"Spor en önemli ve birleştirici unsurumuzdur"

"Esas itibariyle tedbirler ön görülü bir şekilde ilgili maçlardan önce, ilgili müsabakalardan önce alınması gerekir. Spor cenahının da bu konuda maçların refleksi konusunda ortak bir çalışma yapmaları doğru olandır"

"İstisna oluşturduğumuz andan itibaren, kuralları değiştiriyoruz demektir. Oysa hiçbirimizin genel olarak bir değerlendirme yapılmadan, bu konuda ortak bir karar verilmeden kuralı istisnaen değiştirme hakkına sahip olmadığımızı ifade etmek istiyoruz"

"20 bin, 30 bin, 40 bin kişinin olduğu bir müsabaka esnasında 'bunun da şöyle olması gerekebilir' dediğimiz andan itibaren bunu önleyemeyeceğimizi ve bu konuda zora düşeceğimizi de bilmenizi isteriz"

"Özellikle maçlara otobüslerle, bazen ifade edeyim takım otobüsleriyle, bazen oradaki bir takım güvenlik görevlilerimiz sayesinde, bazen oradaki stadın içerisinde çalışanlar sayesinde oraya girmesi yasak olan bir çok unsurun girdiğini görüyoruz"

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Esas itibariyle tedbirler ön görülü bir şekilde ilgili maçlardan önce, ilgili müsabakalardan önce alınması gerekir. Spor cenahının da bu konuda maçların refleksi konusunda ortak bir çalışma yapmaları doğru olandır." dedi.

Soylu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın katılımıyla Trabzon Valiliği B Toplantı Salonu'nda organize edilen Spor Müsabakaları Güvenlik Tedbirleri Toplantısında yaptığı konuşmada, müsabakalara ilişkin ilgililerin öngörülü olmaları gerektiğini ifade etti.

Özellikle maç esnasında valiler ve kolluk kuvvetleri açısından alınabilecek tedbirlerin kısıtlı tedbirler olduğunu belirten Soylu, şöyle devam etti:

"Bunu son iki, üç maçta bizatihi kendim müşahade ettiğim için bir tecrübeyle size söylüyorum çünkü yaklaşık 10 bin, 20 bin, 30 bin, 40 binlik taraftar grubundan ve bunların toplumsal olarak bir takım meselelere göstermiş olduğu reaksiyonlardan hareket ederek bunu söylüyorum. Esas itibariyle tedbirler ön görülü bir şekilde ilgili maçlardan önce, ilgili müsabakalardan önce alınması gereken tedbirlerdir. Spor cenahının da bu konuda maçların refleksi konusunda ortak bir çalışma yapmaları doğru olandır."

Soylu, vali, emniyet müdürü ve jandarma komutanının bu konuda spora çok yakın olamayabileceğini vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bunu bir iş olarak görebilir ama burada meseleyi takip edecek arkadaşlar daha ziyade spor cenahındaki arkadaşlardır. O maçların tansiyonları, oradaki seyirciler bir de ben özellikle valilerimizden de çok rica ediyorum yani sporu orada bir seyir haline döndürebilmek, centilmen hale döndürebilmek sizinde temel görevlerinizden bir tanesidir. Şu önemli, bazen her şehrin kendi adına kabulleri var ama bu kabuller daha doğrusu taraftar grupları var, bu taraftar gruplarının kendi adlarına oluşturdukları iklimler var. Bu iklimleri siz kendi şehirlerinizde kabul edilebilir görebilirsiniz ama bunlar maalesef ifade etmek isterim ki müsabakanın içerisinde o kadar istenmeyen görüntülere sebebiyet teşkil ediyor ki bunu hem yönetmek hem de bu şehirden diğer taraflara vereceğimiz görüntünün maliyetini yüklenmek durumunda kalıyoruz. İstisna oluşturduğumuz andan itibaren, kuralları değiştiriyoruz demektir. Oysa hiçbirimizin genel olarak bir değerlendirme yapılmadan, bu konuda ortak bir karar verilmeden kuralı istisnaen değiştirme hakkına sahip olmadığımızı ifade etmek istiyoruz."

"Burada boşluk kalabilecek hiçbir nokta söz konusu değil"

Bakan Soylu, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu belirterek, şunları ifade etti:

"Burası bir kurallar sistemi ve biz bu kurallar sistemi içerisinde bunu devam ettirmek zorundayız, 20 bin, 30 bin, 40 bin kişinin olduğu bir müsabaka esnasında 'bunun da şöyle olması gerekebilir' dediğimiz andan itibaren bunu önleyemeyeceğimizi ve bu konuda zora düşeceğimizi de bilmenizi isteriz. Özellikle maçlara otobüslerle, bazen ifade edeyim takım otobüsleriyle, bazen oradaki bir takım güvenlik görevlilerimiz sayesinde, bazen oradaki stadın içerisinde çalışanlar sayesinde oraya girmesi yasak olan bir çok unsurun girdiğini görüyoruz. Kıymetli valilerimize, emniyet müdürlerimize, jandarma komutanlarımıza, özellikle kolluk görevlilerimize bu bizim sorumluluğumuzda bir meseledir yani girdiği andan itibaren 'efendim sahanın içi özel güvenlik görevlileri, sahanın dışı şöyle bir tedbirdi.' gibi bir mazerete sığınmak bu olayın sorumluluğunu bizden almaz. Onun için bu konuda hep birlikte sporu da spor yapabilme alanını bırakarak yani sporun da kendi adına spor yapabilme alanı var, bu alana da tam anlamıyla o rahatlığı, o genişliği en iyi şekilde ortaya koyarak orada sadece seyre gelen, kendi takımını desteklemeye gelen ailesi ile çocuklarıyla hafta sonu bundan bir keyif almaya çalışan, hafta içerisindeki yorgunluğunu orada bırakmayı, bir taraftan deşarj olmayı, bir taraftan ortak bir duyguyu orada yaşamayı gerçekleştiren, sağlamaya çalışan seyircilerimizin de hakkını korumak bizim en temel sorumluluğumuzdur ve bu konuda 6222 çok açık."

Soylu, 6222 sayılı yasayı bir kez daha gözden geçirdiğine işaret etti. Soylu, "Acaba nerede bir eksik var da hangi eksikten bir boşluk doğuyor diye... Burada boşluk kalabilecek hiçbir nokta söz konusu değil." dedi.

Özellikle bunu Eskişehir-Göztepe maçında yaşadıklarına değinen Soylu, şu görüşlere yer verdi:

"Yani olaylar cereyan ettikten sonra 'acaba hangi ilden buraya jandarma ve kolluk kuvveti, polis takviye ederiz.' diye düşündük ama o bizim de eksikliğimiz. Biz bunu, olaylar olmadan evvel tertibatını almak durumundayız çünkü takdir edersiniz ki yani bütün illeri 20 bin, 30 bin kişilik bir maça göre kolluk kuvvetlerini konuşlandırmış değiliz yani böyle bir şey söz konusu değil, bir takım takviyeler söz konusu olabilir. Arkadaşlarımız bu konuda çalışıyorlar, özellikle önemli maçlarda neler yapılabilir, hangi takviyeler kullanılabilir. Şöyle bir eksiğimizin de olduğunu görüyoruz, bu konuda kendi kolluk kuvvetlerimizin de bu konuyu iyi şekilde kavrayabilecek, bu konuda eğitim almış kolluk kuvvetleri birimlerimize de ihtiyacımız var yani orada bizim bir eksiğimiz olduğunu söylemiyor değilim, orada da bizim bir eksiğimiz var çünkü içerinin ambiyansı ve psikolojisi farklı. Bu psikolojiyi anlayacak ve bu psikolojiyi iyi yönetebilecek bir sürece ihtiyaç var. Bunu da inşallah bugünkü toplantılar ve yarın yine sizlerin başkanlığında gerçekleştirilecek toplantılarda değerlendireceğiz."

"Spor en önemli ve birleştirici unsurumuzdur"

Bakan Soylu, 2017-2018 spor sezonunun bütün branşlarda hem ülke hem millet hem de spor camiası için hayırlara vesile olmasını temenni etti.

Soylu, "Amacımız gençlerimizi, insanlarımızı kötü alışkanlıklarıyla bezemeye çalışan ve bunu onlara bir bulaşıcı hastalık gibi, bir salgın gibi iletmeye çalışan grupların önüne elbetteki eğitimle, kültürümüzle, gelenek ve göreneklerimizle geçtiğimiz gibi sporla da bunu sağlayabilmek. Çünkü spor en önemli ve birleştirici unsurumuzdur, bir kardeşlik bayrağı ve centilmenlik bayrağı, fair play bayrağı dalgalandırır. Bu bizim için sadece kendi kardeşliğimizin değil, aslında insanlığın ortak dilidir ve bugün belirlenmiş bir dil değildir. Olimpiyatlardan başlayan ve kendi adına, kendi sürecini oluşturan bir dildir." ifadesini kullandı.

Valilerin zaman zaman görevlerini diğer ilgililere devredebildiklerini anımsatan Soylu, "Bu doğrudur ama bunun önemli olanı var, önemli olmayanı var. Bunları özellikle gerçekleştirmek lazım." diye konuştu.

Soylu, Spor Güvenlik Kurulu Toplantılarının vali yardımcıları başkanlığında gerçekleştirildiğini belirterek, valilerin de bu toplantılara katılmalarını, bunun gelişmeler hakkında bilgi sahibi olunması ve alınacak tedbirlerin değerlendirilmesi açısından da önemli olduğunu bildirdi.

Toplantıya Vali Yücel Yavuz, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan, İl Jandarma Komutanı Albay Halil Şen, İl Emniyet Müdürü Ahmet Hakan Arıkan, İl Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürü Birdal Öztürk katıldı.

Toplantıya video konferans sistemiyle Gençlik ve Spor Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı üst düzey yöneticilerin yanı sıra Jandarma Genel Komutanı, Emniyet Genel Müdürü ve 81 ilin valisi katıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner28