“Hava” denilince aklımıza hava durumundaki “hava” ile insanların birbirine caka satmak için yaptığı, hava atmakta ki “hava” geliyor. Tabi bir de “hava almak” var! Hava almakta ki “hava”, “nefeslenmek” le birlikte “eli boş olmak” anlamına da geliyor.   Yani “havanı alırsın” ile “dışarıdan hava almak” aynı şey değil. Velhasıl-ı kelam bu Türkçe ne garip bir dil değil mi? Bir kelimeden yola çıkarak nerelere savrulduk. Neyse konuya gelelim. Trabzon’da bazı yerlerde sebzeler büyümeden tarlada çürümeye başlamış. 2. Hatta 3. Kez dikilen sebzeler var. Fasulyeyi 3. Kez diken yerler var. Meyveler geç olgunlaşıyor, var olan tam olmadan ağaçta çürüyor ve verimsiz. Nedeni; hava soğuk, çok yağmur var ve güneş yok. Haziranın 15’i olmuş hava buz gibi. İnsanlar hala yorganla yatıyor, daha pike ye geçilemedi. Arada bir tek günlük, en fazla iki günlük sıcaklar oluyor sonra yeniden yağmur ve soğuklar başlıyor. Adeta umudumuz kalmadı, yaz gelmeden kış mı gelecek? Öncelikle şunu söyleyelim; merak etmeyin! Bugünlerden sonra havalar ısınacak ve mevsim normallerine gelecek. Bunu ben değil meteoroloji söylüyor. Uzun zamandır soğuk havaya muhatap olmamızın nedeni, El-Nino etkisi adı verilen atmosferinin üst seviyelerinde kuzeyli hava akımlarının soğumaya neden olması ve bu soğuk havanın uzunca bir süre ülkemiz üzerindeki ısınmayı blokaja uğratması imiş. Ege Bölgesi hariç tüm bölgeler bu etkiden nasibini almış. Tabi teknik olarak El-Nino etkisini tam anlayamadım, ama bu durumun 15 hazirandan itibaren etkisini kaybedeceği ve artık sıcak havaların başlayacağı söyleniyor. EL-Nino etkisinin olumsuz anlamda en fazla etkilediği bölge Karadeniz oldu. Yağmuru zaten boldu, daha da artınca bahçede ki sebze, ağaçtaki meyve bundan olumsuz etkilendi. Ama Doğu ve Güneydoğu için El-Nino etkisinin faydaları oldu. Doğu ve Güneydoğu’da barajlarımız doldu, her yer yemyeşil. Meralarda otlar bu sene bol ve hayvancılık için verimli olacak gibi duruyor. Sadece Karadeniz’de yağmurlar biraz azalsa ve güneş kendini gösterse her şey dört dörtlük olacak. İnşallah 15 hazirandan sonra o da olacak. Tabi işin bir de Ramazan ayı ve oruç boyutu var. Yılın en uzun günlerini ve dolayısı ile en uzun oruç zamanlarını yaşadığımız bu günlerde, havaların serin olması oruç tutanlar için çok büyük bir nimet. Vücudun sıvı ve mineral dengesi açısından olumlu. El-Nino oruç tutanlara destek oluyor. İnsanoğlu sıcakta serini, serinde sıcağı arıyor. Bu hep böyledir. Bana öyle geliyor ki; yaz gelmeden acaba kış mı gelecek diye tedirgin olduğumuz, yeter artık gelsin sıcak havalar, ne olur biraz güneş görelim dediğimiz şu günleri, aşırı sıcaklardan mayışmış olarak sağa sola savrulduğumuz anlarda, mumla arayacağız.

İşte o günlerde size ve kendime tavsiyem; “Hayden yaylaya!”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.