banner114

Nasıl da ödümüz kopar?
Alışveriş bittiğinde, kapıya yaklaşıldığında... Ya alarm sesi kulaklarımızda patlarsa?
Fişi faturası cebimizde çantamızdadır, içimiz rahat yani...
Birçok hikâye duymuşluğumuz vardır.
Eş dost anlatmıştır fakat hiç başımıza gelmemiştir.
Düşünmesi bile ürpertiyor insanı...
Herkesin gözü üstümüzde, film başlamıştır artık.

***
Meksika’nın Arjantin büyükelçisi... Büyükelçi demeye dilimiz varmıyor, ‘büyükhırsızı’...
Sen, hiç utanmadan sıkılmadan 10 Dolarlık kitap çal.
Ve de yakalan... Oldu mu şimdi? Koca Meksika halkını rezil ettin dünyaya...
Şimdi sınıra duvar örmekte olan Trump’a bile koz verdin.

Muhaliflerini makaraya saracaktır.
Ben demiştim, bunlar hırsız” diye başlayan sayısız cümle kuracaktır.

***
Büyükelçiye bakar mısınız? Kazanova’nın hayatını okumak istemiş.
Çapkınlığı ve zekâsının yanında kumarbazlığıyla da ünlüymüş...
Papaz, kemancı, asker, ajan, sihirbaz, yazar...
Ve diplomatmış. Yani bu son madde ilgisini çekmiş olabilir.
Sonuçta Buenos Aires’te görevli, “günaydın”.
Bir diplomatın beş parmağında beş marifet olmalı.
Gerçi Kazanova, say say bitecek gibi değil ama olsun.

***
Hırsız vaaaar.”
O melun ses yankılanınca... Görevliler koşuyor ve yakalanıyorsun.
Kimliğini gösteriyorsun, dokunulmazlığın var çünkü...
Tutuklanma, yargılanma ve cezadan muaf... “Meksika Büyükelçisi...”
Keşke ikinci bir kimliğin daha olsaydı, üçüncü... ‘Patagonya'dan Miguel...’
Hem o meşhur ‘ülke’ de oralarda bir yerde. Kaynar giderdin sen de...

***
Büyükelçisini geri çağırmış Meksika. Bence vatandaşlıktan çıkarmalıydı.
Ülkenin şerefini on dolarlık ettin” diye...
Aramışlar taramışlar, sormuşlar soruşturmuşlar.
Koca Meksika’da sanki başka adam bulamamışlar.
Hırsızın kem küm etmeyeni, önde gideni...
Seksene merdiven dayamış Oscar Ricardo Valero Recio'yu bulmuşlar.
Adam, kitabı, gazetenin arasına koyarak kapıdan çıkmış.
Alarm çalınca da yakayı ele vermiş. Hani sarıp sarmalamasaydı, elinde olsaydı “unutkanlık” derdik ve geçerdik.

***
Günahını almayalım, ‘kleptoman’ da olabilir. ‘Çalmadan duramama’ hastalığı...
Ne zamandır aklında olan kitap rafta ona bakıyor. Hem dokunulmazlığı da var.
Çalarsa rahatlayacak. Çal ve sıvış kapıdan. Yani üç beş okkalı cümleyi hak ettin Oscar.
Adama sormazlar mı? “Oğlum senin koruman moruman yok mu, şoförün?”
Koskoca büyükelçi öyle yalnız bırakılır mı? Dili dursa, eli rahat durmuyor.
Hemen koştursaydınız ya...
Efendim bir yanlışlık olmuş, hallederiz. Bizimkinin kusuruna bakmayın.”
Aslında korumasını da hesaba çekmeli. “Niçin korumadın” diye...

***
Meksika Devlet Başkanı Obrador, belli ki kıyamamış Oscar'a...
Önde gelen bir uluslararası ilişkiler uzmanı... Dış politikada temiz biri” olduğundan bahsetmiş.

Atadığı elçiye sahip çıkması anlaşılabilir. Korumaya çalışması...
Sevgili Obrador. ‘Güvensizlik mektubu’ çoktaaan sunuldu. Sorun ‘dış’ta değil ‘iç’te...

***
Oscar Ödülleri'ni etkilemesi beklenemez tabi.
Bir arkadaşım, köpeğinin adını değiştireceğini söyledi.
Ona bakınca büyükelçi geliyormuş aklına... O kadar yani...

***
Kitap çalarken yakalanan başka ünlü olmasa da... Hırsızlık yaparken yakayı ele verenleri araştırdık, kimler kimler varmış?
Kıyafet çalanlar, makyaj malzemesi... Pil bile çalan var aralarında, bildiğiniz pil.
Espri çalan, sosyal medya hesabı... İnsanların kalbini, geleceğini çalan...

Kupayı, minareyi çalan...
Dünya gerçekten çok küçülmüş. Karadeniz'in kıyısında neyi konuşuyoruz? ‘Oscar.’
Yani şimdi sokağa çıksanız...

Kimselerin duyup duymadığına aldırmadan...

Avazınız çıktığı kadar...
Hırsız vaaaaar.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108