Warning: getimagesize(/home/gunebakiscom/public_html/images/banner/aaa.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /home/gunebakiscom/public_html/amp/functions.php on line 0
Biyokaçakçılıkta cezalar caydırıcı değil

Biyokaçakçılıkta cezalar caydırıcı değil

KTÜ Orman Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Salih Terzioğlu biyokaçakçılıkla ilgili açıklamalarda bulundu

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Salih Terzioğlu Doğu Karadeniz Bölgesinde sıkça duyulmaya balana biyokaçakçılıkla ilgili açıklamalarda bulundu. Terzioğlu, biyokaçakçılık yapanlara yönelik “Yasal yaptırımın mutlaka olması lazım. Hatta hapis cezasının olması gerekiyor. Ülkemizin zenginlikleri çalınıyor.” dedi.

Terzioğlu biyokaçakçılık konusunda insanların bilinçlenmeye başladığını söyleyerek, “Önceden birileri geliyordu,  alıyordu gidiyordu. Kimsenin ne devletimizin ne insanların haberi yoktu. Devletin özellikle Doğa Koruma ve Milli Parklar genel müdürlüğü bu konuyu son on yıldır çok ciddi faaliyetler içerisinde inceliyorlar. Tüm Türkiye genelinde yapılan çalışmalar var. Biyokaçakçılık konusunun önemi insanlarımızın gündemine gelmeye başladı. Bu tür kaçakçılık vakaları medyaya yansıdığı zaman insanların bu konuya dikkati çekiliyor.” İfadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN GEN KAYBI VAR

Bugün rakamlara baktığımız zaman kaçakçılık faaliyetlerinde uyuşturucu ve silah kaçakçılığından sonra gelen biyokaçakçılığın yapılma nedeninin başında ekonomik beklentiler olduğunu söyleyen Terzioğlu Türkiye’nin maddi kayıplar verdiğini söyledi. Biyokaçakçılığın Türkiye’ye en büyük zararının gen kaybı olduğunu belirten Terzioğlu, “Bunun ciddi ekonomik boyutu var. Rakamlar çok farklı zikredilse de 25 milyar dolar ve hatta daha büyük rakamlardan bahsedenler var. Bu rakamlara baktığımız zaman çok ciddi şeyler ifade ediyor.  Türkiye için baktığımızda ise bu durum ciddi bir ekonomik kayıp aslında. Biyokaçakçılıkla ilgili eylemlere baktığımızda Türkiye’den hep dışarıya çıkış var. Türkiye’ye bir geliş yok. Dünya genelinde böyle bir kaçakçılık olmaması gerekir.  Bakıyorsunuz bizim bir ters lalemizi Fransa’da kendilerininmiş gibi tanıtıp pazarlıyorlar. Oysa bu bizim bitkimiz. Türkiye’ye maddi olarak bir kaybı var. Ama daha önemlisi Türkiye’nin gen kaybıdır. Bunlar bizim değerimiz. Tarihi bir sıkıntı olan bu durum yüzünden kendi ana vatanımızda yetişen bitkilerden üretilen şeyleri yabancılar patentleyip bize satıyor. Bizde onlardan pahalı fiyatlara geri alıyoruz.  Biyokaçakçılıkta da böyle adamlar gelip sizin doğal kaynağınızı alıyor, doğanızı tahrip ediyor gidiyor. Sadece kaçırılan bitki, kaçırılan canlı olarak düşünmemek lazım. Bu canlının doğal ortamdaki fonksiyon olarak da değerlendirilmesi lazım. Bir böceği kaçırınca o alandaki doğal popülasyonu tahrip ettiler. Zincirin bir halkasını kırmış oluyorsunuz. Zincirin bir halkasını kırdığınız zaman kolye boğazda durmuyor. İşte bu açıdan sadece ekonomik değil, ekosistem açısından, doğal kaynakların tahribatı açısından önemi var.” diyerek biyokaçakçılığın Türkiye’ye verdiği zararları açıkladı.

CEZALARIN CAYDIRICI OLMASI LAZIM

Türkiye’nin genelinde vatandaşları bilinçlendirmek için yapılan çalışmaların arttığını kaydeden Terzioğlu, çok ciddi çalıştaylar yapılarak kaçakçılığın önüne geçmek için eğitimler verildiğini belirtti. Terzioğlu, kırsal alanda yaşayan vatandaşların kaçakçılığı önlemek için ne yapması gerektiği konusunda,  “Köylerde muhtarların öncülüğünde bir takım eğitimler verilmeli. Özellikle kaçakçılığın yoğunlaştığı alanlardan başlayarak. Artvin, Trabzon, Tokat, Rize, Gümüşhane çok özellikli alanlar oldukları için özellikle yüksek kesimlerine adamlar geliyor. Turist gibi gözükerek oradan bitkiyi, böceği alıyor gidiyor. Bu insanları yakalayacak eğitimlerin verilmesi gerekiyor. Eğer insan arazide gezerken tek başına ya da grup içerisinde bu tür faaliyet gösteriyorsa insanlarımızın onu anlayabilecek düzeye gelmesi gerekiyor. Ne yapması gerektiğini, nereye haber vereceğini eğitmemiz lazım. Özellikle turist gruplarına alan kılavuzu tahsis etmemiz lazım. Bu tür olası biyokaçakçılığa konu faaliyetler içerisinde bulunacak insanları engelleyecek, o niyetle gelen insanların bu konuda bir korkularının olması lazım. Hava alanı çıkışlarında yabancı dillerde uyarıların asılması lazım. Yani o niyetle olan insanlar ülkeye geldiklerinde Türkiye bu konuda ciddi, tedbirli, uyarılarını yapıyor deyip tedirgin olmaları gerekir. Maalesef bu tür kaçakçılık Türkiye’de kabahat olarak görülüyor. Ülkeden kaçakçılık yaparken kabahatler kanununa göre bir ceza uygulanıyor. Maddi bir para yaptırımı verip serbest bırakıyorsunuz gidiyor.  Yurt dışına çıktıktan sonra verilen cezayı takip etmek de pek mümkün değil. Bu niyetle gelen kişi Türkiye’deki mevzuatı çok iyi araştırıp gelmiştir. Biyokaçakçılık yaparken yakalandığı zaman hapis yatacağını, Türkiye’nin doğal kaynaklarına sahip çıkan bir ülke olduğunu bilmesi gerekecek. Ot getiriyor ne olacak diyecek cahil bir Türkiye yok artık. Cezaların caydırıcı olması lazım. Yasal mevzuatımız maalesef şuanda bu pek müsait değil ne yazık ki. Ülkemizin zenginlikleri çalınıyor.” diyerek Biyokaçakçılık konusunda ceza yaptırımlarının artması gerektiğini söyledi.

Fatoş BATMAN

Haberler