Balık” denildiğinde ‘hamsi’ hariç ne varsa onlar akla gelir.

Hamsi denildiğinde?”

O aslında küçük bir balık gibi görünse de başka bir şeydir yöre halkı için.

Bölgenin milli balığı sayılır, balıkların şahı…

Ne zaman ki yollar kısaldı, kuş uçmaz kervan geçmez denilen dağlar aşıldı…

Hamsi de karıştı ovaların vadilerin mutfağına… Bir yerde olan, her yerdeydi artık…

***

Büyük halk ozanı Âşık Veysel de bu mübarek balıkla ilgili yazıp söylemiş.

Hamsi kurban o göze

Ne bakarsın denize

Çok zaman görünmedin

Misafir geldin bize

            …

Fakat Yeşilçam filmlerinden akıllarda kalan bir şarkıya dönüşmüş.

Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik’in şarkılarını seslendiren Belkıs Özener de belli ki nasıl tutulduğunu bilemeden yazmış ve yorumlamış.

Hamsi kurban o göze, ne bakarsın denize. Atarlar sana olta, alırlar seni yüze.”

***

Küçük olması aldatmasın, ‘Türkiye Kralı’dır aynı zamanda.

En çok avlanan, en çok tüketilen balıktır hamsi… Yemek listesine bakar mısınız?

Tavası, buğulaması, kayganası, kızartması, tuzlaması, poğaçası, çorbası, salatası Dolması, sarması, ızgarası, pilavı, tatlısı,  köftesi, pilakisi, pidesi, ekşilisi…

Mücveri, döneri, burgeri, güveci, ekmeği, böreği, sebzelisi, patateslisi

Protein kaynağı olması boşuna değil.

Sağlam bir vücut mu istiyorsunuz, hamsi… Pek çok balık gibi Omega 3 deposu…  

Sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum, iyot ve fosfor bakımından zengin...

Kalbe iyi geliyor, özellikle çocukların zekâ gelişimlerinde çok etkili…

Karadeniz insanının gücünün kaynağındaki imza gibi...

***

Trabzon’u ziyaret eden Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde şöyle yazar:

“… Daha bin çeşit balıkları vardır ama üzerine düştükleri, alışverişte kavga ettikleri tek balık hamsidir. Hamsin’de (kış mevsimi) tutulduğu için bu adı alır

Trabzon’dur yerimiz

Akça tutmaz elimiz

Hamsi balık olmasa

Ne olurdu halimiz”

Böylece yazılı kaynaklardaki en eski Trabzon türküsüne de hamsi sayesinde ulaşırız.

***

Kitabı olan tek balıktır hamsi. Trabzonlu Hamamizade İhsan Bey tarafından 1928 yılında yazılır Hamsiname. Kitap, Meydan’daki kültür merkezine yazarının adının verilmesinde de etkili olur. Karadeniz’in sembolü haline gelen bu ufak tefek balığın anatomisinden avcılığına, üremesinden tutulmasına… Müziğinden halk oyunlarına, yemeğinden kurutulmasına… Bol çıktığı yıllarda taze olarak tüketildikten sonra geri kalanının tarlalarda gübre olarak kullanılmasına kadar anlatır kitabında…

Avlanıp satlığa geldiği zaman

Görenlerin yüzü güldüğü zaman

Kâr ve kıymetini bulduğu zaman

Zengin olur o gün satan mübarek

Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bahseder, Hamamizade İhsan Bey de Hamsiname adlı kitabı yazınca… Kudret Emiroğlu, A. Cemal Saydam ve Nihal K. Çevik tarafından ‘Hamsi Kurban O Göze’ yazılır. İlkinden farklı olarak toplumsal etkisinden de bahsedilir… Zengin fakir herkesi aynı tava etrafında buluşturan hamsinin, damak zevkini şenliğe dönüştüren gücünden... 

***

Marmara ve Ege’yle birlikte Avrupa’nın okyanus kıyılarında da yakalanıyor ama bilenler ‘Karadeniz Hamsisi’ diyor. Mevsimi geldiğinde yalnızca sahilde değil Karadenizli’nin olduğu her yerde şenlikler başlıyor. Caddelerde sokaklarda dev sofralar kuruluyor, kuyruklar oluşuyor, ziyafetler veriliyor.

Sonunda mübarek hayvan öldüğünü anlasın diye mutlaka helva dağıtılıyor.

Her ne kadar lezzeti biraz tartışılsa da teknoloji sayesinde dört mevsim tüketilebiliyor.

Yine de sırf ağızlarının tadı bozulmasın diye Kasıma kadar bekleyenler oluyor.

Karadenizli’nin pratik zekâsını başta hamsi olmak üzere diğer balıklara bağlayanların hakkını teslim etmek gerekiyor. Bölge için hamsinin yeri bir başka…

Bir ara ‘kavak’ fıkrasıyla politikaya bile bulaştırılmış, bir partiyi sandığa gömmüştü.

Üç tarafımız denizlerle çevrili ama Norveç’ten ‘balık ekmek aşkına’ uskumru ithalatında 2. sıradayız. Hamsi de olmasa ‘balık’ göremeyecek millet.

Sezon bitiyor, Kasımda dönmek üzere kuzeye çekiliyor.

Güle güle git, bereketle gel balıkların şahı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Enver güngör 10 ay önce

Ağzına sağlik işlemiş olduğun herkonuyu titizlikle takip ediyorum teşekkürler

Avatar
Yüksel Yavuz 10 ay önce

Ağzımız sulandı hocam bir balık ancak böyle anlatılır,

banner89

banner108