HDP 7 Haziran’da ülke barajını geçebilir mi? Seçim süreci başladığında HDP’ye olan ilgi daha fazlaydı. PKK’nın halk üzerindeki baskısı bu kadar öne çıkmamış, Kürt halkı HDP liderinin kutsalını henüz fark etmemişti. Geçen her gün HDP’nin aleyhine işliyor. HDP, Türkiye partisi olabilme keyfiyetini taşıyamıyor.

Seçim süreci başladığından bu yana liberal aydınların HDP’ye olan ilgisini izliyoruz. Bu ilginin demokratik bir hassasiyetten kaynaklandığına inanmıyoruz. HDP’nin allı pullu sözlerinin hiçbir gerçekçiliği yok. Aydınından en cahiline kadar herkes HDP ile Kandil’in derin bir işbirliği içerisinde olduğunu biliyor. Aydınlar gizlese de vatandaş şunu söylüyor: “Dağdaki yandaşına silah bırakması gerektiğini söyleyemeyen bir parti demokrasiden bahsedemez…  ‘Barajı aşamazsak görürsünüz!..’ diyen bir parti dağdakine göz kırparak siyaset üretemez. Güneydoğu’da tehditle oy isteyenleri görmezden gelen bir parti özgürlük vadedemez.” Böyle bir tablo karşısında liberal aydınlar HDP’ye gerçekten inanıyor mu? Elbetteki hayır. Onlar, yönettiklerini sandıkları ve uğruna mücadele ettikleri ‘oyuncak demokrasi’nin ellerinden alınmasını hazmedemiyorlar. Recep Tayyip Erdoğan’ı yönetememenin öfkesiyle hareket ediyorlar. HDP’ye verdikleri destek HDP’nin felsefesine inandıkları için değil… Tayyip Erdoğan’ın önünün kesilmesi için… Yoksa hala Kandil’den medet uman ve ‘silahları gömün’ çağrısı yapamayan bir siyasi yapının Türkiye partisi olamayacağını herkesten iyi onlar biliyor.

***

HDP gerçekten çözümden yana mı? Ya da nasıl bir çözüm süreci istiyor? Trabzon’da, Rize’de flama taşıdıkları için saldırıya uğrayan HDP’liler Güneydoğuda 15-17 yaşlarındaki çocukların hala ve zorla dağa kaçırıldıklarını biliyorlar mı? Yoksa ‘Dağ kadrosu olmasa HDP de olmazdı!’ diyenlerdenler mi? Eleştiriyi, kınamayı makul saymak demokratça bir tavır. Peki ya dağa çocuk kaçıran ve muhtar infaz eden terörist örgüte karşı sessizlik nasıl bir tavır?

Orhan Miroğlu isimli demokrat Kürt aydının Güneydoğudan yazdığı yazıları bizim HDP’liler acaba  okuyor mu? Mardin’in Dargeçit ilçesini ziyarete gitmeyi Güney Kore’den sınırı geçip Kuzey Kore’ye geçmeye benzeten Orhan Miroğlu acaba hangi Kürt sınıfına giriyor?

Miroğlu izleme kurulu için şunları söylüyor: “Cumhurbaşkanı İzleme Kurulu’na karşı çıktı diye ‘Masa yok: o halde çözüm süreci bitti’ diye açıklama yapanlar, bölgeye gelip görsünler. İzleme Kurulu neyi izleyecekti? Dağlara kaçırılan çocuklara yol güzergahında iyi bakıldığını falan mı?”

***

Trabzon’daki HDP’li dostlarımız, ‘Bu bir kardeşlik projesi’ diyerek fedakarlık yaptıklarını söylerken kardeşlik projesine bizim kadar Güneydoğudaki HDP’nin  de inanması gerekmez mi? Dağa göz kırpan, dağa kaçırılan çocuğa zemin hazırlayan (en azından kınayamayan) HDP, projesine önce PKK’yı inandırmalı. Sonra da bize anlatmalı.

 

Dağda terörist elinde silahla dolaşırken, Trabzon’da kardeşlik projesi bize inandırıcı gelmiyor. Barajın üstü onların olsun. Yeter ki silahı bıraksınlar. Yeter ki silahı bırakıp özgürlüğü önce Kürt insanına tattırsınlar. Yoksa silahlı demokrasi oyununa inandığımızı sanmasınlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89