Hacı Bektaşi Velî hazretleri, Horasan'ın Nişabur şehrinde (1208 ?) doğmuştur. Babası İbrahim Sani, annesi Hatem Hatun'dur.

Horasan erenlerinden olan Bektaşi, Ahmet Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin dervişi olmuş, daha sonra ondan nasibini almış ve yine onun tarafından Orta Anadolu'ya gönderilmiş. Amasya Kırşehir ve Kayseri'den sonra Sulucakarahöyük köyü (Bugünkü Hacı Bektaş ilçesi)ne yerleşmiştir.1271'de ahirete göçen Veli'nin kabri, bu ilçede Hacı Bektaş Dergâhı'ndadır.

Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hz. Muhammet (SAS):"Ey Allah kulu, hiçbir kulun suçunu bilip ayıplamakta acele etme,belki bağışlanır." sözleriyle  hoşgörünün mahiyetini açıklamaktadır. Onun yolunda gönüllü bir nefer olan Bektaşi de hoşgörüyü "af edici,tatlı sözlü,sevgi dolu olma hali" diye tanımlar.Bu tanımı bir fıkra ile verelim. Bektaşi babası karşılaştığı bekçiye belindeki palayı niçin taşıdığını sorar. Bekçi, "gördüğümüz kusurları düzeltmek için." dediğinde Bektaşi babasının şaşırdığını fark eder, "Ya" der "siz kusurları ne ile düzeltirsiniz?"  Baba, boynunu bükerek, "biz kusur gör-meyiz evladım." der.

O, yalnızca Müslümanlara değil, Müslüman olmayanlara da kucak açmıştır. Tek isteği hoşgörülü bir dünyanın var olmasıdır.İnsanlara önce Allah sevgisini aşılamak, ardından onun kullarını da sevdirmektir tek mesele.İnsanlar riyadan, kinden, hileden uzak kalarak birbirlerine sevgi ile bağlanacak."İnanmadıkça cennete giremezsiniz,birbirinizi sevmedikçe de gerçek mümin olamazsınız." hadisi şerifinden ilham alan Veli'nin şu dizeleri onun dünya görüşünü sunar:

"Sevgi muhabbeti kaynar yanan ocağımızda / Bülbüller şevke gelir, gül açan bağımızda / Hırslar, kinler yok olur aşkla meydanımızda / Aslanlar, ceylanlar, dosttur kucağımızda"

Bektaşi'nin şu dizeleri ise muhteşem bir levhadır:

"Şeriatta, bu senindir, bu benim. / Tarikatta hem senindir hem benim / Hakikatte ne senindir ne benim"

O, yalnızca söylemekle kalmaz, onları fiiliyata döker. Aksaray'da bir keşiş, gönderdiği elçilerle ondan buğday ister. İstek yerine gelince elçiler anında Müslüman olurlar.Bu aynı zamanda " Muhabbetten hasıl oldu Muhammet" in tecellisidir.

F. Köprülü'ye göre Veli'nin Makalat'ındaki görüşlerle Mevlana'nınkiler tamamıyla örtüşür. Bunu yazmaya neden mi gerek oldu? Ona atfedilen dine muhalif birçok fıkranın aslında ona ait olamayacağını anlatmak için. Şunu da belirtmekte yarar var. Bazı fıkralarındaki anlam derinliği, hoşgörülülüğü içinde yorumlanamadığı için yanlış anlamalara yol açmıştır: Bir deniz yolculuğunda tehlikeli bir fırtına gemiyi sallamaya başlayınca herkes gibi Bektaşi de kaygılanır. Bunu gören kalenderin biri, "Tasalanmayın erenler, Allah kerimdir!" deyiverir.Bunun üzerine Bektaşi de,"Ben de bu yüzden korkuyo-rum.Kerimdir iyi de, ya cömertliği tutar da bizi balıklara ikram ederse..."

Yaratıcının sevgisinden aldığımız güçle nefsimizi yok edip gönlümüzü sadece O'na yönlendirelim ve yarattıklarını O'nun için sevelim diyen büyük veliyi vefatının 746. yılında rahmetle anıyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.