Kudüs namusumuzdur


 

Sayın Ömer Topaloğlu, 24 Haziran’da Türkiye bir seçime gidiyor. Kritik bir süreç... Bu sürecin önünde İsrail’in yaptığı bir katliam var. AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanı bunu “soykırım” olarak yorumladı. Önce İsrail hadisesini, ardından 24 Haziran’ı konuşalım.

Tabii hepimiz son derece üzüntülüyüz. Özellikle Filistin işgalinin 70. yıl dönümünde benzer bir vahşet ortaya konarak 62 kardeşimiz şehit edildi. Binlerce yaralımız var. Cenabıhak şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza şifa versin. Katil İsrail devleti ve onun destekçisi Amerika vahim tabloyla dünya sahnesine çıktı. Maalesef dünya bu işe seyirci kaldı. Biz bu devlet terörünü, katliamı kınıyoruz. Tek tesellimiz Türkiye’nin başında bulunan Sayın Cumhurbaşkanı’mız, iktidarımız dünyaya örnek olacak şekilde Filistinli kardeşlerimizin yanında durmasıdır. Kudüs bizim namusumuzdur. Bu zamana kadar hep böyle oldu. Kıyamete kadar da böyle olacak. Filistinli kardeşlerimizin yanında olacağız. İsrail’in zulmü yanına kâr kalmayacak ve İsrail tarihin tozlu sayfalarında yerini alacaktır diye ümit ediyorum.

Gençlik yıllarımızdan beri İsrail’le ilgili dua ve beddualar söyleyegeldik. Ama İsrail güçlenerek ve katliamlarını sürdürerek süreci devam ettiriyor. Orta Doğu’da halkı Müslüman olan devletlerin önemli bir kesimi de İsrail’le yakınlaşmayı önemsiyor. Bizim dualarımızın pek karşılığı yok mu acaba?

İsrail fiilî duadan anlar, güçten anlar. Onun için İslâm ülkelerinin güçlenmesi, bir arada olması gerekir. Maalesef bu, bugüne kadar sağlanamadığı gibi son günlerde daha perişan hâldedir. Ama elhamdülillah Türkiye’de 16 yıldır bir iktidar var. Sürekli güçleniyor. Hem ekonomide hem savuna sanayisinde dünya devletleri arasında hak ettiği yeri alacak ve bu zulümlere sessiz kalmayacak. O günleri de birlikte göreceğiz. Duanın bir vakti vardır. İnşallah o vakit de gelecek.

Ekonomimiz 10 bin dolarda çakıldı kaldı. İsrail’le, Amerika’yla, Avrupa’yla kavga ederek ekonomik anlamda yol alamıyoruz. 80 milyonluk ülke... Biraz daha itidalli olmamız gerekmez mi?

2010 yılında kişi başına düşen millî gelirde 10 bin dolara ulaşmamızda elbette ki bir aşamaydı. Ondan sonra Türkiye’ye yapılan operasyonlarla bu rakam burada çakıldı kaldı. Ama bizim için her şey maddiyat değildir. Kudüs’ün, Filistin’in bizim açımızdan çok önemli bir yeri vardır. Tarihe baktığımızda devletimiz zorda olduğu bir dönemde o zamanın Siyonistleri Abdülhamit Han’a bütün borçlarının karşılığında Filistin’den toprak talep etmişti. Abdülhamit Han geri çevirmişti. Türkiye de aynı duruşu sergiliyor. Bundan dolayı da son derece memnunuz. Her şey paradan ibaret değildir.

Türk halkı size göre “10 bin dolar değil, 5 bin dolar gayrisafi millî hasılayla yaşayayım ama Filistin halkı özgür yaşasın” der mi?

Bu zamana kadar söylemiştir. Bunu rahatlıkla ifade edebilirim. Çünkü Kudüs’ün özgürlüğü Ankara’nın özgürlüğünden geçer. Kudüs demek Ankara demektir, İstanbul demektir, Türkiye demektir. Biz esaret altında yaşamaya alışkın bir millet değiliz. Yoksulluğa göğüs gereriz ama esareti kabul edemeyiz.

24 Haziran’ın önemi nedir diğer seçimlere göre?

24 Haziran’da inşallah Türkiye’de yargı bağımsızlığının, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tam olarak hayata geçeceği bir seçim dönemini yaşayacağız.  Yargının, yürütmenin, yasamanın tam olarak birbirinden ayrıldığı dönemi yaşayacağız. Türkiye ilk defa prangalarından, bürokratik oligarşiden kurtulduğu daha seri karar alabilen bir döneme girecektir diye düşünüyorum. Bu seçimin çok iyi anlatılması gerekir kanaatindeyim. Milletimiz hâlâ durumun tam olarak farkında değil. Burada cumhurbaşkanına ayrı oy kullanılacak. Meclis ve yasama için ayrı kullanılacak. Mutlaka güçlü bir yargı ve yürütmenin ortaya çıkması için güçlü bir yasamaya ihtiyaç var. Dolayısıyla hem cumhurbaşkanlığı seçimi değerlidir hem de güçlü meclis için AK Partinin alacağı oy önemlidir. Şu yanılgıya düşmememiz gerekmektedir: “Ben Cumhurbaşkanı’na karşı görevimi yapıyorum ama milletvekilliğinde tercihimi farklı kullanacağım.” Çok tehlikeli sonuçlar doğuracak, hatta cumhurbaşkanımızı tek başına ilk turda seçmemize rağmen güçsüz meclisle kolu kanadı kırık bir şekilde yalnız bırakmış oluruz. Bu da Türkiye’yi geçmişte yaşadığı örneklere götürür diye düşünüyorum.

Teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ediyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner37