banner114

Seçimlere ve seçim sonrası iç tartışmalara o kadar odaklandık ki Türkiye aleyhine yapılan planları, Türkiye’nin etrafında normal olmayan bazı gelişmeleri göremez olduk!

ABD 6. filosu ve denizaltıları Akdeniz’de, İngiltere Güney Kıbrıs’taki üslerine yığınak yapıyor. İtalya’nın, Girit Adası’na savaş uçaklarını indirdiğini basından takip ediyoruz. AB’nin Bulgaristan sınırındaki hareketliliği gözden kaçmıyor. ABD iki yıldır güney sınırlarımızda PKK, PYD’yi on binlerce tır dolusu silahla güçlendiriyor.

Her adım ve aşama önceden üzerinde çalışıldığı anlaşılan bir plan dâhilinde tıkır tıkır yürüyor. Yerel seçimlerde yapıldığı iddia edilen usulsüzlükler YSK’nın önünde olsa da bu durum, dış operasyonel güçlerin arzu ettiği muhtemel kargaşaya zemin hazırlamaktadır. Bu beklenti ülke yönetimini, verilecek kararlar konusunda zor duruma sokmuştur.

Öyle ki, YSK “seçim tekrarı” kararı alsa, bunun gerek ülke içinde, gerekse dış dünyada büyük yansımaları olacaktır. “Malûm çevreler” dediğimiz kesimlerin bu gelişmeye göre de planlarının olduğunu, bunu kullanarak emellerine ulaşmak için ülke içinde oluşabilecek kargaşayı avantaja dönüştürme niyetleri olduğu bilinmektedir.

Zaten kullanılan tehdit dilinden bunlar açıkça anlaşılmaktadır. Diğer korku unsuru konuşmaları bir tarafa bırakalım; en güzel cümleleri olan, “Yapmayın, ülkeyi sıkıntıya sokmayın!” söylemi dahi ülke karışacak, ekonomi bozulacak demektir.

Bu riskli hareketlerin ekonomide bir karşılığı mutlaka olacak, döviz kurları ve faizler yükselişe, borsa inişe geçecektir.

Öte yandan Akdeniz’deki askeri yığınağın bir tehdit gücü olarak kullanıldığını, Ankara’ya gözdağı vermek için yapıldığını, S-400’lerin alınmaması için sallanan Demokles’in kılıcı olduğunu görüyoruz. Yani diyorlar ki her seçeneği deneriz,  dediklerimiz olmazsa, askeri hamle de masamızdadır!

Seçimden önce “erken seçim” istemeyeceğiz diyenler şimdi ağız değiştiriyor, geçilen yeni aşamanın planlaması gereği olarak, “erken seçim ekonomik duruma bağlı” diyerek sinyal veriyor.

YSK İstanbul seçimlerini iptal etmez ise, bu durum bir siyasi güç telakki edilecek Türkiye yeniden ekonomik saldırılar ile erken seçime zorlanacaktır. Bu kez de seçimin hile yoluyla alındığını iddia eden önemli bir seçmen kitlesinin tepkileri başlayacaktır.

Hangi karar daha doğrudur sorusunun cevabı oldukça zordur. Tabi YSK, dosya içeriğine göre karar verecektir. Kararın doğruluğu belgelerin yeterliliği ve geçerliliği ve hakimlerin içtihadı ile olsa da sonucu, Türkiye’nin kalkınması, huzuru ve güvenliğini yakından ilgilendirmektedir.

Eğer seçim İptal olursa, bu kez de mağduriyet politikaları üretilecek, bu mağduriyetten faydalanarak seçimin farklı alınabileceği hesaplanacak ve erken seçim isteği zorlaması Haziran sonuna kadar ertelenecektir.

Haziran seçimlerinde İstanbul kaybedilir, mazbata el değiştirirse, S-400’lerin Türkiye’ye gelme aylarına da girileceği süreç başladığında, Türkiye’yi askeri olarak da kuşatan ortak- müttefik Haçlı kuvvetleri tehditlerini artıracaktır; erken seçim baskısı artırılacaktır.

İstenen önce İstanbul, arkasından erken genel seçim olacaktır! Bu süreçte Kuzey Suriye operasyonu ve S-400 lere engel olunması da planlanmaktadır! Dolayısıyla Doğu Akdeniz enerji yataklarının el değiştirmesine, ABD’nin karşı çıktığı Azerbaycan ve Rus doğal gazını Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşıyacak olan doğalgaz boru hattına, nükleer santral inşaatları ve diğer çok kritik askeri teknolojilere engel olunarak; zayıf, muhtaç ve kargaşa içinde yönetilemez bir Türkiye hedeflenmektedir.

İstanbul’u ver, buna karşılık biz de erken seçim istemeyelim denilse de burada durulmayacaktır, bununla yetinilmeyecektir; hedef daha büyüktür; o da Türkiye’dir. Kurt kuzuyu yemeyi kafaya koymuştur!

Sıcak bir yaz geliyor, her taviz yenisinin istenmesine neden olacağı için taviz kapılarını kapatıp çok akıllı, cesaretli, kararlı ve bedel ödenecek adımlar atmaktan kaçınmamak gerekir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Osman BAYRAKTAR 3 ay önce

Aynen katılıyorum ağzına yüreğine sağlık hocam

banner108