Kahraman, “Trabzon’un fethi 15 Ağustos 1461’dir. Başka tarihler verenler var ama ben inceledim tarih budur. Rumi ve Miladi takvim arasında 13 gün var. 15, 13 daha 28, 28 Ağustos 1461, Fatih’in Trabzon’u fethettiği tarihtir." dedi

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "Medeniyetimizi yeniden ihya etmek için ilim ipine sarılmalıyız. Manevi ve millî değerlerimizi bir kenara itmeden medeniyetimizi yeniden inşa etmeye çalışmalıyız." dedi. Kahraman, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Senatosu tarafından kendisine "Kamu Hukuku Anabilim Dalında Fahri Doktora Unvanı" verilmesi dolayısıyla KTÜ Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen törene katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende KTÜ Senatosunun fahri doktora kararı ve Kahraman’ın özgeçmişi okundu. KTÜ Rektörü Prof. Dr. Süleyman Baykal, Kahraman’a cübbe giydirdi ve doktora diplomasını verdi.Kahraman, kendisini fahri doktoraya layık gören Rektör Prof. Dr. Baykal ve Üniversite Senatosu üyelerine teşekkür etti.

TARİHİMİZE SAHİP ÇIKMAK DURUMUNDAYIZ

Kahraman, törenin ardından gerçekleştirilen "15 Temmuz ve Millî İrade" konulu konferansta yaptığı konuşmada, tarihteki önemli şahsiyetleri yâd etti, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemindeki eğitim sistemi hakkındaki görüşlerini aktardı. Bölge tarihi ve bölgede yetişen önemli şahsiyetlerle ilgili bilgi paylaşan Kahraman, "Şehrimizi, köyümüzü, evimizi, akrabamızı, memleketimizi seveceğiz; milliyetçilik budur. Milliyetçilik 'Dolikosefal mısın, brakisefal mısın, kafa çapın nedir?' değil. Kültür manasında milliyetçiliktir. Ülkesini, memleketini, doğduğu yeri, ailesini sevmektir ve bu hepimiz için lüzumlu bir hadisedir." ifadesini kullandı. Kahraman, Kanunu Sultan Süleyman’ın yaptığı büyük ve önemli işlere dikkati çekerek, "Ne yazık ki bir dizide hareme hapsedilmiş Süleyman’ı görüyoruz. Öyle değil, at üstünde ömrü geçmiş bir insan. Neden Kanuni? Çok kanun çıkardığı için mi? Hayır. Yaptığı her işlemi kanuna uygun yaptığı için." dedi. Osmanlı’nın hükmettiği coğrafyayı anlatan Kahraman, "Bakmayın şimdi Meriç Nehri ile Ağrı Dağı arasında sıkıştık. 15 Temmuz bu sıkıştırdıkları toprağı daha da sıkmak hattâ bu devleti yok etmek için yapılmış bir hareketti." ifadesini kullandı. Kahraman, kurtuluş günlerini kabul etmeyen bir insan olduğuna işaret ederek, "Ne demek kurtuluş? Kurtulduk yani biz esirdik Allah Allah. Ben rahatsızlandım tedavi oldum iyileştim, iyileştiğim günü mü kutlayacağım? Hastalık gününü mü kutlayacağım? Fetihler kutlanır. Trabzon’un fethi 15 Ağustos 1461’dir. Başka tarihler verenler var ama ben inceledim tarih budur. Rumi ve Miladi takvim arasında 13 gün var. 15, 13 daha 28, 28 Ağustos 1461, Fatih’in Trabzon’u fethettiği tarihtir." görüşüne yer verdi. Fatih Sultan Mehmet’in de çok önemli bir şahsiyet olduğunu aktaran Kahraman, "Sistem değişikliğinde yeni gelen ekibin eskiyi methetmesi biraz tuhaf kaçar ama artık Cumhuriyet yerleşti. Tekrar hanedana dönmek, padişahlığa dönmek asla akıldan geçmez. Dolayısıyla tarihimizi iyi bilerek, tarihî şahsiyetlerimizi iyi değerlendirmemiz lazım. Bu bakımdan tarihimize sahip çıkmak durumundayız." dedi. TBMM Başkanı Kahraman, bölgede Cumhuriyet döneminde yetişmiş şahsiyetleri de rahmetle anarak bu kişilerin rahmetli olmadan önce tanınıp sevilmesini istedi.

ÜNİVERSİTELER BİLGİ VE DÜŞÜNCE ÜRETİM YERİ

Üniversitelerin bilgi ve düşünce üretim yerleri olduğunu belirten Kahraman, şöyle devam etti: "Yerel ve günlük kaygı ve problemlerden bir derece uzak, kavga ve gürültüye karışmayan, hadiselere bilimsel açıdan bakan insanların toplandığı ideolojiler üstü bir öğretimin yapıldığı mekânlardır üniversiteler. Böyle olmalıdır, böyle olmaktadır. Daha da ileride inşallah öyle olacaktır. Üniversiteler meslekî eğitim kuruluşları değildir. İdeolojiyi aşılama, tek tip insan yetiştirme yeri hiç değildir. Hazır müfredat verilip sabitlenecek bir yer de değildir. İdeolojiler üstü üniversitelerde öğretim olmalıdır. Eğitim değil, öğretim. Eğitim askerlikte olur. Beden eğitimi spor salonunda olur. Üniversitelere olabildiğince özgün araştırma imkânı tanınmalıdır. Fikirler, akademik yapının temelidir ve tehdit altında olmamalıdır. Güvenlik ve özgürlük ortamında serbestçe tartışılmalıdır. Ne yazık ki kafanın içindeki fikirler değil, kıyafetle uğraşılan dönemler yaşadık. Kılık kıyafete karışmak ve müdahale etmek ilkellikti. Bundan kurtulduk elhamdülillah." Kahraman, gelişmiş Türkiye’nin gelişiminin üniversitelerle olabileceğini aktararak, "Biz epey zaman geri bırakıldık. Üniversiteye gereken önem verilmedi." diye konuştu. Türkiye’deki üniversitelerin kuruluş sürecine ilişkin bilgi paylaşan Kahraman, "1960 darbesine maruz kaldığımızda Türkiye'mizde sadece 7 üniversite vardı. Bugün ise 185 üniversitemiz var. Bunlardan 58’i İstanbul’da, 18’i Ankara’dadır. Bugün üniversitesi olmayan herhangi bir ilimiz kalmadı." ifadesini kullandı.

TARİH BİR DENİZ FENERİDİR

Kahraman, dünya tarihinde devletlerin ilime bakış açısını da çeşitli örneklerle anlatarak, Moğolların Bağdat’ta söndürdüğü ilim ışığını İslam dünyasında Osmanlı Devleti’nin yeniden yaktığını bildirdi. İstanbul’da Süleymaniye isimli bir üniversitenin kurulmasını temenni eden Kahraman, "Şimdi ne diyorsunuz, madem temenni ediyorsun niye isim vermiyorsunuz değil mi? Vereceğiz inşallah." diye konuştu.

Kahraman, herkese tarihe büyük ilgi duymalarını tavsiye ederek, "Tarih bir deniz feneridir. Geçmişi anlarsınız, geleceği tahmin edersiniz ve günü değerlendirirsiniz. Tarih elzemdir. Bugün tarih ilmi çok önemlidir." ifadesini kullandı.

İlimin medeniyete açılan kapı olduğuna değinen Kahraman, ilme sırtını dönenin medeniyete sırtını dönmüş olacağını vurguladı.

TÜRKİYE DARBEYE UĞRAMAMALI, DARBE OLMAMALI

Kahraman, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını, "Abdestimi aldım ve doğru Meclisi açmaya gittim, herhangi bir teklif veya telkin olmadan. Kendi irademle çünkü fırtınalarda gemiyi fareler terk eder kaptanlar değil." diye anlattı. Meclisi açtıktan sonra siyasi partilerle kurduğu teması ve sonrasında yaşanan gelişmeleri paylaşan Kahraman, "Ay yıldız altında birleştik. Bizi illa felaketler mi birleştirecek? Bir elin parmakları var değil mi? Ama hepsi birbirine bağlı. Beraber yan yana gelecek ve yumruk olacak. O akşam bu oldu." ifadesini kullandı. Kahraman, Türkiye'de darbe olmamasını isteyerek şunları aktardı: "Anayasa değişikliği bunu sağladı evelallah. İnanıyorum ki bundan sonra Türkiye'de darbe olmayacak, istikrar olacak. Seçildi mi bir hükûmet, seçildi. Geldi mi iktidara evet, bir dahaki seçime kadar yok düşürmek, gensoru, aşağıya indirmek, koalisyon olmayacak. Bu güzel, doğru bir gelişmedir. Şimdi Avrupa bize diyor ki 'Sakın ha değiştirmeyin, bu sistem sizin için iyi.' Bizi ne kadar seviyorlar Yarabbim. Bizim için iyiyi istiyorlar. 'Evet' kampanyasına 'Hayır' dediler, 'Hayır' kampanyasına da 'Evet' dediler, tutumlarını biliyorsunuz. Dış senarist rejisörlerden, devletlerden gelenler, bana geçmiş olsuna geliyorlar. 'Bir darbe atlattınız, çok üzgünüz.' diyorlar ama sonunu tamamlamıyorlar, sonunu biliyoruz, '40 yıllık emeğimizi boşa çıkardınız.' Çok emek verdiler. Bir geri zekâlı, bir haini kullandılar, hep bir araya geldiler müthiş güçlü bir hazırlık yaptılar ama Cenabıhak en büyük hesap sahibi ve biz bir vartayı atlattık. Bunu atlattık şimdi de çok fazla kızıyorlar, kızmaya devam edecekler biz de ilerlemeye devam edeceğiz."

80 MİLYON O GÜN TATİLDEYİZ, EVCİLİK OYNUYORUZ

Gençlere çeşitli tavsiyelerde bulunan Kahraman, "Bu vesileyle 23 Nisan’da bir tablo oluştu onu anlatmak istiyorum. 23 Nisan’da Türkiye’de mevki sahipleri kalkarlar yerlerini ilkokul çocuklarına bırakırlar. 80 milyon o gün tatildeyiz, evcilik oynuyoruz. Çocuklara bir gün ayırmak doğrudur ama kalkıp bir valinin, bir bakanın yerini terk et, elinde ece ajandası 'Ne emredersiniz?' demesi dünyanın hiçbir ülkesinde yok. O günün anılması lazım, öyle bir gün lazım ama o merasim şekli değişmeli." dedi.

Kahraman, gençlere kendileri gibi olmalarını tavsiye ederek, "Kendimiz olacağız, benliğimize güveneceğiz, ne diyorsak o olacak, ne deniyorsa onu yapmayacağız. İstedikleri kadar karşı dursunlar, vize vermeyeceklermiş Allah Allah... Biz, biz olacağız." ifadesini kullandı. Programa, Vali Vekili Necmettin Yalınalp, AK Parti Trabzon milletvekilleri Muhammet Balta ve Adnan Günnar, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Öte yandan programın yapıldığı salonun dışında bir grup öğrenci, Kahraman’ın üniversiteye ziyaretini slogan atarak protesto etti. Özel güvenlik görevlileri ve polisler, grubu olay yerinden uzaklaştırdı.

Gültekin SADIKOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.