Trabzonspor Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu’nun gazetecilerle sohbetini izledik. Şike davasını kadük hale getiren... Şike kayırıcılarıyla her tür pazarlık yapan ve Türkiye Fenerbahçe Federasyonu’na (TFF) teslim olan… Kulübü 3 yılda 500 milyon lira borcun altına sokan… Kendisini oraya seçen insanların topladığı noter tasdikli imzaları hiçe sayan… Sandığa gitmekten kaçan ve Aralık’taki sandıktan bile kaçmaya çalışan… Dışa karşı mücadeleyi bırakıp içerde sürekli düşman üreten bir başkan hala normal bir seyirde konuşabiliyor!..

Akhisar maçı şansızlıkmış!.. Galatasaray maçı iş kazasıymış!.. Osmanlı maçı ise sinir bozucu maçmış !.. Hacıosmanoğlu, yalnızca kendisinin ve getirdiği ekibinin inandığı bu söylemlere Trabzonspor camiasının da inanmasını bekliyor.

Trabzonspor’un onur meselesi mesabesindeki şike davasının genleriyle oynayan Trabzonspor Başkanı, bize şimdi Avrupa’da işlerin iyi gittiğini söylüyor !.. Ve ekliyor: “Sadece CAS ve FIFA’da değil, farklı yerlerde de girişimlerimiz olacak! İnanmıyorsanız avukatımıza sorun!..” Ama avukatı konuşmuyor, konuşamıyor!.. Hacıosmanoğlu’na sormak lazım; Halen dünyada futbolun CAS ve FIFA’dan öte acaba hangi mahkemeleri var?..

Trabzonspor’u maddi ve manevi olarak batıran Başkan Hacıosmanoğlu rakiplerine, ‘Başarılı takımı devralın ve daha yukarılara taşıyın’ diyor. Kulüp batmış… Camia perişan…Birkaç taraftar grubunun pohpohlamasına sığınıp bizi sahadaki müsabakanın sonucuyla oyalamak istiyor. Ev yanarken yorganı gösteriyor. Ardından da her şey sütlimanmış gibi, ”Bizden iyi yapacağına inandığımız insanlar varsa aday da olmayız, teslim ederiz” diyor. Doğru söylemiyor. Kayyum olmadığı her şartta aday olacaktır. Çünkü kendinin başarısız olduğuna inanmıyor.  Yalnız Trabzonspor ile alakalı değil… Kendisini her alanda çok başarılı buluyor!..

Trabzonspor’a başkanlık yapan bir isim böyle bir tablo karşısında…400 milyon lira harcayarak… Deneme yanılma yöntemiyle… Kavga ve dövüşle… Süper Lig’in sıradan bir takımını oluşturup ondan şampiyonluk bekliyorsa… Daha 6 haftada iki mağlubiyetle tanışmışsa… Futboldan anlayan herkesin ‘5.-6. olur’ dediği takıma şampiyonluk misyonu yüklüyorsa…Camianın bu yalanlara inanmadığını anlamayıp hâlâ ‘3. Lig’deki takımlar bile daha fazla kombine sattı.’ diye yakınıyorsa!.. Bununla yetinmeyip ‘Takım, tarihinin en iyi kadrolarından birini oluşturduk’ diyebiliyorsa… Allah bu camiaya ve kulübe yardım etsin deyip duaya sığınmaktan başka yol kalmıyor.

Hacıosmanoğlu bu anlayışıyla efsaneleri tanımıyor. Şampiyon kadrolardan daha mükemmel kadrosu olduğuna inanıyor. Yenilgileri ise iş kazası, şanssızlık ve sinir bozucu olaylar olarak görüyor. Daha önce ifade ettiğimiz gibi; Kurulabilecek en başarılı kadroyu kurduğuna!.. Kendisinden daha başarılı olacak kimsenin hâlihazırda bulunmadığına!.. Ve kendi kurduğu kadronun gelmiş geçmiş en başarılı kadro olduğuna inanan bir kafa Trabzonspor’u uçurumun son virajına  taşıdı.

 

Kulübün şampiyonluklarını, ikinciliklerini görmeyen bir başkan bir bakıma reddi miras yapıyor. Trabzonspor’u 3 yılda çökerten ve bir 3 yıl daha devam ederse küme düşüreceği görülen Hacıosmanoğlu, kendince konuşabilir. 2 bin yeni üye yapıp camiaya meydan da okuyabilir. Önemli olan bu 3 yıllık ‘intihar girişimi’ sürecinden camianın ders çıkarabilmesidir. Hacıosmanoğlu’nun başkanlık olayı ibretlik bir vaka olarak görülüp ders alınmazsa ağır yaralı durumdaki Trabzonspor ölüme terk edildi demektir. Allah muhafaza…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.