NELER OLMUŞ NELER!..



 

Trabzonspor’un sezon başındaki transfer fiyaskolarının scout ekibinin tecrübesizliğinden kaynaklandığını ifade eden Başkan Usta, “Tecrübesiz oldukları için başarısız oldular. Castillo, Durica, Bero ve Onazi transferlerini ben; İbanez, Suk ve Ramil transferlerini o günkü transferden sorumlu arkadaşlar yapmıştı” dedi


Rodallega’yı sezon başında transfer etmek istediklerini de dile getiren Usta, transferden sorumlu olan arkadaşların buna engel olduğunu belirtti. Usta, Aatıf transferinde de oyuncu ile anlaştıklarını ancak Aziz Yıldırım’ın “Ya hemen Trabzon’a gitsin, ya da alt yapıya gönderirim’ şeklinde açıklamasının bu transferi engellediğini söyledi


Trabzonspor’da neler olmuş neler!.. Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta, sezon başından beri merak edilen birçok konuda Trabzonhaber.com.tr haber sitesine açıklamalarda bulundu. Başkan Usta,  Nevzat Aydın’dan, izleme komitesine; alt yapıdan, yapılan transferlerin ayrıntısına;  yönetim bütünlüğünden, Ahmet Çubukçu’ya kadar merak edilen tüm konulara açıklamalar getirdi. Usta’nın o açıklamaları:
 TECRÜBESİZDİLER
“Göreve ilk geldiğimizde yükümüz çok ağırdı. Bunu bildiğim için arkadaşlar arasında görev paylaşımı yaptık. İlk günler ben de işin özellikle ekonomik tarafına baktım. Futbol işlerini devrettiğim arkadaşlar(teknik)  aslında iyi niyetliydiler. Bundan hiç şüphem olmadı. Ama tecrübesiz olduklarından, başarılı olamadılar. Sahada tehlikeli noktaya doğru gittiğimizi görünce, mecburen işleyişte bazı değişiklikler yaptık. Sezon başında bile birçok transferi başkan olarak ben yapmak zorunda kaldım.”
4’ÜNÜ DE BEN ALDIM
“Castillo, Durica, Bero ve Onazi konusunda tüm transferleri ben bitirdim. O günkü transferden sorumlu olan arkadaşlar ise İbanez, Suk ve Ramil’i almışlardı. Sezon iyice yaklaşınca, baktım olacak gibi değil hemen transfere el atıp adını verdiğim oyuncuların transferlerini bitirdim.  Bizzat bu 4 oyuncunun transferini kendim gerçekleştirdim. Özellikle Castillo konusunda yönetimdeki bazı arkadaşlar, büyük paralara risk almamamız gerektiği konusunda bana ‘almayalım başkanım’ diye direttiler. Çünkü UEFA’ya verdiğimiz mali tablo sözü vardı. Fakat her şeye rağmen,  ‘ben bu riske gireceğim’ dedim ve bu oyuncunun transferini bizzat kendim bitirdim.” 
ÇOK ÇİLE ÇEKTİK  
“Devre arası transferleri zaten söylememe gerek yok. Tümünde başkan olarak ben ilgilendim. Zaten arkadaşların görevlerini değiştirmiştik. Alınan oyuncuların hepsini Ersun hoca izledi. Hatta birçoğuna beraber gittik, kimsenin haberi bile olmadı. Şu bir gerçek; siz mali açıdan ne yaparsanız yapın. Sahada sonuç gelmiyorsa tüm gayretleriniz beyhude! O nedenle iyi bir takım için çok uğraştık. Çok çileler çektik. Seneye direk katkı yapacak, kenarda oturmayacak 3 veya 4 transfer yapıp, şampiyonluğa oynamak niyetindeyiz. Önümüz açık görünüyor.”  
YETKİ ÇUBUKÇU’DA
“Ahmet Çubukçu, Trabzon’da Ersun Yanal’la her konuda birebir görüşen ve bu konuda tek yetkili olan arkadaşımdır. Ahmet Bey, son derece düzgün, kişiliğine inandığım bir arkadaşım. İnsanlarla diyaloğu da mükemmel. Takımın ahenk yakalamasında ve teknik heyetin sorunlarının çözümünde inanılmaz katkısı var bu arkadaşımızın.” 
AATIF ÖZÜR DİLEDİ
“Bu transferi böyle gerçekleştirdik. Aslında şunu hemen açıklayayım. Biz Aatıf’la anlaşmıştık. Çocuk bize söz de vermişti. Fakat Aziz beyin menajerine ‘Ya hemen Trabzon’a gitsin, ya da alt yapıya gönderirim’ şeklinde ani çıkış yapmasını gurur meselesi edip, ‘Gitmiyorum. İsterseniz beni bu ülkeden de gönderin’ demiş! Sonra beni arayıp, özür diledi. Yani gelmeme sebebi bizimle alakalı değildi.” 
HUGO’YU İSTEMEDİLER
“Rodallega’yı sezon başında aslında alıyorduk. Hem oyuncunun kendisiyle hem de kulübüyle geçen yıl temmuz ayında anlaşmıştık. Fakat bizim yönetimde bulunan ve transfer işlerinde yetkili kıldığımız arkadaşlar,  bu transfer konusunda da karşı çıktılar. Bu oyuncuyu almamamız için bana baskı yaptılar. Bu yüzden sezon başında transfer gerçekleşmedi. Transfer işlerindeki arkadaşların yetkilerini aldıktan sonra ise ben,  tekrar bu transfer için devre arasına doğru oyuncunun menajeri ve kendisiyle yeniden görüştüm. Fakat menajeri bu defa, bu transfere onay vermedi. Çünkü 4 ay sonra oyuncu boşa çıkacak ve menajer de doğal olarak, imza parası adı altında daha fazla kazanabilecekti. Uzun uğraşlar sonucunda bu transferi gerçekleştirdik.”
ALTYAPIDA DEVRİM OLACAK
“Benim için olmazsa olmaz dediğim altyapıdır. Trabzonspor’un gerçeği de altyapıdır. Mühim olan öteden beriden transfer yapmak değil, altyapıdan bir şeyler çıkarabilmektir. Fazla gideri olmayan bir çok branşı da içine katmak gerekir.  İleride Akyazı’nın etrafında yapılacak bütün çim sahaları altyapıya bağlayacağız. Altyapı derken, benim nezdimde altyapı, sadece kulübün altyapısı değildir. Altyapı Trabzon amatörünü de işin içine katmak ve Trabzon’da sokak aralarına inmektir. Sokak aralarına inmek işin püf noktasıdır. Zaten ASKF ile ortak bazı  planlar yapıyoruz. Göreceksiniz, alt yapı için birkaç yıl sonra önemli devrimler yapmış olacağız”

 

OLCAY’DA TEREDDÜT VARDI
“Olcay Şahan konusunda, hocamızın ilk başta bazı tedirginlikleri vardı. Ama ben bu transferde ısrarcı oldum. Sonra hocamız Beşiktaş’ın kampında oyuncuyu yakın takibe aldırdı. Oyuncunun futbol yeteneklerinin dışında, esprili ve sevilen yapısıyla takım içinde çok iyi ağabeylik yapabileceğine ve böyle bir oyuncuya ihtiyacımız olduğuna hocamız da inandı. Sonra bana ‘Aatıf’ı istemiyorum. Olcay’ı alalım’ dedi.”
 

1461 ne işe yaramış?
“1461 Trabzon’un küme düşmesi çok fazla abartılmamalı. Bazı bilinmeyen şeyler var. Bunları söyleyip kafaları da çok fazla karıştırmak istemiyorum. Sadece şu kadarını söyleyeyim. Bir baktım ki 1461 Trabzon için 50 milyon(trilyon) para gitmiş. Ve yine baktım ki 50 trilyon bize külfeti olan takımdan, bugüne kadar bir tane futbolcu A takıma kazandırılmamış! O zaman 1461 Trabzon ne işe yaramış oldu? Birileri ‘ben 1461 Trabzon kulübünün başkanıyım, yöneticisiyim’ diye hava atsın diye mi, bu kulübü ayakta tutmak zorundaydık? Böyle saçma şey olmaz. Belki şuan tepkiler olabilir ama ileride her şeyin kulüp menfaati ve hayrına olduğunu herkes görecek.”

Yönetim 5 kişiden oluşmalı
“Bütün spor kulüpleri 3-4 kişilik yöneticilerle idare ediliyor. Trabzonspor’un tarihine de baktığımızda 2-3,  bilemediniz 4 kişilik bir çekirdek yönetici kadrosu görüyoruz. Her dönem öyle olmuş. Aynı şekilde bugün dahi İstanbul kulüplerinin 3-3 buçuk kişiyle yönetildiğini bizzat biliyorum. O nedenle şahsi kanaatim, bir kulüp için 15 kişilik yönetimler bile çok fazla! Yönetim en fazla 5 kişi olmalı. Geri kalan işler, profesyonel kadrolarla halledilmeli. Çok yönetici olması, ‘çok icraat’ anlamına gelmiyor. Daha çok hizipleşme ve kargaşa yaşanıyor. İsmini vermeyeyim ama İstanbul kulüplerinden birinin başkanı bana aynı şeyleri söylüyor. O başkanı dinlediğimde, bizim onlara göre daha iyi olduğumuzu görüyorum”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108