CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’in eylem gömleği giyerek karşı durduğu Yeşil Yol bu bölgenin makûs talihini yenecek kadar önemli bir yatırımdır. Tam 7 yıl önce dillendirilmiş ve bugün başlama noktasına taşınmıştır. Pekşen’in Bayram öncesi Ankara’dan Milletvekili arkadaşlarına öncülük edip eylem sergilediği yolun bölgeye getirisi yıllık milyar dolarlarla ifade edilmektedir.

Olaylara ideolojik bakan çevreci ve diğer grupları anlayabiliyoruz. Onların varlıkları bu karşı duruşta saklı. İdeolojik duruşlarını kâh çevre kâh farklı bir keyfiyetin arkasına sığınarak dillendirebilirler. Lakin varlığını halktan aldığı oya borçlu olan bir milletvekilinin sorumluluğu farklıdır. İnanıyorsa veya ideolojisi öyle istiyorsa elbette karşısında durabilir. Ancak karşı duruşunu net bir biçimde açıklamalıdır. Hâlbuki Sayın Pekşen2de bu netliği göremiyoruz. Yeşil Yol’a karşı duruşunu her gün farklı sebeplere dayandırıyor ya da dayandırdığı sebepler aynı kapıya çıkmıyor. Bakın hangi nedenlerle karşı duruyor.

1- Çiçek, Böcek ve ağaç gibi canlılar yok ediliyor!..

2- ‘Bizim yolu olmayan hiçbir yaylamız yok”diyor.  (Hâlbuki Yeşil Yol ilçe merkezlerinden ayrı ayrı yaylalara ulaşma projesi değildir. Yaylaları birleştirme ve bir seferde tüm yaylalara ulaşabilme projesidir.)

3- Yol ihalesini kimler almıştır?

4- Yol güzergâhında kimlere tesis izni verilmiştir?

5-Bu kadar yolsuzluğun olduğu yol, yolsuzluk projesidir!..

***

Yaylalarda yaşayan ve bize göre Yeşil Yol’a karşı kışkırtılan vatandaşların dertleri inekleridir. Al Jazeera TV’nin kendileri ile yaptığı röportajda niçin karşı çıktıklarını böyle anlatıyorlar.

a. Yaylamıza bitişik yayladan bağlantı yolu yapılırsa ineklerimizi çalarlar.

b. Yeşil Yol yapılırsa ineklerimiz istinat duvarlarını aşamaz.

c. Yol yoğun biçimde çalışırsa, yola çıkan ineklerimizden endişe ederiz.

Yaylacı vatandaşlarımızın bu yaklaşımlarını anlıyoruz. Zira ‘mal canın yongasıdır.’ Ve onlar için öncelik inekleridir. Onlar şimdiye kadar yalnızca kendilerinin kullanabildiği yaylalarda tanımadıkları yüz binlerin yararlanmasını istemeyebilirler. Trabzon’un, Rize’nin yaylasındaki turizm gelirinden Rize ve Trabzon’un kalkınacak olmasını da önemsemeyebilirler. Peki ya milletin vekilleri?..

***

Şayet Yeşil Yol ihalesi Cengiz İnşaat ile Kolin İnşaat arsında pay edilmişse bu halka anlatalım. DOKAP, bu ihaleyi bu firmalara nasıl vermiş sorgulayalım. Yol güzergâhında yapılacak olan 40 civarındaki turizm tesisinin sahipleri şimdiden belli ise bunları da anlatalım. Ancak Yeşil Yol’a bu perspektiften bakıp, karşı çıkamayız. Karadeniz Sahil Yolu’da benzer biçimde suçlamalar ve iddiaların gölgesinde yapıldı. Millet yoluna kavuştu, ama yolsuzluk yapanı cezalandırdı. Yani milletin öncelikli derdi yol ve kalkınma amacı değil, amaca giden yoldaki yanlışları sorgulama. Yolsuzlukları konuşalım, yazalım, anlatalım, lakin bu bahaneyle yatırımları durdurmayalım. Bedelini halka değil, yolsuzluk yapanlara ve yaptıranlara ödettirelim. Bir siyasetçi yolu durdurarak, “Ben yola karşı değilim, ama” deyip gerekçesini halka anlatamaz. Eylem gömleği ile dozerin önüne geçip, “Ben yolsuzluklara karşı olduğum için buradayım” iddiasına inandıramaz.

Buradan vekilimiz Sayın Pekşen’e sesleniyoruz. Çevreci grupların Çamlıhemşin’de açtıkları yoldan yürüyüp, eylem yapmak biraz kolaycılık gibiydi. Bakın ihbar ediyoruz!.. Yeşil Yol’un Trabzon ve Giresun ayağı çalışmaları hiç durmadan devam ediyor. Trabzon ve Giresun yaylalarında da eylem yapmayı düşünmez misiniz? Zira Yeşil Yol’un Çamlıhemşin ayağındaki tüm argümanlar Trabzon ve Giresun yaylaları için de geçerli.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89