Yanık ünitesi başvuruları arttı

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Türkyılmaz, reşo yağı diye bilinen jel konusunda vatandaşları uyardı. Eskiden süt yanıklarının çok olduğunu belirten Türkyılmaz, 2017 yılı Ocak ayından beri reşo yağı diye bilenen jel yanıkları sebebiyle hastaneye yapılan başvuruların 50’yi geçtiğini ifade etti. Karadeniz Bölgesi’nde yanık ünitesinin sadece Samsun ve Trabzon’da olduğunu belirten Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı ve aynı zamanda KTÜ Yanık Merkezi sorumlularından olan Prof. Dr. Serdar Türkyılmaz, 2017 yılı Ocak ayından beri reşo yanığı şikâyetiyle 50 hastanın başvuruda bulunduğunu ifade etti. Türkyılmaz, “Eskiden süt yanıkları çok olurdu. Süt kazanına düşen hastalar çok derin yanıklara maruz kalırlardı. Süt yanıkları zamanla gitti, artık çok rastlamıyoruz. Sonra su ısıtıcısı yanıkları başladı. Özellikle çocuklarda ketıl yanıklarına çok rastlıyorduk. Son zamanlarda en çok mangal yakmak için çay semaverlerini yakmak için ya da ateşi canlı tutabilmek için yanıcı jeller var. Halk arasında reşo yakıtı diye biliniyor bu jel. Bununla ilgili son zamanlarda korkunç derecede hasta gelmeye başladı.” şeklinde konuştu.

SURİYE’DEN, IRAK’TAN HASTA GELİYOR

Jelin yaktığı yerde derin yanıklar meydana getirdiğini belirten Türkyılmaz, bu jelin piyasada kontrolsüz bir şekilde satıldığını ifadede etti. Türkyılmaz, “Bu öyle bir jel ki tutuşmaya başladıktan sonra vücudunuza yapışıyor. Ateşi bir an için söndürseniz bile sonra tekrar alevleniyor. Yananların çoğu çocuk, büyükler bu jeli en çok mangala ve semavere döküyor. Bizim servise başvurular yaz dönemiyle daha da arttı. Hemen her gün bir hasta geliyor. Suriye’den, Irak’tan da hasta aldık. Türkiye’den Adıyaman’dan yanık ünitesine gelen hastalarımız var.” dedi.

BİLİNÇSİZ BİR ŞEKİLDE SATILIYOR

Reşo yakıtı diye bilenen jelin bu kadar kolay ve bilinçsiz bir şekilde satılmaması gerektiğinin altını çizen Türkyılmaz, en azından çocukların bu kadar rahat bir şekilde ulaşmaması gerektiğini ifade etti. Türkyılmaz, “İnsanlar tehlikeleri konusunda bilinçlendirilmeli. Yanığın en iyi tedavisi yanığı önlemektir. Yanık her zaman iz bırakacaktır, büyüklüğüne bağlı olarak hayati tehlikesi her zaman vardır. Hastanede tedavi gören en küçük hastamız 5 yaşında, en büyük hastamız da 17 yaşında. Ülkede satışının kontrol edilmesi ve üzerinde tehlikelerinin yazılması gerekir. Suyla uzaklaştırılacak bir şey değil, ilk müdahale ıslak havlu ile yapılmalıdır. Yanığı sarın ve hastaneye başvurun. Hemen kaldırmayın belli bir süre havlu kalsın, çünkü kaldırdığınızda yanmaya devam edecektir.” uyarılarında bulundu.

Filiz YILDIRIM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37