Metin Hara kadar gazete manşetlerinde yer alamadın öğretmenim…

Çünkü senin yavuklun Adriana Lima değil, Adıyamanlıydı…

Torullu bir babanın çocuğu olduğun için hiç ilgisini çekmedin medyanın…

Tâ ki CHP Tunceli İl Başkanı Ali Rıza Güder konuşuncaya kadar…

Güder herkesi ağlattı mı?

Evet, yüreğinde insan sevgisi olan herkesi ağlattı.
Keşke Güder’in sözlerine CHP Gümüşhane İl Başkanı da destek verseydi.

Beklenmeyen hareket Tunceli’den gelince, medya da olayı büyüttü, şehit öğretmeni gördü.

15 Temmuz şehitlerini anarak konuşmasına başlayanı il başkanı ne diyordu?

“Daha hayatının baharında annesiyle ve babasıyla yaşayacak ömrü olan 23 yaşındaki öğretmenden ne istediniz? Belki yarın öbür gün evlenip çoluğu çocuğuyla, sevdiğiyle yaşayacak ömrü olan bu öğretmenden ne istediniz? Bu işlediğiniz adi cinayetle siz bu coğrafyada sadece gencecik bir insanı değil; insanlığı, vicdanı, haysiyeti, onuru da katlettiniz. Ne istiyorsunuz? Gencecik bir insanı öldürüp suya atmak da neyin nesidir? Sizin ölüye de mi saygınız yoktur? Ölmüş bir insanın son bir kez annesiyle, babasıyla buluşmasına da mı saygınız yoktur? Anne ve babası çocuğunun cenazesini almasın mı? Bu zavallı öğretmene bir cenazeyi de mi çok gördünüz? Bir avuç toprağı da mı çok gördünüz? Edemediniz mi bir yolun kenarına bırakıp birinin almasını edemediniz mi? Munzur Dağları'nın piri pak suyunu bu adi cinayetle kirletmeye utanmadınız mı? Adlarını kendinize mal ettiğiniz bu dağların zirvesine kurulmuş ağalar divanının gölgesi, onların ızdırap dolu bakışları da mı sizi utandırmıyor? Bu neyin davasıdır? Ne uğruna öldürüyorsunuz ve ne uğruna ölüyorsunuz? Bu kör şiddetin sebebi neyin nesidir?”

Başkan, her cümlesinde PKK terör örgütünün ne kadar alçak bir örgüt olduğunu anlatıyordu. Ölüye bile saygısı olmayan bir örgütün Munzur Dağları’ndan geçen dereleri nasıl kirlettiğini açık ve net ortaya koyuyordu. Sonunda neyin davasına hizmet ettiklerini soruyor, ne uğruna öldüklerini sorguluyordu. Hayatının baharındaki bir öğretmeni neyin uğruna öldürdüklerinin cevabını istiyordu.

İnsan şimdi diyor ki keşke Hakkâri’deki, Diyarbakır’daki, Mardin’deki, Van’daki, Bingöl’deki, Siirt’teki il başkanları da aynı söylemlerde bulunsa… Bu topraklardaki kardeşliği pekiştirse…

Şimdi ne olacağını düşünüyorum… Örgüt, ülkesini seven ve bunu açıkça ortaya koyan bir siyasetçiyi hedefine koyacaktır. Bu konuşmanın hesabını sormak isteyecektir. Her zaman olduğu gibi, HDP’liler ise sus pus olacak, üç maymunu oynayacaklardır. Burada görev yine valiye düşmektedir. Başkanın dudağından çıkan o cümlelerle gözyaşlarına boğulan vali, başkanın koruma duvarını güçlendirmelidir. Çünkü hainliğin nereden, ne zaman ve nasıl geleceğini bilmiyoruz.

Birde bölgede yaşanan her hain saldırının ardından mutlaka bir köy muhtarı çıkıyor. Bu noktada İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bölgedeki muhtarların kulağını çekmelidir. Örgüte yardım ve yataklık yapan ve bağı tespit edilen muhtarlar deşifre edilmelidir. Gerekirse vatana ihanet suçuyla yargılanmalıdır.

Öğretmenimizi bizlere hatırlatan CHP’li başkanı teşekkür ediyoruz. Unutan medya adına da helallik istiyoruz. Hakkını helal et öğretmenim…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37