Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Rize’nin bu son felaketi olmayacak

Rize’nin bu son felaketi olmayacak

TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Ahmet Ali Kork, yaşanan sel felaketinin ardından alınması gereken önlemleri sıraladı

TEMA Rize İl Temsilcisi Ahmet Ali Kork, Rize’de yaşanan sel felaketiyle ilgili bir açıklamada bulundu. Yaşanan sel felaketlerin ne ilk ne de son olacağını belirten Kork, önlem alınmadığı sürece bu felaketlerin devam edeceğini kaydetti. Bölgeyi etkisi altına alan yağışların felakete dönüştüğünü belirten Kork, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Şiddetli yağmurun neden olduğu sel ve heyelan, başta Çayeli Senoz Vadisi olmak üzere ilimiz vadilerinde can kaybına, önemli miktarda mal kaybına, evlerin yıkılmasına, tarım alanlarının sular altında kalmasına, yolların ve altyapıların tahrip olması sonucu yaşamın zorlaşmasına, önemli miktarda kaynak kayıplarına ve üretilemeyen bir kaynak olan topraklarımızın sel sularıyla akıp gitmesine neden olmaya devam ediyor.”

SEL VE HEYELAN BÖLGENİN KADERİ DEĞİL

Bölge için bu afetlerin ne başlangıç ne de bir son olduğuna vurgu yapan Kork, önlem alınmadığı sürece bu felaketlerin devam edeceğini kaydetti. Kork, “Yeşil örtünün tahribi, ormansızlaşma, açılan arazi yolları, yanlış tarım uygulamaları, yanlış imar planları, çarpık kentleşme, arazilerin yeteneklerine göre kullanılmaması, dere yataklarının mühendislik disiplinini esas alan bir anlayışla ıslah edilmemesi sonucu sık sık sel ve heyelanların yaşanması kaçınılmazdır. Yanlışımızdan dönmediğimiz ve önlem almadığımız sürece bu tür felaketlerin sonu gelmeyecek, aksine daha sık aralıklarla ve daha şiddetli olarak karşımıza çıkacaktır. Bu afetlerde hayatlarını kaybeden insanlarımızın ve akıp giden canlı verimli topraklarımızın telafisi mümkün değildir.” ifadelerine yer verdi.

Sel ve heyelanların bölgenin kaderi olmadığını belirten Kork, “Doğu Karadeniz Bölgesi’nin jeolojik, topoğrafik, iklim, toprak yapısı gibi özellikleriyle bu tür afetlere açık bir yer olduğu bilinmektedir. ‘Dereler 40 yılda bir yatağını yoklar’ özdeyişi son yıllarda nerdeyse yılda bir gerçekleşmektedir. Biz sel ve heyelanların Karadeniz insanının kaderi olmadığını düşünüyoruz. Kaderi olmadığı gibi bunlara doğal afet de diyemiyoruz. Yeter ki herkes ve özellikle ülkeyi yönetenler bu sorunun önemini kavrasın, bu işin üzerine ciddiyet ve içtenlikle eğilsin.” dedi.

ALINMASI GEREKEN ÖNELEMLERİ SIRALADI

Günümüzün en stratejik iki ürünü olan su ve toprağın ne yazık ki felaketlerin nedeni hâline geldiği belirten Kork, TEMA Vakfı Rize Temsilciliği olarak, bölgeyi yaşanmaz hâle getiren bu felaketlere karşı ne yapılması gerektiğini bir kez daha ülkemizi yönetenlere, kamu ve yerel kurumlara, halkımıza sunmayı görev saydıklarını belirterek heyelan, sel ve taşkınların önlenmesi, zararların azaltılması için alınması gereken önlemleri sıraladı. Kork, “Doğal ormanlardaki yasal ve yasadışı kesimler önlenmelidir. Çaylık alanlardaki genişleme jeoloji bilimi disiplinine dayandırılmalı, kontrolsüz genişleme çalışmaları durdurulmalıdır. Köy yollarının güzergâh seçimi heyelanlar dikkate alınarak yapılmalıdır. Çay bahçelerinde eski üreticilerin yaptığı gibi, fazla suyu boşaltıcı, akıtıcı kanallar yapılmalı, bu kanalların bakımı aksatılmamalıdır. Menfez, köprü gibi mühendislik hizmetlerinde 100 yılda bir gelecek maksimum debiyi ve heyelanla taşınacak ağaçları da geçirebilecek genişlikte hesaplanmalıdır. Evler sağlam zeminlere yapılmalıdır. Taş ocakları, HES ve bunun gibi doğal yapıyı etkileyen projelerin etki değerlendirmeleri tek tek değil, en azından her vadi için bütüncül etki değerlendirme süreci yürütülmelidir.  Yöre halkı heyelanlar konusunda bilinçlendirilmelidir.” şeklinde konuştu.

Filiz YILDIRIM

Haberler