Ülke uğruna bir aile hedef oldu

İçişleri Bakanı Soylu, "Üç kere kızımın etrafından DHKP-C'li teröristler alındı. Ama neyimi kaybedersem kaybedeyim, bu örgüt tarihinin en acı tecrübelerini yaşayacak." dedi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bakanlığının 2018 yılı bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Silahlı terör örgütleriyle mücadeleye değinen Soylu, "Ben ayda, uzayda yaşamıyorum. Önümdeki bilgileri, gelen hadiseleri görüyorum. Nuriye Gülmen meselesinde bunu defalarca anlatmaya çalıştım. Beni her türlü suçladınız. Üç kere kızımın etrafından DHKP-C'li teröristler alındı. Ama neyimi kaybedersem kaybedeyim, bu örgüt tarihinin en acı tecrübelerini yaşayacak. Ben evden çıkarken, her sabah ya oğlumun ya da kızımın öldürüleceğini düşünerek ve kendimi buna alıştırarak çıkıyorum. Bunu çok net söylüyorum." diye konuştu.

DEMOKRASİDEN, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNDEN AYRILMAYIZ

Bütün bunları yaparken hukuka uyduklarının altını çizen Soylu, "Niye işkence yapalım ki? İşkencenin meşruiyeti nerededir? Nasıl yapılabilir işkence? Kim 'işkence yapılabilsin' diye bir şey söyler? Biz sonucu almak isteriz. Konuşur, konuşmaz. İşin başka türlü noktasında hukuken gider, eğer ceza alacaksa hapishaneye girer. Türkiye'de işkenceye sıfır tolerans söz konusudur. Yukarıdan aşağıya bütün herkes, bakanından bekçisine kadar bu noktada hemfikirdir." dedi. Eksik ve aksaklıkların olabileceğini ifade eden Soylu, Türkiye'nin demokrasiden, hukukun üstünlüğünden ayrılmayacağını söyledi.

KANDİL'E GİDİP OTURACAĞIZ VE HÂKİMİYETİMİZİN ORTAYA KONULDUĞUNU GÖRECEĞİZ

Doğu ve Güneydoğu'da bazı belediyelere başkan vekili atanması konusunda sürekli eleştirildiğini belirten Soylu, kayyum belediyelerin vatandaşa hizmet etmelerini sağlamaya çalıştıklarını söyledi. 15 Temmuz darbe girişiminde gerekli dersi çıkardıklarını dile getiren Soylu, "15 Temmuzdan çıkardığımız ders, aslında Türkiye'yi geçmiş hükûmet sisteminde karşı karşıya getirdikleri istikrarsızlıklardan, sadece kendi sistemimizi korumak adına uğraşmamızdan ve siyasetin sürekli oyuncak olmasından kurtarmaktır." diye konuştu. 16 Nisan referandumunun bu ülkenin bir daha aynı badirelerle karşılaşmaması için adım olduğunu ifade eden Soylu, Türkiye'nin istikrara ve siyasetin şeffaf olmasına ihtiyacı olduğunu vurguladı.

Soylu, muhalefetin iç siyasette iktidara karşı kendi pozisyonunu alacağını belirterek, "Karşı tarafta Avrupa, ABD benimle eş kampanya yürütürse işin altına başka olgular sokmaya çalışıyorsa, ben buna bakmak zorundayım. Hepimiz bakmak zorundayız. Biz tehditleri görmek zorundayız." değerlendirmesinde bulundu. Terörle mücadelede bir süreç olduğunu ve 14 aydır İçişleri Bakanlığı yaptığını anımsatan Soylu, şunları kaydetti: "Ben hiçbir gün 'PKK şu tarihte bitecek.' demedim. Ben hep mümkün olduğu ölçüde süreç tanımı yapmaya çalıştım. 'Baharda şunu yapacağız, sonbaharda şunu yapacağız.' Nasıl strateji ile gittiğimizi biliyoruz. Yapacağımız şey açık ve nettir. Bir, sınırımızın 25 kilometre ötesindeki kampların tamamını tarumar etmek. İki Kandil'e gidip oturacağız ve orada bizim hâkimiyetimizin ortaya konulduğunu göreceğiz. Kürt vatandaşımız Kandil'in korkusundan ve endişesinden, istediği kadar siyaset yapsın istediği kadar başka partiden olsun, istediği yere oy verebilme hakkı olsun, sonuna kadar hürmetimiz ve saygımız sonsuz ama tehditle değil. Ben nasıl tehdit edildiğini gördüm. Batıdaki hiçbir siyasetçi Doğu'da ve Güneydoğu'da bir seçimde bulunmamıştır. Ben bulundum. Nasıl insanları tehdit ettiklerini, nasıl arabalara doldurup teker teker oy verme konusunda yönlendirdiklerini, nasıl insanları korku içerisinde tuttuklarını... Kolay kolay bir teşkilat başkanı okulda sorumluluk yapmaz. Bilerek ve tecrübeyi yaşayabilmek için, nasıl bir süreç var görebilmek için oraya gittim." Yapılması gerekenin demokrasiye sahip çıkmak olduğunu vurgulayan Soylu, demokrasinin sürdürülebilir hale getirildiği andan itibaren Türkiye'nin yükseleceğini ve yükselmeye devam edeceğini belirtti.

AJANLIK FAALİYETİ YAPMALARINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

Türkiye'ye gelen bazı yabancı ülke vatandaşlarının gözaltına alınması nedeniyle kendisine kızıldığını ifade eden Soylu, şöyle konuştu: "Senin ne işin var PYD kampında? Benim ülkemde ne işin var? Hadi bakalım gidelim Almanya'ya, İngiltere'ye, Amerika'ya da onlara karşı olan ülkelerin, terörist olanların kamplarında bulunalım, ondan sonra orada o işi yapmaya çalışalım, bakalım bizi sokacaklar mı?

Ben İçişleri Bakanı olduğum sürece, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın da hepimizin bilgisi dâhilinde, bu ülkede ajan faaliyeti yapmaya çalışan kimseye müsaade etmeyeceğimizi bilmenizi istiyorum. Çok net. Bu bizim görevimiz. Bu kararlılığı ortaya koymalıyız."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37