KENDİNİ ORTAYA KOYDU


 

‘‘Beni Güçsüz Bırakmayın’

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu Trabzon’un Beşikdüzü ve Of ilçelerinde açık hava mitingleri düzenledi. Kalabalık kitlelere konuşan Soylu, terörle mücadelede toplumsal destek istedi. Referandumda Trabzon’dan çıkacak kararın yürütülen mücadele açısında da önemli olduğunu kaydeden Soylu, “Teröre karşı verdiği mücadelede sizden destek istiyorum. Beni güçsüz bırakmayın.” dedi.

Her Oy Bizi Daha Güçlü Kılacak

BEŞİKDÜZÜ’NÜN ardından Of’a geçen Bakan Soylu, Of’un bugüne kadar kendisine verdiği desteği hatırlatarak, “Bana bugüne kadar en yüksek desteği verdiniz. Bu uşağunuz sizden bir kez daha destek istiyor. 16 Nisan’da attığınız her oyla bu uşağunuza sahip çıkacaksınız. Şunu biliniz ki her oy bizi daha güçlü, kararlı ve kuvvetli yapacaktır. Bu büyük mücadelede bizi güçsüz bırakmayın.” dedi.

Trabzon’dan 4. Kez Patnos’a Gitti

CUMHURBAŞKANI ve Başbakan’ın talimatıyla Türkiye’nin her köşesine gittiğini kaydeden Soylu üç kez gittiği Patnos’a hareket etti. Soylu, “Bu akşam yine memleketimizin önemli yerlerinden bir tanesine, Ağrı Patnos'a gideceğim. Ben Patnos'a hangi gün gittiğimi biliyorum. 6-7 Ekim'den bir gün önce Patnos'taydım, bundan üç ay önce de Patnos'taydım.” dedi.

İÇİŞLERİ Bakanı Süleyman Soylu, "Tarumar ettiğimiz sığınaklardan elimize geçen yepyeni silahların, kanasların, roketatarların, tanksavarların hangi ülkelerden geldiğini, PYD üzerinden PKK'ya nasıl intikal ettiğini biz bilmiyor muyuz? Yüzlerine çarpıyoruz ama nerede ondan alınacak yüz, nerede?" dedi.

Soylu, Beşikdüzü ilçesinde düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, bugün terörle mücadelenin arkasında kaya gibi duran bir millet ve hükûmet olduğunu belirterek, "Bugün terörle mücadelenin arkasında kaya gibi duran ve talimatlarıyla beraber, 'Bu terörü bitireceksiniz.' diyen bir Cumhurbaşkanı var. Bu mücadeleyi iç güvenlikle yürüten bizleriz ama bu kararlılıkla beraber yürütüyoruz." ifadesini kullandı.

Zayıf hükûmetlerle beraber terörle mücadelenin yürümeyeceğini vurgulayan Soylu, "Terör fırsat kollar, terör zayıflık kollar, terör bir vücudun güçsüzleşmesini kollar. Bu terör örgütleri zaten batı hormonlu değil mi? Hepimiz bilmiyor muyuz? Tarumar ettiğimiz sığınaklardan elimize geçen yepyeni silahların, kanasların, roketatarların, tanksavarların hangi ülkelerden geldiğini, PYD üzerinden PKK'ya nasıl intikal ettiğini biz bilmiyor muyuz? Yüzlerine çarpıyoruz ama nerede ondan alınacak yüz, nerede?" diye konuştu.

Soylu, hükûmetin, Meclisin güçsüz olması durumunda yaşanabilecekleri şöyle anlattı: "Böyle bir durumda terörle mücadelede Avrupa sizi rahat bırakır mı zannediyorsunuz? Bırakmaz, bırakmayacak da. Bize dediler ki: 'Geri kabul anlaşması yapalım, size vize serbestisi verelim.' Biz sözümüzü yerine getirdik, geri kabul anlaşması yaptık onlarla. Vize serbestisi için onlar söz verdiler, yerine getirmediler, son dakikada önümüze bir madde çıkardılar, dediler ki: 'Kabul edeceğiz, vatandaşlarınıza vize vereceğiz ama bir tek madde istiyoruz sizden.' Dedikleri madde ne biliyor musunuz? 'Terörle Mücadele Kanunu’nu değiştireceksiniz.' Aslında bize Türkçe şunu ifade etmeye çalışıyorlar, Avrupa bize diyor ki: 'PKK'yı Türkiye'ye ortak edin, Güneydoğu'yu PKK yönetsin, ondan sonra Vize Kanunu’nu biz serbest bırakalım.' Biz senin vizeni de başına çalarız, PKK'yı da başına çalarız. Elbette bu anlayışla Avrupa'nın yapacağı açık ve nettir. Avrupa şunu gerçekleştirecek, Türkiye'yi tekrar güçsüzleştirmek için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Orta Doğu'da, batı ile doğu arasında güçlü bir Türkiye istemiyor. Tarihini, milletini, yaşlısını, gencini, ezanını bilen bir büyük millet istemiyor. Onun istediği bellidir, elinde maşa gibi kullanabileceği bir Türkiye istiyor, bir ileri karakol istiyor."

TÜRKİYE'NİN ÖNÜNDE

TARİHİ BİR KARAR VAR

Süleyman Soylu, Türkiye'nin önünde tarihi bir karar olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kardeşiniz, Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ve Başbakan’ımızın talimatıyla bu referandumda da Türkiye'nin her köşesine gitti. Bu akşam yine memleketimizin önemli yerlerinden bir tanesine, Ağrı Patnos'a gideceğim. Ben Patnos'a hangi gün gittiğimi biliyorum. 6-7 Ekim'den bir gün önce Patnos'taydım, bundan üç ay önce de Patnos'taydım. Orada sözde özerklik ilan ettikleri gün de Patnos'taydım. Buralarda insanlarımıza neler yaptıklarını biliyorum, ne ortaya koyduklarını biliyorum. Eğer bu mücadelede zayıf düşerseniz, birisi çıkar şu lafı söyler, ağzından çıkanı kulağı duymaz, bu medeniyetin nasıl bir medeniyet olduğunu, bu milletin bin yıldır bu topraklarda nasıl birliktelik içerisinde olduğunu, aynı kıbleye namaz kıldığını, aynı musalla taşından uğurlandığını ve esas dünyanın öteki dünya olduğunu bilmez, bilmediği için sadece bu dünyaya âşık ve bu dünyaya sadık olarak kaldıkları için çok kolay kullanılabilirler. 'Arkamda ne var? YPG var, PYD var, PKK var.' Öyle mi? Devlet güçlü olursa, devletin iradesi tam olursa ne yapar biliyor musunuz? Arkasını nereye dayamış? PKK'ya, PYD'ye, YPG'ye dayamış, şimdi biz ona dört tane duvar verdik, istediği duvara dayasın sırtını."

Türkiye'nin çok büyük sıkıntılardan, badirelerden geçtiğini anımsatan Soylu, MHP ile birlikte olduklarını ve milletin önüne geldiklerini söyledi. Soylu, milletin takdirinin başlarının üzerine olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: "Ama Kılıçdaroğlu kimle birlikte oldu, kimle beraber bugün kampanya yürütüyor? Kılıçdaroğlu'nun savunduğu cephede kim var? CHP'li kardeşlerime soruyorum, biz şuradaki kardeşleriniz ve milletvekilleriniz size Murat Karayılan'dan daha mı uzağız? Elinizi vicdanınıza koyun, bugün evlatlarımızın Gabar Dağı'nda, Cudi Dağı'nda, Tunceli'de Kudu Deresi'nde… Ben her gün şuralarında (kalbini göstererek) sancı yaşayan bir kardeşinizim. Bir operasyona çıktığı zaman bizim evlatlarımız Allah'a hepimiz dua ediyoruz. Ben dua ediyorum, Jandarma Genel Komutanımız dua ediyor, komutanlarımız dua ediyor, bir mağaraya girdiği zaman bizim bir evladımız, 'İlk kurşunu biz yemeyelim.' diye. Eğer ilk kurşunu yediysek bilesiniz ki gözümüz yaşlanıyor ama ilk kurşunu yemediysek o köpeklerin hakkından geliyoruz hem de onları orada etkisiz hâle getiriyoruz. Biz bu mücadeleyi bu anlayışla beraber gerçekleştiriyoruz. Allah şahittir, her an o evlatlarımızın tırnağına zarar gelmemesi için dua ediyoruz. Bizi onlardan daha kötü gören, sizi bu düşünceye iten nedir ben bunu anlamaya çalışıyorum."

BİZ MİLLİYİZ, YERLİYİZ,

BU ÜLKENİN EVLATLARIYIZ

Bakan Soylu, 300 yıldır bugünü beklediklerinin altını çizerek şunları söyledi: "Biz çok adamlar gördük, namluyu görünce tornistan geri kaçan adamlar gördük. Biz çok adamlar gördük, darbenin düdüğünü duyunca hazır ola geçen adamlar gördük ama biz bir adam daha gördük 15 yıldır, milletinin menfaati olunca bir adım geri atmayan bir adam gördük. Biz kendi milletine hakaret edilmeye çalışılınca dünyanın en prestijli koltuklarını bırakıp oradan kalkan ve 'one minute' diyen bir adam gördük. Biz bir adam gördük tam 15 yıldan beri bu milleti yukarıdan aşağıya bastırmak isteyenlere karşı onlara müsaade etmeyen, tahammül etmeyen, bu milletin itibarını ayakta tutan bir adam gördük. Biz bir adam gördük, 15 Temmuz gecesi F-16'lar havada iken kendisinin canına kastedilmişken o uçağına binip, uçağının İstanbul'a inip inmeyeceğini bilmediği halde kendini Allah'a teslim eden ve kendini milletine adayan bir adam gördük, adı Recep Tayyip Erdoğan."

"Biz milliyiz, yerliyiz, bu ülkenin evlatlarıyız." diyen Soylu, "Biz bu ülkenin menfaati dışında hiçbir şeye ama hiçbir şeye bakamayız. Sayın Kılıçdaroğlu lafı gelince söylüyor, diyor ki 'Darbe olursa tankın üzerine bineceğim. Tankın önüne geçeceğim.' Darbe girişimi oldu bu ülkede, 15 Temmuz'da havaalanından kontrollü bir şekilde kaçtı, kontrollü kaçak olarak. Kolay mı tankın önüne çıkmak için cesaret lazım, iman lazım, vatan sevgisi lazım, millet sevdası lazım, Allah'a teslimiyet lazım." açıklamasında bulundu.

YENİ SİSTEM İSTİKRAR ÜRETECEK

MHP ile ortak bir metinde artık bu sistemin darbeler, kriz, hükûmetsizlik üretmemesi için bir araya geldiklerini dile getiren Soylu, bu süreçte yaşananları anlattı ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür etti. Türkiye'de 7 Haziran seçiminin ardından yaşananlara değinen Soylu, şunları kaydetti: "Yeni sistem istikrar üretecek, millî iradeyi, demokrasiyi egemen kılacak. Milleti merkeze oturtacak, millet karar verecek, değişim üretecek, çatışma değil, kavga değil, uzlaşma üretecek çünkü herkes yüzde 50'yi almak isteyecek. Herkes milletin kapısına gelecek, kimse kimseyi beğenmemezlik etmeyecek, herkes millete müracaat edecek ve millet merkez olacak. Yeni sistem topyekûn kalkınma üretecek. Genciyle kadınıyla işçisiyle esnafıyla dünya ile rekabet edecek. Boş laf üretmeyecek artık iş üretecek. İş üretenin ortaya çıktığı bir sistem olacak. Mecliste gördüğünüz bazı manzaralar tamamen ortadan kalkacak ve istemediğiniz arzu etmediğiniz hükümet kavgaları tamamen ortadan kalkacak. Meclis kanun yapacak, milletle hükümet arasında köprü olacak. Meclis hükümeti denetleyecek ve Türkiye değişime büyük adımlar atacak. Türkiye yeni sistemde gençlerimizle dinamizm üretecek. Her seçim sonrası hükümet tartışmalarının olduğu değil, pazartesi iş başının yapıldığı bir Türkiye getirecek."

Soylu, yeni sistemin bu memlekette belki de insanları en çok sıkan, üzen olaylardan birisini daha bertaraf edeceğini belirterek, "Hep bu ülkede biz sahada kazandık, masada kaybettik. Yeni sistem hem sahada kazanacağımız hem masada kazanacağımız güçlü, kudretli, özgür ve zengin bir Türkiye oluşturacak." dedi.

BUNLARIN YARGISINI

TASFİYE ETMELİYİZ

Soylu, Türkiye'nin bugün 2023'ü, 2053'ü, 2071'i hesap ettiğine dikkati çekerek, "Altay tankını, şehir hastanelerini yapan Türkiye bir taraftan Atak helikopterlerini yapıyor. Merak etmeyin, Türkiye kendi arabasını da yapacak, kendi uçağını da yapacak, hiç merak etmeyin, kişi başına gelir seviyesi 25 bin dolara çıkacak ama bu sistemde bizi mahkum etmeye çalışıyorlar, bizi yatalak hasta yapmaya çalışıyorlar, ayağa kalkmamızı istemiyorlar ve bu sistemde ayaklarımıza pranga bağlamak istiyorlar. 16 Nisan'da biz bu prangayı çözmek istiyoruz. 16 Nisan'da geleceğe güçlü adımlarla gitmek istiyoruz." dedi. Gençleri sistemin içine dâhil etmek istediklerini belirten Soylu, "Dün başörtülülerimizi koymak istemiyorlardı. Herkesin sorumluluk aldığı bir Türkiye istiyoruz ancak dünya ile böyle rekabet edebiliriz. Gençlerimizin de sorumluluk aldığı, herkesin ama herkesin sorumluluk aldığı bir Türkiye, herkesin işine zamanında başladığı, herkesin bu ülkenin üzerinde oynanan oyunlardan haberdar olduğu bir Türkiye istiyoruz." diye konuştu.

Soylu, "Bunların yargısını tasfiye etmeliyiz." ifadesini kullanarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Bunların yargısı bizim bir Başbakanımızı aldı, bunların bir yargısı bu ülkede başörtülüleri ömür boyu hapse mahkûm etti, haklı olanın değil güçlü olanın yanında oldu. Bunların yargısı bu ülkede 80 sonrası darbeyi meşrulaştırmak için sağdan ve soldan gençlerin yaşlarını büyüterek astırdı. Bunların yargısı Menderes'e yaptığının aynısını Tayyip Erdoğan'a yapmak için darbe yaptı. Bunların yargısı gününü bekler, zayıf anınızı bekler. Güçlüden, medyadan yana, sermayeden yana olur. Biz milletin yargısını istiyoruz. Biz milletin yanında olan bir yargı istiyoruz."                           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89