Merve üniversite sınavı sonucunda başarılı sayılabilecek bir puan aldı. Ailesi ve Merve kendileri ve ülkesi için en iyi bölümü tercih etmeye çalışıyor. Tek tek bölümlerin önceki yıllardaki başarı sıralamalarına bakıyor, son birkaç yılda başarı sıralamalarında meydana gelen değişiklikleri izliyor. Etrafındaki bilgisine güvendiği kişilere meslekleri ve iş bulma imkânlarını soruyor.

Ailesi daha çok kısa yoldan bir meslek sahibi olacak, devlet alımı yüksek meslekleri tercih etmesini istiyor. Merve ise kendini geliştirebileceği ve ilerde kazancı bol olabilecek meslekleri… Fakat iş bulma konusunda risk almayı da göze alamıyor.

Bölümlerin puan durumuna göre başarı sıralamasını çıkardıkça ve iş bulma imkânlarına baktıkça kafası giderek karışıyor. Evde ülkenin tarım ve hayvancılık konusundaki ihtiyacı konuşulmuştu, kendisi de uçak seyahatlerinde, uçaktan baktığında ülkesinin geniş alanların işlenmediğini görmekteydi. Fakat tarım, hayvancılık ve gıda konusundaki bölümlerin puanlarının çok düşük olduğunu ve işe girme olasılığının çok sınırlı olduğunu görüyor.

Merve yine evde konuşulan ülkenin ihtiyacı bilim ve teknoloji geliştirmek ve ülkenin kendi markalarını üretmek konusuna odaklanıyor. Çünkü bu kendisinin de istediği bir alan. Temel bilim alanlarıyla ilgili sayısal ve sözel bölümleri tarıyor. Onların puanlarının çok düşük, iş olanaklarının çok sınırlı olduğunu anlayınca şaşırıyor. Girişimcilik, iş yapmaya yönelik bölümleri incelediğin de aynı durumla karşılaşıyor. Ülkemizin bu kadar girişimci ve iş yapmayı bilen insana ihtiyacı varken bu bölümlerinde puanlarının düşük, iş bulmanın ise sınırlı olmasına üzülüyor.

Sonra mühendislik bölümlerini inceliyor. Bazı mühendislik bölümlerinin adlarıyla puanları arasında doğrusal bir ilişki kuramıyor. Bu puandaki öğrenci acaba mühendisliğin gerektirdiği matematik, fizik ve mühendislik bilimlerini nasıl kavrayacak diye aklına geliyor. Bazı mühendislik alanlarında ise puanların çok değişken olduğunu görüyor. Aynı mühendislik alanından vakıf üniversitede burslu ile ücretli okuyacak öğrenciler arasında ve üniversiteler arasında sıralama uçurumu olduğunu tespit ediyor. Bu kadar farklı başarı düzeyine sahip öğrenciler acaba aynı sınıfta ve aynı mühendislik alanında nasıl okuyacakları sorusundan kurtulamıyor.

Aynı adla aynı diplomayı veren değişik üniversitelerdeki bölümlerin puanları ve sıralamaları arasındaki uçurumlar da dikkatini çekiyor. Üniversiteler arasındaki bu büyük puan farkı, vakıf veya kamu üniversitesi olmaktan mı, eğitim kalitesinden mi, okulun bulunduğu coğrafi bölgeden mi veya başka sebeplerden mi kaynaklanıyor. Bu konuda bir karar veremiyor.

Merve’nin yaptığı araştırmalardan elinde, kamu personel aldığı için puanları nispeten yüksek ve homojen olan, çoğunlukla kamusal hizmet sektöründe bulunan sağlık, eğitim, hukuk ve siyasal bilgiler ile, bazı mühendislik ve çok az sosyal bölüm kalıyor.

Merve babasına, “üniversite sınavı seviyemizi çok iyi tespit ediyor ama, bölümlere yerleşme de elmalar ve armutlar yine aynı sepete giriyoruz, sınavın seciciliği işe yaramıyor galiba” diyerek serzenişte bulunuyor. Babası ise  “kızım mecbur seni düşünmek zorundayız, elbette kendini geliştireceğin, yeni şeyler üreteceğin işleri yapmanı isteriz amma iş bulma ve devlette çalışma bizim için daha öncelikli ne yazık ki” diyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.