Veliler yolunacak kaz değildir!

Özel okullar, öğrencilerin kıyafet ve kırtasiye ürünlerini kendilerinden almalarını zorunlu tutuyor.  Birçok özel okul, armasını ya da rengini gerekçe göstererek, öğrencilerin üniforma ve kitap ihtiyaçlarını kendi mağazalarından alınmasını istiyor. Eğitim Bir-Sen Trabzon İl Başkanı Mehmet Kara ve Türk Eğitim-Sen İl Başkanı Coşkun Dilber, bu konu hakkında gazetemize değerlendirmede bulundu.

PARA KAZANMANIN ÇOK ÇEŞİTLİ YÖNTEMLERİNİ ARIYORLAR

Millî Eğitim Bakanlığının, şu anki öğrenci kılık-kıyafet yönetmeliğinde kararı velilerin isteğine bıraktığını belirten Eğitim Bir-Sen Trabzon İl Başkanı Mehmet Kara, veliler çocuklarını serbest kıyafetle okullara göndermek istiyorsalar rahatlıkla gönderebilirler dedi. Kara, “Kıyafetleri öğrenci velileri belirler. Özel okullar para kazanmanın çok çeşitli yöntemlerini arıyorlar. Bu etik değil. Biz tabii ki özel okullaşmayı teşvik ediyoruz ama bunun ticaret mantığından daha çok eğitim-öğretimde kaliteyi arttırıp seviyeyi yukarı çekmek yaklaşımıyla gerçekleşmesi taraftarıyız.” dedi.

Sadece ticaret mantığıyla bu işe bakılırsa eğitime katkı sağlamanın mümkün olmadığını kaydeden Kara, açıklamasına şu şekilde devam etti: “Evet, eğitimde özelleşme olmalıdır ama yüzde 100 ticaret mantığı ile bakılması taraftarı değilim. Bu uygulamayı Millî Eğitim okulları yapsa; öğretmenleri, müdürleri basına verir, veliler kıyameti koparır ama bunu özel bir okul yaptığında üstelik piyasanın 2-3 katı bir fiyatla yapıyorlar bunu ama bu sanki kaliteye, başarıya etki ediyormuş gibi bir algı oluşuyor.”

EĞİTİM TİCARİ BİR META ARACI OLMAMALI

Özel okulların ticari mantığı öne alan bir hal almaya başladığını belirten Türk Eğitim-Sen İl Başkanı Coşkun Dilber, bunların eğitimin özelleşmesinin getireceği temel sıkıntıların yanı sıra tali sıkıntılar olduğunu kaydetti. Dilber, “Daha ciddi sıkıntıları da beraberinde getirecektir. Hızlı bir şekilde eğitimin özelleştirildiğini, yeni kurumların açıldığını ve açılan kurumların teşvik edildiğini görüyoruz. Eğitim kurumu açan kişilerin ekonomik olarak güçlü olduklarını görüyoruz. Banka açmak için bile belli kriterler aranırken eğitim kurumu açmak için maalesef benzer kriterler aranmıyor.” şeklinde konuştu. Ticari zihniyetle bu işin içine girildiği için en ufak menfaat getirecek alanlara kadar yönelebilindiğini belirten Dilber, açıklamasına şu şekilde devam etti: “Kaynak, doküman, araç-gereç, kılık-kıyafet geliyor bunların başında. Serbest piyasadan elde edilebilecek pek çok unsur, özel okulların hemen yanı başında kendi açtıkları veya anlaşmalı yerlerden oluyor. Bu. kabul edilebilir bir durum değildir. Eğitim ticari bir meta aracı olmamalıdır. Velilerimiz yolunacak kaz olarak görülmemelidir. Kitabı devlet verdikten sonra özel okulların kaynak adı altında ticari bir gelir sağlayacak malzeme vermesi engellenmelidir. Özel okulların bu konuda denetime tâbi tutulması gerekir. Serbest piyasa denilebilir ama eğitim serbest piyasanın önünde bir işlemdir.  Bakanlığın bu konuda bir düzenleme yapması isabetli olur kanaatindeyim.”

Filiz YILDIRIM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Idris 2 ay önce

Teşekkürler başkan