STK’lar Sera Gölü’nde inisiyatif alıyor

Trabzon’un önemli turizm merkezlerinden Sera Gölü’nde başlayan betonlaşmaya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “dur” demesinin ardından sivil toplum kuruluşları da gereken neyse yapacaklarını açıkladı. Karayolları Bölge Müdürlüğünün yol genişletme amacıyla ve üstelik Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulundan onay alarak göle perde beton yapması, geçtiğimiz günlerde gölü ziyaret eden Bakan Soylu’nun dikkatini çekti.

Soylu Sera Gölü Tabiat Parkı'nda incelemelerde bulunurken perde beton çalışmasının Sera Gölü'nü bitirdiğini gözlemleyerek inşaatının durdurulup en kısa sürede gerekenin yapılması talimatını verdi. İnşaat durdurulurken bundan sonra ne olacağı sorusu gündeme geldi. Kamuoyu, Sera Gölü kenarının eski hâline dönüp dönmeyeceği ya da bu süreçten sonra nasıl bir yol izleneceği konusunu merak ederken sivil toplum kuruluşları üzerlerine düşeni yerine getirmeye hazır olduklarını belirtti.

Daha önceki açıklamalarında sivil toplum kuruluşlarının kenti yönetebilecek iradeye sahip olduğunun altını çizen Bakan Soylu’nun bu yaklaşımı STK’ları yeniden harekete geçirdi. Özellikle son dönemde kente kazandırılan Yatırım Adası’nın sivil toplum kuruluşlarının öncülüğüyle elde edilmesinin yanı sıra STK’ların Şana’daki “dal cık”a da imza atması Sera Gölü’ndeki icraatların ne olacağını sorguladı.

ELBETTE GERİ DÖNDÜRÜLEBİLİR

Trabzon Kent Konseyi Başkanı ve İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Mustafa Yaylalı Sera Gölü’ndeki bozulmanın geri döndürülebilir olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Tabiat parklarında çok hassas davranmak gerekir. Tüm proje aşamalarını kentin tüm dinamikleriyle paylaşmak lâzım. Böyle bir eksik tarafımız var maalesef. Sera Gölü yeşilin gölle buluştuğu bir alandı. Şimdi açıkça duvar inşaatı oldu. O alanın hiçbir şekilde havuza dönüşmesi kabul edilebilir değildir. Duvar görüntüsü verecek her şeyden geri durmak lâzım. Bir şekilde yeniden yeşilin göle ulaştığı bir yapıya döndürmek gerekiyor orayı. Bu alanda peyzaj düzenlemesi yapılabilir. Her proje her aşamada geri döndürülebilir diye düşünüyorum. Geri döndürülemez demek meslekî olarak kendimizi inkâr olur.”

KENT ADINA ONUR DUYARIZ

Sera Gölü’nün yeniden düzenlenmesi adına üstlerine düşen görevi yerine getirmeye hazır olduklarını kaydeden Yaylalı “Trabzon’daki mühendis ve mimar odalarımız Türkiye’nin hiçbir yerinde olmadığı kadar kent için proje üreten meslek kuruluşlarıdır. Bundan kentin yararlanması gerekiyor. Tamamen kent sevgisiyle yola çıkarak tüm meslek kuruluşlarımız ciddi fedakârlıklar yapıyor kent için. Bu anlamda bizim de müdahil olmamız beklentisi olduğunu hissedersek hiç tereddütsüz bu arkadaşlarımızın tamamı görev üstlenirler ve tekrar orada gereken katkıyı veririz. Bundan da kent adına onur duyarız.” biçiminde konuştu.

KEŞKE BAKAN BEKLENMESEYDİ

Trabzon Mimarlar Odası Başkanı Gürol Ustaömeroğlu Uzungöl’de yapılan yanlışların Sera Gölü’nde yapıldığını belirterek “Bu uygulamalar Sera’yı göl olmaktan çıkarıp havuz olma yolunda atılan adımdır. Yapılan şey cinayettir. Bu oradaki yapılaşmanın bir adımı gibidir. Bir yere betonarmeyi soktuğunuzda arkasından yapılaşma gelir. Sayın Bakan’ın olaya müdahalesi son derece yerindedir ve doğrudur. Keşke idarî makamlarımızın hepsi de Sayın Bakan’ın müdahalesini beklemeseydi.” ifadelerini kullandı.

SİVİL İNİSİYATİF DEVREYE GİRSİN

Sera Gölü’ndeki durumu henüz incelemediğini söyleyen Ustaömeroğlu şöyle devam etti: “Yapılaşmanın nereye kadar geldiğini henüz tam olarak bilmiyorum. Yanlışın neresinden dönülürse kârdır. Bu mantıkla hareket edilirse olayın yüzde 50’si çözülmüş demektir. Birçok şey düzelir. Tabiatın bir intikamı olmasın yeter ki insan eliyle yapılan her şey düzelir. Önemli olan yetkililerin olaya el koyması için cumhurbaşkanını, başbakanı, bakanı beklememesidir. Biz her türlü katkıyı vermeye hazırız. Mimarlık adı altında orada ne yapılacaksa biz oraya gider raporumuzu yazarız. Tüm katkımızı veririz. Biz her konuda imarla ilgili atılan her adımda Mimarlar Odasının düşüncesinin sorulmasını da isteriz. Katkı sağlamak istiyoruz. Sivil inisiyatifin kullanılmasını istiyoruz.”

GERİ DÖNMEZ AMA REHABİLİTE EDİLEBİLİR

Trabzon Doğal ve Tarihi Değerleri Koruma Derneği Başkanı ve Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Coşkun Erüz, Sera Gölü’ndeki durumun geri döndürülemeyeceğini ancak rehabilite edilebileceğini vurgulayarak şunları kaydetti: “Sera Gölü bu mantıkla Uzungölleşiyor. Yola ihtiyacımız var, tesis yapmamız gerekiyor mantığıyla Sera Gölü havuza dönüşüyor. Bakan Bey durdurdu ama şu anda doğa bozulduktan sonra geriye dönmek mümkün değil. Doğayı geri getiremezsiniz. Betondan kaynaklı kimyasallar göldeki ekosistemi, canlı varlıkları etkiledi. Betonu oradan kaldırdığınızda o yamaç ve ağaçlar geri mi gelecek? Hayır. O alanı rehabilite etmek adına, en azından görüntüyü ortadan kaldırmak adına bir şeyler yapılmalı. Kaldırılanların geri gelme şansı yok. Bunun yerine peyzaj mimarlığının ölçütlerine uygun düzenleme yapılmalı.”

KADEMELİ OLARAK GEÇİŞ YAPILMALIDIR

“Güzel bir duvar yaparak yapacağınız şey göl değildir, havuzdur.” diyen Erüz “Doğal gölde doğanın ağaçları, suyu, bitkileri, su bitkileri, küçük organizmalar, ağaçlarda yuvan yapan kuşlar vardır. Yürüme yolları, peyzajlar yoktur. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey göremezsiniz. Aşırı bir yoğun trafik varsa orası tünelle geçilemez miydi? Bunu neden uzmanlarına başvurmadan yaptılar. Burası ekosisteme duyarlı bir şekilde yapılabilirdi. Bu dakikadan sonra yapılması gereken elbette o ucube duvarı orada bırakmak değildir. Kademeli olarak doğal dokuya uygun geçiş yapılmalıdır. Gösterilen projelere göre yapılmamalıdır. Göl dokusunun yeşillendirilmesi gerekir. Duvar algısının ortadan kaldırılması gerekir. Vadinin tamamı planlanmalıdır. Bu konuda bize düşen görev neyse biz yapmaya hazırız.” sözlerini dile getirdi.

Berkant PARLAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.