Yürüyüşe 18 ay ceza

KESK Trabzon Şubeler Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Celal Akaç, dönem sözcüsü olduğu 2008 yılında organize ettiği meşaleli yürüyüş ve basın açıklamasından ötürü Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Akaç, hem cezaya hem cezanın açıklanmasının ertelenmesi kararına tepki gösterdi.
KESK Trabzon Şubeler Platformu Yürütme Kurulu Üyesi Celal Akaç KESK Dönem Sözcüsü olduğu 2008 yılında organize ettiği meşaleli yürüyüş ve basın açıklamasından ötürü Trabzon 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Cezası iyi halden 15 aya düşürülen Akaç verilen karara sert tepki gösterdi. Mahkeme tarafından hükmün açıklanmasının geriye bırakılması nedeniyle karara itiraz da edemediğini belirten Akaç, “Basın açıklaması için bildirim gerekmediği halde bildirimde bile bulunmuştuk. Buna rağmen emniyet tarafından hakkımızda suç duyurusunda bulunuldu. Mahkeme de 18 ay hapis cezası verdi. Bu kararı anlamakta zorlanıyorum” ifadelerine yer verdi.
2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefetten 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından yargılandığını ifade eden Akaç, “Yıl sonu bütçesinin görüşüldüğü dönemde KESK tarafından 26 Aralık 2008 tarihinde meşaleli yürüyüş etkinliğimizi organize etmiştik. Bu yürüyüş ve basın açıklamaları aynı gün tüm Türkiye’de yapılmıştı. Biz de bu kapsamda Trabzon’da postanenin önünden Meydan Park’a kadar yürümüş ve basın açıklaması yapmıştık. Basın açıklaması için gerekmediği halde bildirimde bulunmuştuk. Ancak Emniyet hakkımızda 2911 sayılı toplu ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefetten suç duyurusunda bulundu. Açılan dava sonrasında da 18 ay hapis cezasına çarptırıldık. İşin ilginç olan yanı hükmün açıklanması geriye bırakıldığı için karara itiraz da edemiyoruz. 5 yıl içerisinde ikinci bir sefer böyle bir organizasyon içinde bulunursam ceza ikiye katlanacak. Geriye bırakılma hukuken bu anlama geliyor. Bu çok açık bir şekilde hukukun bireye tehdidi olarak algılanabilecek bir karardır. Kararı demokratik muhalif hareketlerde önderlik edenleri bir daha sokağa çıkmama yönünde baskı altına almaya çalışan bir girişim olarak yorumluyorum” dedi.
TRABZON’DA UYGULAMA NİYE FARKLI?
Önemli demokratik adımların atıldığı böyle bir dönemde çıkan bu kararın oldukça şaşırtıcı olduğunu kaydeden Akaç, “Kamu malına zarar verici eylemler yapılıyor hukuki değerlendirme yapmaktan kaçınılıyor ama sadece bir yürüyüş ve basın açıklaması için 18 ay ceza veriliyor. Bunu anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Eylemimiz sırasında ne yol kesme oldu, ne de bir taşkınlık. Buna rağmen böyle bir karar alındı. Memleketin farklı yörelerindeki demokratik hak kullanımlarının hukuk karşısındaki pozisyonu ile Trabzon’daki durum birbirinden farklılık arz ediyor. Bu kabul edilemez. Trabzon’da uygulama niye farklı? Aynı eylem diğer illerde de oldu oralarda böyle bir uygulama olmadı. Ancak her şeye rağmen şu bilinmelidir ki bundan sonraki süreçte tavrımızda bir değişiklik olmayacak. Bütün demokratik haklarımızı görev aldığımız dönem içinde kullanacağız. Yasanın da bu manada belirleyici tutumu bizim tavrımızı etkilemeyecektir” şeklinde konuştu.















