Türkiye hem içeriden hem dışarıdan emperyal güçler ve onların kullanışlı maşaları tarafından kuşatılmışken… ABD askerleri PYD üniformaları giyip PKK terör örgütünün Suriye koluyla ittifak yapmışken… PKK, yurt içinde per perişan edilmesine rağmen silâh bırakmakta direnirken… TBMM, güneydoğudaki o şanlı mücadele ve onca şehidin aziz hatırasının karşılığı olarak sorumluluğunu yerine getirerek HDPKK’lıların dokunulmazlıklarını kaldırırken…

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen kaldırılan bu dokunulmazlıklar için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmış. Eski Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun bireysel başvurusunu anlayabiliriz. Hattâ Prof. Dr. Mehmet Bekâroğlu’nun muhtemel böyle bir başvurusunu da anlayabiliriz. Lâkin Trabzon Milletvekili’nin HDPKK’lı vekilleri kurtarma girişimi sorgulanması gereken bir başvurudur.

Haluk Pekşen iki keyfiyete sığınıyor. Birincisi, bakanların yolsuzluk dosyaları niye kapsama alınmadı? İkincisi ise kendisinin de fezlekesinin bulunması!.. Yolsuzluk nedeniyle istifaları alınan bakanların da bu kapsama alınmaları ve yargılanmaları doğru olurdu. AK Parti hükûmetinin yolsuzluklar karşısındaki hassasiyetini ortaya koyardı. Lâkin ne yazık ki AK Parti bu konuda yeterince hassas değil. Şimdi bu gerçekleşmedi diye ‘HDPKK’lı vekillerin de dokunulmazlıkları kalkmasın.’ demek Trabzon milletvekili için büyük bir handikaptır. Pekşen, kendisi hakkındaki bir fezlekeden ötürü böyle bir başvuru yapmış olamaz. Fezlekenin sebebini bilmiyoruz ama hiçbir CHP milletvekilinin tutuklanabileceğine inanmıyoruz. (1-2 kişi müstesna)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhtemel bir hâkim davetiyesini propaganda aracı olarak kullanacağını görüyoruz. Pekşen de aynı yolu deneyebilirdi. Hâkime ifadesini verdikten sonra mahkeme salonunun dışına çıktığında kamu vicdanına seslenebilirdi. Lâkin şimdi “PKK’lı vekilleri kurtarmak için AYM’ye başvurmadım.” söylemlerine kim inanır?

Hele hele ‘dokunulmazlıklar genişlesin’ diyerek Halk Bankası Genel Müdürü, Yomra Belediye Başkanı gibi ilgisiz örnekler vermek Haluk Bey’in AYM başvurusunu daha da anlamsız konuma getiriyor. Halk Bankası Müdürü veya bir belediye başkanını yargılamanın anayasa değişikliğiyle ne alâkası var?

***

Haluk Bey kendince o meşhur fildişi kulesinde ördüğü yoldan yürüyor. Bize göre bu yol Trabzon’la ve Trabzon CHP örgütü ile örtüşmüyor. Yarın seçim zamanı kendisine “HDPKK’lı milletvekillerini kurtarmak için AYM’ye gittin.” denildiğinde… “Ben onların dokunulmazlıklarını engellemek için değil, yolsuzluk yapanlar da kapsama alınsın diye gittim.” demesinin karşılığı olmayacaktır. Bu tür ağır yanlışların bedelini ya Pekşen bizzat kendisi siyaseten ya da partisine mutlaka ödeyecektir. Trabzon insanını tanımadan yapılan politika bumerang gibi dönüp yanlış hesap yapanları bitirecektir. Bize göre böyle bir politika yalnız Haluk Pekşen’e değil, partisine de kaybettirecektir.

***

 

Haluk Bey hep uç ve uçuk noktalarda dolaşıyor. Yeşil Yol olayı bu örneklerden biri… Haluk Pekşen, yol güzergâhındaki sosyal tesislerin, otel ve motellerin Arap şeyhlerine çoktan verildiğini iddia etmişti. Karşı çıkışının nedenlerinden biri olarak da bunu göstermişti. Geçtiğimiz hafta DOKAP yeni planlamasını açıkladı. Güzergâhtaki tesis yerlerinin belirlenmeye başladığını ve ihaleye çıkarılacağını duyurdu. Yani daha yeni planlanıyor ve sahipleri yeni yeni aranıyor. Bakalım Haluk Bey bu kez nasıl yorum getirecek?..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.