FB’nin şikeci yöneticisi Şekip Mosturoğlu; Trabzonspor camiasını FETÖ terör örgütüne destek verdiğini iddia etti.

Elinde tek bir delil yok.

Attı kuyuya bir taş.

Adam, işini yapıyor.

Ya biz.

Farkında mısınız, şike mücadelesini ihale yolu ile toplumdan aldık yönetime devrettik. Sokak sessiz. Tribünler de öyle. Taraftar uyuyor.

Adamlar durup durup bir kroşe atıyorlar, bizi sersemletiyorlar.

FETÖ’ye destek olmuşuz.

Bunu diyene bir tepki var mı?

Yok.

Oysa, yer yerinden oynamalıydı.

Taraftar; lafı yedi.

Camia; Şike yorgunu olayın farkında değil

Trabzonspor medyası; başka işlerle uğraşıyor.

Yönetim; Kaplumbağa sürati(!) hareket ediyor.

Hukuk kurulu; milletin önüne hukuksal bir mücadelenin yolunu göstermiyor.

Böyle olunca da yakında FB’liler, Trabzonspor, PKK ile de işbirliği yaptı diyecek kadar ileri gidebilirler.

Oysa…

O şikeci adam bunu dediği an, hemen binlerce Trabzonspor taraftarı hakkında suç duyurusunda bulunabilirdi.

Adamı, sarı zarf manyağı yapabilirdik.

Zaman geçmedi.

Yine fırsat var.

Mosturoğlu için savcılığa suç duyurusu dilekçesi kaleme alınır, sosyal medyada yayınlanır. Taraftar o dilekçeyi indirir adını soyadını yazar savcılığa koşar. Bütün bir Türkiye’de bu organize edilebilir..

Bunun için yönetimden hareket beklenmemeli.

Taraftar kıpırdamalı.

Farkındayız değil mi, şike mücadelesi soğudu. Birilerinden medet umuyoruz. Ya siyasi iktidardan ya da yönetimden. Oysa, asıl güç bizde, taraftarda.

Kıpırda taraftar, kıpırda

……………………………………………………………………………………………….

Usta niye Yanal’ı tutuyor

Çünkü;

-Aynı dili kullanıyor

-İkisi de mesleğinin doktoru

Çünkü;

-Başka seçeneği yok

-Başka alternatif bulamıyor

Çünkü;

-Dert ortağı

-Kanka dost

Çünkü;

-Dere geçerken at değiştirilmez diyor

-Yanal’ı gönderirse, yüksek kalitede bir hoca bulamayacağına inanıyor

Çünkü

-İkisi de İstanbul’a bağlı

-İkisi de veriler üzerinden yöneticilik yapıyor

A.S.

………………………………………………………………………………………………….

Ödül var, ya ceza….!

Eskiden Trabzonspor’da sezon başladığında ödül ve ceza yönetmenliği yayınlanırdı.

Kazanılan maçlara verilen pirimler. Kaybedilen puanlara kesilen cezalar.

Futbolcuya ödül verilirken sorumluluğunu yerine getirmediği için ceza da verilirdi.

İdmana geç gelmenin, yemeğe geç inmenin, deplasmana giderken kurallara uymayanın hemen parasal karşılığında ceza kesilirdi.

Şimdi böyle bir uygulama yok.

Sözleşmelerinde futbolcular cezai uygulama maddesini koydurmuyormuş.
Yok ya..

Bir de mantık şu.

Kazanamayınca pirim alamadıkları için dolaylı yoldan ceza da alıyorlarmış.

Endüstriyel futbolun mantığına bak…

A.S.

………………………………………………………………………………………….

FUTBOLUN EN ETKİLEYİCİ SÖZÜ

"Visca Barca, visca el Cataluna" (Barca kazanınca, Katalonya kazanır)
Nou Camp Stadyumu’ndan 120.000 kişinin haykırışı…

A.S.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.