banner114

Bu Bir Fetih Hareketi Değildir

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, “Harekâtın temel hedefi, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı, sınırlarımızın ve coğrafyamızın karşı karşıya kaldığı terörü tasfiye etmektir. Bu asla bir fetih hareketi değildir. Bölgedeki 15 bin civarında teröristin tasfiye edilerek terörün etkisiz hale getirilmesi hareketidir.” dedi.

Eskiye Göre Daha Güçlüyüz

Barış Pınarı Harekâtı’nın Türkiye'nin terörle mücadelesinin 3. halkasını oluşturduğunu vurgulayan Soylu, birinci halkasının ise Fırat Kalkanı Harekâtı olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu harekâtta en büyük avantajının deneyimi, mühimmatı ve istihbaratı olduğunu kaydeden Soylu, dezavantajımız olarak da 30 bin tır dolusu Amerikan silahları olduğunu ifade etti.  

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Barış Pınarı Harekâtı’na ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Soylu, “Harekâtın temel hedefi, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı, sınırlarımızın ve coğrafyamızın karşı karşıya kaldığı terörü tasfiye etmektir.” dedi.

HAREKÂT, TERÖRLE MÜCADELENİN 3. HALKASI

Barış Pınarı Harekâtı’nın Türkiye'nin terörle mücadelesinin 3. halkasını oluşturduğunu vurgulayan Soylu, birinci halkasının ise Fırat Kalkanı Harekâtı olduğunu söyledi. NATO ülkeleri içinde IŞİD'le göğüs göğüse mücadele eden başka bir ülke olmadığını belirten Soylu, “Türkiye Fırat Kalkanı'nda hem büyük bir risk aldı, yaklaşık 3 bin 60'ın üzerinde DEAŞ'lıyı da etkisiz hale getirdi. Bu dünya kamuoyunda ve stratejik ortaklarımız tarafından bilinmesine rağmen bugüne kadar öne çıkarılmamaya çalışılan meselelerden birisidir. Fırat Kalkanı'nda 600'e yakın da PKK ve PYD'li teröristi etkisiz hale getirdi. Ancak asal hedef DEAŞ idi. Bundan çok kısa bir zaman önce Amerika'nın da aradığı bir El-Kaideliyi yakaladık. Kimse bilmiyor şu anda.” diye konuştu.

TÜRKİYE KARARLILIK ORTAYA KOYDU

Daha sona yapılan Zeytin Dalı Harekâtı’nda bugünkü reaksiyonların büyük bir bölümünün o günde olduğunu anlatan Soylu, “Dünya kamuoyundan, 'Burada ne işiniz var' diyenler, eleştirenler oldu. Türkiye o zamanda bir kararlılık ortaya koydu. Bu sefer hem kendi sınırını tehdit eden hem de oradaki demografiyi değiştirmek için çalışın PKK ve PYD'ye de sessiz kalmadı.” ifadelerini kullandı.

“30 BİN TIRLIK TAKVİYE VAR”

Bakan Soylu,  Barış Pınarı Harekâtının, Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanından daha büyük bir harekât olduğunu ifade etti. 30 binlik takviyenin olduğunu açıklayan Bakan Soylu, “Bunu, sonucu itibariyle göreceğiz, kapsamı itibariyle bu söylenebilir. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı’na göre bize göre avantaj ve dezavantajları var. Avantajları olarak biz o günden insan kaynağı ve teknolojik olarak ve mühimmat bakımından çok daha iyiyiz. İstihbari açıdan da çok daha iyiyiz, bu avantajı. Dezavantajı koskoca 30 bin tırlık bir takviye var. Stratejik müttefiklerimizin takviyeleri var. Bu da bilançonun bir başka tarafı olarak nitelendirilebilir. Bu konudaki hazırlıklar çok uzun süredir yürütülmektedir. Biz o bölgede köy köy, aşiret aşiret, mahalle mahalle kimin nerede olduğunu çok uzun zamandır bilen ve bugün de bu bilgileri güncelleme kabiliyetine sahibiz. Bu da bizim açımızdan önemli bir avantaj. Bu harekât başlamadan önce Avrupa bu harekâtın olabileceğini düşünerek,yıllardır PYD ve PKK ile olan ilişkilerini de gözardı etmeden birkaç tezviratı ortaya koydu. Perde gerisindeki olay olarak bunun da değerlendirilmesi lazım. Söylediği şey şu, 'Türkiye buranın demokratik yapısını değiştirmeye çalışıyor' Bütün bunların tamamı Türkiye'yi bu harekâttan vazgeçirmeye yönelik veya bu harekâtın bir meşruiyetini sorgulamaya yönelik açıklamalar. Bizim ortaya koyduğumuz bu sınır ötesi harekât, hem uluslararası alanda bir meşruiyet sağlıyor. NATO Genel Sekreteri çok net bir açıklama yaptı, 'bu meşrudur' dedi. Türkiye'nin çok uzun süredir çektiği acılar var. Bölgenin çektiği sıkıntılar maliyetler var. Bu maliyetlerin sebebi bu hattın oluşturulmasına yönelikti. Biz harekâtlar başlamadan 25-30 kilometre oradaydık.” diye konuştu.

“TEMEL HEDEF SURİYE'NİN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ”

Barış Pınarı Harekâtı’nın hedefine dikkati çeken Soylu sözlerini şöyle sürdürdü: "Bize harekât başladığı andan itibaren aşiretlerden bilgiler geliyor. 'Sizinle beraberiz' diyorlar. Burada Türkiye uzun zamandır ilk kez bu fırsatı ele geçirdi. Biz PKK terör örgütü ile büyüdük. Bizden sonraki nesiller de mi bununla yaşayacak? Bu harekâtın temel hedefi ilk olarak Suriye'nin toprak bütünlüğüdür. Bu harekâtın temel hedefi, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı ve bizim etrafımızdaki sınırlarımızın ve coğrafyamızın karşı karşıya kaldığı terörü tasfiye etmektir. Biz kasti hiçbir şey yapmıyoruz. Dünyada hiçbir ülke bizim gibi kaçak göçle mücadele edemez. Kendi ülkesindeki insanlara da bu kadar iyi davranamaz. 400 bin kaçak göçmen yakalamışız şu ana kadar. Kimseye kıyak olsun diye yapılan bir harekât değil bu.” dedi.

“TÜRKİYE BU İŞ İÇİN GÖZÜNÜ KARARTTI”

Türkiye’nin bu iş için gözünü kararttığını ortaya koyan Bakan Soylu, “Türkiye bunu yapmak zorunda. Eğer bunu yapmazsak bizden sonra gelecek nesiller buradan daha büyük bir belayla karşı karşıya kalacak. Dün daha PKK terör örgütü içimizdeydi. Bugün tam da alt koridorumuzda devlet kurmak istiyorlar. Toprağı belli. Uluslararası toplumun bir kısmı, müttefiklerimiz tarafından destekleniyor. 'PKK' dediler tutmadı. 'PYD' dediler tutmadı. 'SDG' dediler. Her gün yeni bir kılıf, yeni bir elbise buna giydirmeye çalışıyorlar. Bunun en önemli ayağı, stratejik ayağı belki çok bağlamında bulmayacaksınız ama Fırat Kalkanı bölgesine girmekle başladı. Çok stratejik ve çok doğru bir adım. Tarih kitaplarında savaşlarımızı ve attığımız adımları okuyoruz ya bunu okurken Fırat Kalkanı Harekâtı’nı tam da böyle görecekler. Hem devlet, tarih ve coğrafya aklıyla hareket etti ve iyi bir şuurla oraya girdi, uluslararası meşruiyetini aldı hem de ardından oradaki terör koridorunun önemli bir bölümüne..." değerlendirmesinde bulundu. Soylu, Türkiye'nin emperyalist bir zihniyetle hareket etmediğini aktararak, "Fetih zihniyetiyle burayı almadık. Hayatın aynı şekilde devam etmesini sağlayabilecek bir unsur oluşturduk." dedi.

“BÖLGEDEKİ TERÖRİST SAYISI 15 BİN CİVARINDA”

İçişleri Bakanı Soylu, bundan 1,5-2 yıl evvel PYD ve PKK'nın bu bölgedeki gücünün 50, 60 ve 65 bine kadar, bir büyüteç koyularak sürekli büyütülmeye çalışıldığını belirterek, "Bölgede zorla PKK'ya alınanlar dâhil olmak üzere 15 bin civarında. Suriye, Kuzey Irak, Afrin, bütün hattın tamamı. Türkiye topraklarındaki varlığı 500'lü rakamlara düştü. Yaklaşık bundan 3 yıl evvel 2 bin 500-2 bin 700 civarındaydı. Bu yılbaşı itibarıyla 720-800 civarındaydı. Şu anda 600'ün altında, 500'lü rakamlarda. En son eylül ayı itibarıyla 587'ydi. Net biliyoruz. Türkiye'de de dünyada da PKK yatırımcıları var. Bunlar mümkün olduğunca bunu şişirmeye çalışıyorlar." bilgisini paylaştı.

 Haber:  Gültekin SADIKOĞLU 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108