CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’in dün yayınladığı ve Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez’i karalayan bildiriyi Haluk Bey’in yakasına asmak lazım. Yakasına asılmalı ki, bir milletvekili ve üstelik hukukçu bir milletvekili bir kentin gururu mesabesindeki bir bilim adamına yönelik sözleri ibretlik olsun.

Yusuf Şevki Hakyemez bu kentin ve KTÜ’nün yetiştirdiği ender akademisyenlerden biridir. O bir kalitedir. Öyle bir kalite ki ülke çapında kendisini almak isteyen nice üniversiteye Trabzon’dan gitmemek adına rest çekmiştir.

Toronto Üniversitesinde, Harvard’da bildiri sunabilen, dünya çapında isim yapmış KTÜ’deki birkaç akademisyenden biridir. Bu kentten AKİL ADAMLIĞA seçilmiş, bu kentten Anayasa Mahkemesi üyeliğine layık görülmüş tek isimdir.
Yusuf Şevki Hakyemez bu kenti sevenlerin, iyi-güzel ve doğru için mücadele edenlerin takdiridir. Biz, Trabzon olarak kendilerini kaybetmenin hüznünü yaşarken Trabzon Milletvekillerinden birinin iftira düzeyindeki beyannamesini önümüzde bulduk.

Haluk Pekşen, Yusuf Şevki Hakyemez’i hiç tanımaz. Hakkında bir dizi dedikodu sıralarken adam biraz muhatabını merak eder. Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilmiş bir isimdir muhatabı…

Bir kentin milletvekili, kendi vilayetinden çıkan AYM üyesi bir bilim adamıyla tanışmak ve konuşmak ister. Arar ve ‘Hayırlı olsun’ der. Yalan ve dedikodu dolu bir bildiriyle karşısına çıkmaz. Ama Haluk, Pekşen Hakyemez gibi insanların dünya görüşlerinden öylesine nefret eder ki tanışmak bile istemez. Herkes kendine yakışanı yaparmış!..

Siz bakmayın Pekşen’in FETÖ üzerinden saldırmasına… 17/25 Aralık’tan sonra Yusuf Şevki Hakyemez FETÖ’ye karşı mücadele ederken… Her beyanında FETÖ ve cemaatini darbecilikle suçlarken Haluk Pekşen 17/25 Aralık’ta  yolsuzluk hikayeleri diziyordu.

Şimdi o yalan açıklamaların ayrıntılarına gelelim… Yakından tanıdığımız ve ortaya atılan benzer dedikodu ve yalanları defalarca konuştuğumuz Yusuf Şevki Hakyemez’le ilgili şunları rahatlıkla söyleyebiliriz.

1-    Yusuf Şevki Hakyemez ülkesine ve milletine, Cumhuriyet ilkelerine bağlı, ülkesinin birlik ve bütünlüğü için mücadele eden bir aydındır. Hakyemez ve arkadaşları değişik Anayasa çalışmaları içinde bulunmuş ve bulunmaktadır. Bu çerçevede düzenlenen raporlarda farklı öneriler yer almış olabilir. Onları Prof. Dr. Hakyemez’e mal etmek Haluk Pekşen’in ideolojik takıntısının bir yansımasıdır. Zaten Haluk Pekşen bu açıklamalarını ideolojik bir karşıtlıktan hareketle yapmıştır.

2-    Yusuf Şevki Hakyemez Pensilvanya’ya hiç gitmemiştir. ABD’de de Harvard Üniversitesi’nde, Kanada’da Toronto Üniversitesi’nde bildiri sunmuş ancak Pensilvanya’ya hiçbir zaman gitmemiştir. Bunu bütün dostları bilir.

3-    Belçika İmamı denen birisi KTÜ’ye alınmışsa, Haluk Pekşen bunu Emniyet Müdürlüğü’ne ihbar etmelidir. KTÜ’den 60 civarında akademisyen açığa alınmıştır. 22 gözaltı yapılmış 15 kişi tutuklanmıştır. Halen OHAL vardır ve FETÖ’cüler  ayıklanmaktadır. Prof. Dr. Hakyemkez’i FETÖ’cü ilan etmek Hakyemez’in konumunu değil, Milletvekilinin dünyasını gösterir.

4-    Tutuklanan, gözaltına alınan ve açığa alınanların, yani 59 akademisyenin kime oy verdiğini Haluk Pekşen nasıl biliyor? Bize göre de yarısı karşı tarafa oy vermiştir!.. Yusuf Bey’in birlikte çalıştığı arkadaşları serbest kalmıştır.

5-    Bizler gazeteciler olarak Prof. Dr. Hakyemez’in ağzından, “KTÜ’de 90 paralelci akademisyen var” cümlesini hiç duymadık ve herhangi bir yerde okumadık. Haluk Pekşen nerede dinledi veya duydu? Açıklamalıdır.

6-    Fethullah’ın Endokrinini Prof. Dr. Hakyemez seçtirmedi. Senato tarafından yönetime seçildi. Senatoyu da Hakyemez oluşturmadı. Bir milletvekili bu ayrıntıları bilmeden nasıl açıklama yapabilir?

7-    Prof. Dr. Hakyemez’in Zaman gazetesinde 17/25 Aralık’tan önce makalelerinin yayınlandığı doğrudur. Ama 17/25 Aralık’tan sonra 1 tane yazısı yoktur. 17/25 Aralık’tan önce Radikal’de de başka ulusal gazetelerde de makaleleri yayınlanmıştır. Bu bir iftihar vesilesidir. KTÜ’den kaç akademisyenin ulusal medyada makalesi yayınlanır? Ulusalda makalesi yayınlandı diye bir bilim adamı nasıl suçlanır? Abant olayı da aynıdır. 17/25 Aralık öncesi aydınların beyin fırtınası yaptıkları bir platformdu. Lakin FETÖ bunu bile istismar etti. 17/25 Aralık’tan sonra Hakyemez gibi düşünen ve FETÖ’ye tavır alanlar bir daha oraya gitmedi. Prof. Hakyemez şayet 17/25 Aralık’tan sonra Zaman’da yazmışsa ve Abant’a katılmışsa eleştirilebilir.

*******

 

Prof. Dr. Yusuf Şevki Hakyemez muhtemelen Pekşen’e cevap verecektir. Veya, ‘değmez’ deyip hukuka gidecektir. Biz, çok yakinen tanıdığımız ve Akil adam sıfatından sonra sık sık beyanatlar alıp röportajlarını yayınladığımız Yusuf Hoca’ya karşı bu yapılanı vicdanımızın sesini dinleyerek yorumladık. Prof. Dr. Hakyemez birey boyutunun ötesinde bu kente, bu bölgeye malolmuş bir değerdir. Böylesi bir değere yapılan yakıştırmalara karşı çıkmak bir gazeteci için vicdani ve irfani bir sorumluluktur. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.