bakarak önceliklerimizi belirlemeliyiz.

Meselâ, Trabzon’dan örnek vereyim. Yol, köprü, cami, park, bahçe, eğlence alanları… ve daha yüzlere iş hepsi güzel ve hepsi gerekli de, şimdilerde Trabzon’un Câmiden önce, park bahçeden önce, gerektiğinde savunma sanayiine dönüşebilecek fabrikalara ihtiyacı var. Çevresinde 8 cami bulunan Moloz semtindeki Sahil Protokol Câmii yerine böyle bir fabrika bence çok daha isabetli olur. Zamanı gelince de böyle camileri yapalım amma şimdilerde kısa vadede düşmanın gözünü yıldıracak yatırımlara ihtiyaç var. Bir köprüden geçiyoruz ve salimen karşı tarafa geçip de kendimizi güvende hissettiğimiz an o düşünülen işleri sıraya kor hepsini yaparız. Amma şimdi değil… Bir söz vardır: “Hesapsız kasap, elinde kalır masat” ne edip edip bu duruma düşmeyelim. Bakınız Sözde dostumuz A.B.D. parasını da ödediğimiz halde F-35 Savaş jetlerimizi vermiyor. Verse bile hareket kodlarını vermeye hiç niyeti yok. Yalnız bu örnek bile toparlanmak, silkinmek ve şuurlanmak için yeter.

Bir müddet için, yöneticilerimiz örnek olması şartı ile, gereken zorluklara katlanalım, her türlü israftan kaçınarak bütün gücümüzü ve imkânlarımızı seferber ederek aşmamız gereken seviyeye milletçe ulaşalım. Birtakım fuzuli (mesela İstanbul Belediyesi’nin 10 milyon bayram tebriki gideri gibi)harcamalardan, kutlamalardan uzak duralım. İki övün yiyelim, gerekirse yamalı giyinelim, az harcayıp, kazançlarımızı-tasarruflarımızı vatanın müdafaası için gerekli yatırımlara yatıralım. Milletvekillerimiz ve devlet ricali bize örnek olsun, otomobil ve konfor saltanatını bir müddet terk edip yürüyerek, bisikletine binerek işyerine gidip gelsinler. İşleri aracılarla, yardımcılarla, sekreterlerle değil, bizzat taşın altına ellerini sokarak halletsinler. “Üzüm üzüme baka baka kızarır” denir. Bizlerde, biz vatandaşlar da yöneticilerimize bakıp olmamız gereken olgunluğa ulaşalım. Milletçe bütün gücümüzle ovaları aşalım, dağları devirelim ve kendi yağımızla, kimseye muhtaç olmadan yaşayabilmenin onurlu örneğini ortaya koyalım. Lâf ile değil, icraatla kalkınmışlığımız ispat edelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kadir Yeter 2 ay önce

önce çöple doldurduk; sonra üstüne toprak döktük ve sonra eşip- temel döktük... biz ne yapıyoruz?.

banner89

banner108