Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Polisiye film gibi

Polisiye film gibi

Gümüşhane'nin saygın iş adamlarından Zekai Araz dolandırıcılara yenilmedi

Film gibi dolandırıcılığı aratmayan senaryoyu Trabzon’dan Ankara’ya kaçırılan uçak seferi bozdu. Parayı Ankara’ya isteyenler senaryoyu kötü bitirdi.  Profesyönelce hazırlanmış bir senaryoya kurban olmaktan kurtulan Araz, vatandaşa şu tavsiyelerde bulundu;, “Şunu asla unutmasınlar. Devletimizin savcısı, polisi gerekçesi ne olursa olsun hiçbir zaman telefonla vatandaşa ulaşmaz, para istemez. Bu noktaya çok dikkat etsinler.”

İş adamı Zekai Araz'ı dolandırmak isteyen telefon dolandırıcıları, Araz'ı önce inandırsa da Araz olayı kavradı. Emniyeti bilgilendiren Araz telefon dolandırıcılarını yakalatmak için ekipleri harekete geçirirdi. Ancak film yarıda kaldı. 8 saat boyunca emniyet birimlerinin bilgisi dâhilinde polisiye filmlerini aratmayacak bir gün yaşayan Araz, olayı Gümüşkoza’ya anlattı.

Telefonla kendisini devlet görevlisi, savcı, polis gibi tanıtan kişilerden oluşan çete tarafından dolandırılmak istendiğini anlatan Araz, olayı hemen kâğıda yazdığı not ile birlikte Emniyet mensuplarına haber verdiğini söyledi.

İLK TALİMAT: “YANINDA KİMSE OLMASIN”

Yaşadıklarının herkese ders niteliğinde olduğunu dile getiren Araz, olayın geçtiğimiz hafta Cuma günü gerçekleştiğini ifade ederek, “Cuma günü saat 13.00 civarı. Telefondan aranıyorum. Çıkan numara 9.0.155 Hindistan numarası yazıyor telefona. Telefonu açtım. Bana ilk söylenen şu oldu. ‘Yanında kimse olmasın. Şu anda aramalarınız ve konuşmalarımızın hepsi Sayın Cumhurbaşkanımızın korumaları tarafından dinleniyor. Şu anda Türkiye'de aranan ve incelenen 25 firmadan birisiniz. Bu telefon görüşmesi ön görüşme. Şu anda Ankara Kızılay’da ki adliye sarayında 32 kişi bilfiil 24 saat çalışıyoruz. Bu firmaların soruşturmaları yapıldıktan sonra sizi Ankara'ya alacağız. Şu anda yanınızda biri var mı?” diye sordu. Kendisini Baş komiser Atilla Aslan olarak tanıtarak Ankara Adalet Sarayı Başsavcılığından aradığını söyledi Ben de, benim Ankara Adalet Başsavcısıyla ne işim olur, buyurun dedim. O da, ‘Şu siz cemaat tarafından incelenen 25 firmadan bir tanesisiniz. Şu anda sizin hesaplarınızdan Avrupa ve ABD’ye on kişi tarafından para gönderildi. Gönderenlerden birinin ismi de Ali Çapkın. Bende bu işlemi yapanların ismini verir misiniz dedim. Oda zaten dosya size gönderilecek. İsimleri yazmanıza gerek yok. Şu an her şey dinleme halinde. Odanızın kapısı da çalınsa kimseyi içeri almıyorsunuz. Diğer telefonunuzda bu telefonunuzda sürekli açık olacak. Diğer telefonla görüşmelerinizi yapacaksınız. Diğer telefonunuzda konuştuklarınızı dinleyeceğiz. Şimdi seni Başsavcıma aktaracağım’ diyerek beni başka birisine aktardı. Bu arada ben de kağıda yazarak durum hakkında polise bilgi verilmesini istedim” dedi.

KENDİNİ ANKARA BAŞSAVCISI YÜKSEL KOCAMAN OLARAK TANITTI

Telefondaki yeni sesin kendisini Başsavcı Yüksel Kocaman olarak tanıttığını kaydeden Araz, “Bende yanımda olan kızıma telefonu tutarak dedim ki kızım bak bakayım Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman diye biri var mı? Hemen baktı ve fotoğrafı ile birlikte Yüksel Kocaman’ın Ankara Başsavcısı olduğu bilgisini bana verdi. O esnada kendisini Ankara Başsavcısı Yüksel Kocaman olarak tanıtan ses, Beyefendi görüşmelerimiz dinleme halinde. Konuşmalarınıza dikkat edin. Bu konuşmalar sizin firma ve şahıs olarak ya devamınıza yada bitmenize sebep olacak. Bütün mal varlığınıza el koyabiliriz. Sizi anında Ankara'ya alabiliriz dedi. Ondan sonrada anne ve babamın isimlerini, doğum tarihimi ve T.C. kimlik numaramı söyleyerek bana doğru olup olmadığını sordu” diye konuştu.

HESAPLARIMDAN AVRUPA VE ABD’YE PARA AKTARILIYORMUŞ

Yaşananlar sırasında yerinden kalkamadığını, her iki telefonunu da açık tuttuğunu dile getiren Araz, “Telefonumun biri elimde diğeri de kulağımda. Bana Avrupa ve ABD’ye havale yapılan bankaların belli olduğunu söyleyerek bu bankalarda ki konumumun ne olduğunu sordu. Bankalarla olan ticari ilişkilerimin iyi olduğunu herhangi bir sıkıntımızın olmadığını söyledim. Bunun üzerine o da, kendilerinin bankaları kontrol altında tuttuklarını, ellerinde görselleri olduğunu ve her an canlı olarak takip ettiklerini söyleyerek hangi bankadan kredi kullandığımızı sordu. O sırada beni ikna etmek amacıyla, ‘Hep beraber bu ülkeyi kurtaracağız. Bu konuşmalar sonuç verdikten sonra sizi direk cumhurbaşkanımıza takdim edeceğiz. Diğer telefonla o banka müdürlerini arayın, ben dinliyorum’ dedi. Bende banka müdürlerini aradım ve ne kadar nakit para verebileceklerini sordum. 3 banka müdürü, toplam 140 bin lira nakit alabileceğimi söyledi o da telefondan dinledi” şeklinde konuştu.

BENDEN 140 BİN LİRA İSTEDİLER

Telefonda ki dolandırıcının kendisine yapılan konuşmaların ve paranın kendileri ile ilgili olmadığını söylediğini kaydeden Araz, “Soruşturmanın sonunda parayı tekrar bize iade edeceklerini söyleyip bana o anda nerede bulunduğumu sordu. İş yerimde olduğumu söyleyince, ‘Telefonunuzu kapatmadan bankaya gidin. İlk bankadan 60 bin lirayı alın. Bankadan 250 metre uzaklaştıktan sonra beni arayın’ dedi. Ben de bankaya gittim ama para yerine bankadan bir kumbara aldım. Kumbarayı para gibi görünsün diye bir poşete sardırdım. Banka ile aracım arasındaki mesafeyi sordu. 700-800 metre olduğunu söyleyince parayı alıp arabaya koymamı ve kapıyı kilitlememi, oradan da diğer bankaya gitmemi istedi. Diğer bankaya geçtim. Banka müdürünün kulağına durumu anlattım ve gerçekten para lazım olursa ben sizi ararım dedim. Banka müdürü bir zarfa kâğıt doldurarak bana verdi. Bankadan çıkıp 200 metre sonra şahsı aradım. Bana canlı olarak uydudan takip edildiğimi ve arabamın plakasının 29 ile başladığını ancak devamının net olarak görünmediğini söyledi. Daha sonra da elimdeki parayı arabaya koyup diğer bankaya geçmemi, soruşturma için bütün bankaları test etmelerinin gerektiğini söyledi. Üçüncü bankadan da bir paket alarak arabaya geldim. Bana arabada olduğumu anlamaları için kornaya basmam gerektiğini söyledi. Kornaya bastıktan sonra işyerimden uzaklaşmamı istedi” ifadelerini kullandı.

PARA İLE BİRLİKTE UÇAKLA ANKARA’YA GİTMEMİ SÖYLEDİLER

Bu olaylar yaşanırken sivil ekiplerin kendisini takip etmeye başladıklarını belirten Araz, “Köy hizmetlerine doğru geçtim. Geniş bir yere çektim. Buyurun dedim. Bana arkamda bir araç olduğunu ve bu aracın beni takip ettiğini söyledi. Durumu beni takip eden sivil ekiplere haber verdim. Daha sonra bana dönmemi, işyerime uğramadan, telefonla sadece oğluma Ankara’ya gideceğimi haber vermemi, eve dahi uğramadan Trabzon havaalanına gitmemi söyledi. Kendilerinin adıma uçak bileti hazırlayacaklarını ifade edince bu saatten sonra Ankara’ya uçak olmayacağını söyledim. O da iki sivil polis eşliğinde Ankara’ya özel aracımla gitmemi istedi. Bu sırada telefonumun şarjı bitti telefon kapandı. Telefonum 8 saat boyunca açık kalmıştı. Telefonu şarja takıp açınca bu kez daha farklı bir numaradan beni aradı. Ne olduğunu sordu. Ben de Gümüşhane’de festival olduğunu şehrin içine girince Vali ve Milletvekilleri ile görüşmek durumunda kaldığımı söyledim. Bunu duyunca sinirlendi. Vali ve vekillerin kim olduğunu, kendisinin derhal onları arayacağını söyledi. Ben bu esnada karakola gittim. Son konuşmalarımızı karakolda da dinledirler. Daha sonra telefon konuşması sona erdi. İfadelerimizi şikayetimizi aldılar. Saat 20,30-21.00 gibi eve döndüm. Psikolojik olarak çok yoruldum. Olay bu şekilde gerçekleşti. Bankadan ne kadar para alabilseydim o miktarda para istiyorlardı” dedi.

DAHA ÖNCEDE DOLANDIRMAYA ÇALIŞMIŞLAR, YAKALATMIŞTIM

Kendisinin olay süresince emniyet mensuplarının takibinde hareket ettiğini dile getiren Araz, “Ben bu çetenin eğer varsa Gümüşhane’de ki ayaklarına suçüstü yaptırmak istedim. O nedenle bankalardan kumbara, kâğıt gibi malzemeler sardırarak buluşma anında onları yakalatmak istedim. Çok sıkıntılı bir süreç yaşadık ancak emniyetimiz ile birlikte sorunsuz bir şekilde sonuçlandı. Ülkemiz bir geçiş aşamasında. Bu geçiş sürecinden yararlanmak isteyenler var. Yine 5-6 ay önce Valimiz Yücel Yavuz’un korumasını olduğunu iddia eden bir kişi yardım talebinde bulunmuş, beni Valimiz olduğunu inandırmaya çalıştıkları bir şahıs ile görüştürmüştü. Valimiz olduğunu iddia eden şahıs Kanser hastaları için benden yardım talep etmişti. Valimiz olmadığını sesinden anladığım şahıs ile yaptığım görüşmeyi de emniyete haber vermiş yapılan operasyonda Ünye’de 6 kişi, Edirne’de 1 kişi yakayı ele vermiş, dolandırıcılık çetesi çökertilmişti” diye konuştu.

OYUNA GELMEYİN

Araz konuşmasının son bölümünde bu tür dolandırıcılık olaylarının çok profesyonelce düzenlendiğini belirterek, “Vatandaşlarımız çok dikkatli olsun. Şunu asla unutmasınlar. Devletimizin savcısı, polisi gerekçesi ne olursa olsun hiçbir zaman telefonla vatandaşa ulaşmaz, para istemez. Bu noktaya çok dikkat etsinler. Bu dolandırıcılık şebekelerinin oyununa gelip para kaptırmasınlar” diye uyarılarda bulundu.

Haberler