Gelecek aylarda farklı sonuç bekleniyor

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör operasyonlarına ilişkin, "Şunu çok net söyleyeyim: Önümüzdeki aylarda biraz daha bu konuda operasyonlarımız hem yoğunlaşacak hem de bu operasyonlarda farklı neticeler de olabilecek." dedi.

Ramazan Bayramı vesilesiyle halk bayramlaşması, Trabzon Büyükşehir Belediyesinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun katılımıyla gerçekleştirildi.

Bakan Soylu buradaki konuşmasında, bombalı saldırı hazırlığındaki 5 teröristin yakalandığını hatırlatarak, "Kahraman arkadaşlarımız, Hatay’a intikal etmeye çalışan 5 DEAŞ’lı teröristin üzerine atlayarak onları etkisiz hâle getirdiler. Bu şu demektir; 'Sen milletimize bir şey yapma. Üzerine atlayarak onu etkisiz hâle getireyim, benim canıma ne olursa olsun.' Bu üstün düşünce ve üstün bir anlayıştır." ifadesini kullandı. BÜTÜN ARKADAŞLARIMIZ DİKKATLE VE YÜKSEK MORALLE GÖREVİNİN BAŞINDADIR

Dün de Van'da kenti karıştırmak isteyen 2 teröristin etkisiz hâle getirildiğini söyleyen Soylu, "Bütün arkadaşlarımız, güvenlik kuvvetlerimiz her biri en üst seviyede bir dikkatle ve yüksek moralle görevinin başındadır. Bu konuda milletimiz hangi kararlılık içindeyse, gerek komutanlarımız, gerek emniyet müdürlerimiz, gerek canparelerimiz, gerek güvenlik korucularımız her birisi aynı kararlılık içindedir." diye konuştu.

"Tarihin en fırsatı yüksek dönemi içinde bulunmaktayız." diyen Soylu, şöyle devam etti: "Hatırlarsınız, konuşmalarımda 'Son 300 yılın en güçlü dönemindeyiz.' dediğimde, ses Pensilvanya’dan geldi. Oradaki ahlaksız, bana hakaret ederek ve yukarıdan aşağıya ağza alınmayacak kelimeleri orada değerlendirerek, hain kimliğini bir kez daha ortaya koydu. İstekleri bu ülkenin güçlü olması değildir. İstekleri bu ülkenin ve bu milletin teslimiyetidir. Bu millet teslim olmadı, inşallah teslim de olmayacak. Yapılacak çok şeyler var. Göç politikamızdan, istihdam ve iş politikamıza kadar her birimizin elinde bir fırsat var. İş adamlarımızın, bürokratlarımızın, memurumuzun, işçimizin, toprağı verimli biçimde biçmek, ekmek durumunda olan çiftimizin 'daha iyisini üreteyim, daha kalitelisini üreteyim, gelen turiste daha iyi hizmet edeyim' diyen insanımızın, öğretmenlerimizin, akademisyenlerimizin, bilim adamlarımızın, herkesin… Topyekûn bir seferberliğin, kalkınma, büyüme seferberliğinin ve topyekûn demokrasi seferberliğinin bugün tam da mihengi noktasındayız."

GELECEĞE DAHA HIZLI VE EMİN ADIMLARLA KOŞMAK İSTİYORUZ

Soylu, milletin 16 Nisan'da bir karar verdiğini anımsatarak şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu kararın şekli çok açık, artık 5 yılda yapacağımız işleri 2-2,5 yıl içinde yapmak istiyoruz. Zamandan, insan kaynağından tasarruf etmek istiyoruz ve aslında geleceğe daha hızlı ve emin adımlarla koşmak istiyoruz. Verimliliğimizi artırmak istiyoruz. Bu seferberliği 81 milyon başlattığımız, ortaya koyduğumuz andan itibaren bilmenizi istiyorum ki önümüze dağlar dayanmaz, bu kadar açık ve nettir. Dağların dayanmadığını, sadakatle memlekete bağlılığını ortaya koyan evlatlarımızın o mücadelelerinden görüyoruz."

OPERASYONLARIMIZ YOĞUNLAŞACAK

Türkiye'nin, tarihinin en önemli terör mücadelesini verdiğini belirten Soylu, "Şunu çok net söyleyeyim: Önümüzdeki aylarda biraz daha bu konuda operasyonlarımız hem yoğunlaşacak hem de bu operasyonlarda farklı neticeler de olabilecek. Şehirlerdeydiler tasfiye ettik, şehirlerin yakınlarındaki köylerdeydiler tasfiye ettik ve sınırlarımızdan içeri girmelerini engelleyebilmek için Suriye sınırı ve İran sınırı başta olmak üzere duvarlar gerçekleştiriyoruz. Suriye sınırının önemli bir bölümünü duvarlarla kapattık ve teknolojik birtakım katma değerlerle de besleyeceğiz ve oraları emin bir hâle getireceğiz. Aynısını İran sınırımızda da ihale ettik ve yapılmaya, şimdi mayınlar temizlenmeye başlandı." dedi.

"On yıllardır kullandıkları dağlardaki en üst bölgelerdeki mağaradalar ve bütün Türkiye’ye aslında Güneydoğu’ya ve Doğu’ya ve Amanos’a evlatlarımız her tarafa yayılmış durumdalar, tüm alana yayılmış durumdayız." ifadesini kullanan Soylu, şunları kaydetti: "Onların etkinliklerini azaltabilmek için her yerde onları köşeye sıkıştıran, her yerde hareket kabiliyetlerini azaltmaya çalışan, milletimizin huzurunu ve sükûnunu temin etmeye çalışan ve onları toplu yaşam merkezlerinden uzaklaştırmaya çalışan bir stratejiyi uyguluyoruz. Şu ana kadar elhamdülillah bu doğru bir şekilde gitti, artı üstüne de teknolojik kabiliyetimizi en üst noktaya taşıyarak bunu gerçekleştiriyoruz. İnsansız hava uçakları, dronlar, insanlı keşif uçakları ve tüm kabiliyetlerimizle birlikte bunu sağlamaya çalışıyoruz. Havadan, yerden her noktadan sıkıştırmayla terör örgütünü sınırlarımızın dışına itmeye çalışıyoruz. Bu, bütün güvenlik güçlerimizin azami gayretiyle ve milletimizin büyük desteğiyle beraber gerçekleşmektedir."

Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın terörle mücadeleye verdikleri öneme ilişkin de şunları söyledi: "En önemli yapılan unsurlardan bir tanesi de Sayın Cumhurbaşkanı’mızın ve Sayın Başbakan’ımızın talimatlarını verdikleri, stratejilerini oluşturdukları, konseptini kurdukları terörün riskli olduğu, neşet ettiği yerlerde terörü etkisiz hâle getirebilmek ve bunun için de El-Bab’dı, Cerablus'tu, Azez'di ve inşallah önümüzdeki günlerde başka alanlarda, oralarda etkinliği kurmak. Bu bize saldırmadan, bize medeniyetimize, milletimizin birliğine, devletimizin gücüne ve kuvvetine saldırmadan gereğini yerine getirme aklıdır ve anlayışıdır. Bunu da inşallah gerçekleştireceğiz. Elbette ki terör örgütü ve ona talimat verenler bu cennet coğrafyanın kendi istediği gibi yürümesini istemeyeceklerdir ama takatleri tükenmektedir."

"PYD’yi, bir terör örgütünü Suriye’de kendi ortağı gibi gösterip onun üzerinden yine PKK’nın Suriye kolu olan PYD’den PKK’ya yeni nesil silahlar aktarıldığını biliyoruz ve bu yeni nesil silahlarla milletimizin canını acıtmak istediklerini de biliyoruz." ifadesini kullanan Soylu, şöyle dedi: "Bize dost gibi görünenler, aynı masanın etrafında olduğumuz zaman demokrasiden, barıştan, evrensel hukuktan bahsedenlerin aslında bu samimiyetlerinin ne olduğunu şu ortaya çıkan tablo net bir şekilde bize göstermektedir. Bunların da üstesinden geleceğimizi ve bunları da mağlup edeceğimizi söylemek istiyorum."

Türkiye'de bir yıl önce 15 Temmuz'un yaşandığını anımsatan Soylu, "Türkiye’de devletimizin içini boşaltmaya çalışan, onu hareketsiz ve karar veremeyen bir hâle getirmeye çalışan bir üst aklın hizmetinde ve onun içinde temsilciliğini yapmaya çalışan, bir taraftan devletimizin istihbarat dâhil karar verme mekanizmalarımızı etkileyen bütün kurumlarını niteliksiz, yeteneksiz ve reflekssiz hâle getirmeye çalışan, millet ve devlet kavramından bizi ayırmaya çalışan ve aynı zamanda milletimizi özgüvenden yoksun hâle getirmeye çalışan, milletimizin temel değerlerini eritmeye ve milletimizin temel değerlerini başkalaştırmaya çalışan, bizim bir arada olma unsurlarımızın en önemlisi olarak nitelendirdiğimiz dinimizi başkalaştırmaya çalışan, onu farklı bir şekilde birilerinin arzu ettiği ve istediği gibi yapmaya çalışan velhasıl burada kendi benliğimizi, millî kimliğimizi bize unutturmaya çalışan bir FETÖ belası ile karşı karşıya kaldığımız aşikâr." değerlendirmesinde bulundu.

FETÖ'NÜN DARBE GİRİŞİMİ SADECE BİR İŞGAL GİRİŞİMİ DEĞİLDİ

FETÖ'nün darbe girişiminin sadece bir işgal girişimi olmadığını vurgulayan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şu çok açık ve net, 15 Temmuz’da ortaya konulan bu hadise, sadece bu toprakları bir işgal girişimi değildi. Bin yıllık devlet aklımızla, bin yıldır bu topraklardaki millet beraberliğimizi ve bu milletin dini İslam ile buluştuğu günden itibaren ortaya koymuş olduğu o büyük sadakati, millet olma kimliğimizi ortadan kaldırmaya yönelikti. Biz bunu çok daha önceleri de gördük. Osmanlı’yı bitap duruma düşürenler, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni de yine bitap duruma düşürmek için büyük bir çaba ortaya koydular ama Allah’a şükürler olsun, toplumumuzun her kesiminden insanlarımızla birliğimizin ve beraberliğimizin ne olduğunu ve aslında millet olma kimliğimizi, devlet olma aklımızı ve medeniyetin birikimlerini öyle kolay kolay bırakmayacağımızı, tam da 15 Temmuz’un bize yeni bir akıl üflediğini ve bununla beraber geleceğe yolculuk ettiğimizi gösteriyoruz."

Bayram namazını Çukurca’da kıldığını dile getiren Soylu, "Bir adım ötesi, başka ülkelerin toprakları. İşte millet olma aklımızı orada görüyoruz. Bir dağın etrafında bir üs bölgesi jandarmamız orada, bir dağın etrafında başka bir üs bölgesi polisimiz orada, bir dağın etrafında başka üs bölgesi Kara Kuvvetlerindeki askerlerimiz, evlatlarımız orada. Hastane beş yıldızlı, doktorlar keza öyle yani 780 bin kilometrekarenin her santimetrekaresine bu anlayışı getiren ve bugüne kadar da adaletten ve hakkaniyetten ayrılmayan bir süreci orada görüyoruz." dedi.

Soylu, bayram namazını kıldıkları caminin 680 yıl önce inşa edildiğine dikkati çekerek, "Az önce de söylediğim gibi, 'Bu topraklar ve bu millet nevzuhur bir millet değildir.' ifadem aslında burada yatmaktadır. Oradaki evlatlarımızın, vatandaşlarımızın, askerlerimizin, polislerimizin, jandarmalarımızın, güvenlik korucularımızın her birisinin o büyük sadakatini görüyoruz. Bu bir millet olma aklıdır, bu kendimize sahip çıkma aklıdır. Orada tam 30 yıldır yapılan ve çıkılan operasyonların dışında kalınmayan ve eksi 35, 40 derece soğuklarda bir binbaşımızı da şehit verdiğimiz, yaklaşık 90 gündür operasyon yapılan İkiyaka Dağları'na gittik. Ay yıldızlı bayrağın her yere görkemli bir şekilde yakıştığını gördüm de en çok yakıştığını gördüğüm yer o büyüklüğüyle nazlı nazlı dalgalanmasıyla ve görkemiyle beraber İkiyaka Dağları'nın tepesiydi." ifadelerini kullandı.

Buraya ulaşımın sadece helikopterle sağlanabildiğine dikkati çeken Soylu, şunları kaydetti: "Geçen sene terör örgütünün üs olarak kullandığı bir alanı şimdi bizim aslanlarımız, canparelerimiz bu devletin hâkimiyet noktası olarak tescil ettiler. Biz 80 milyon nüfusuz. Bu nüfusun her bir bireyi bu fırsatı ve bu dönemi iyi yönetmelidir. Millet tarihimizde de devlet tarihimizde de çok önemli bir fırsat önümüzde durmaktadır ya sıçrayarak yükseleceğiz ya da biraz önce bahsettiğim FETÖ’nün başaramadığı, başka örgütlerin ve unsurların başaramadığı anlayışlara durarak teslim olacağız. Önümüzdeki karar noktası budur. İkincisine uzağız, birincisine yakınız."

Soylu, Türkiye'nin önündeki fırsatı her açıdan iyi değerlendirmesi gerektiğine işaret ederek, "Bu da yıllarca dost bildiğimiz ülkelerin arabalarını değil, kendi arabalarımızın satın alınmasının kuyruğunda olan bir millet demektir. İşsizliğimizi yüzde 3-3,5-4’ler seviyelerine çekmek, ihracatımızı 500 milyar dolar seviyesine getirmek, dünyanın 100 üniversitesi içinde bir elimin parmaklarından fazla üniversitenin yerini alması demektir. Yetiştirdiğimiz gençlerin, bütün dünya tarafından imrenilerek 'Acaba bize gelir de katkılarını sunar mı?' diyerek bekleşmelerini sağlamaktır." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin şimdi bu fırsatları değerlendirme noktasında olduğuna dikkati çeken Soylu, "Biz kişi başına gelir seviyesinde 700 dolarları, hattâ 25, 30 dolarları görmüş bir coğrafyayız. Oradan 11 bin dolarlara geldik. İnanıyorum ki bugün çok daha güçlüyüz, çok daha kuvvetliyiz ve bugün çok daha büyük bir anlayışımız var." diye konuştu. Soylu, Türkiye'nin çok önemli bir fırsata daha sahip olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Türkiye'nin sahip olduğu en önemli fırsatı liderimizdir. Bu çok açık ve nettir. Bir yıl önce Başbakanlığa, Cumhurbaşkanlığına başlamış bir lidere sahip değiliz. Coğrafyayı bilen, dünyayı bilen, o masaların etrafında defalarca muhataplarıyla beraber oturan, her türlü riske karşı milletinin bir gram hakkını kimseye vermemek için bazen bizim de anlayamadığımız ama nihayeti gördüğümüzde haklılık verdiğimiz sonuçları millet adına ortaya koyan bir anlayışın sahibi. Bazen, bazı meselelerdeki ısrarını, bazı meselelerdeki sabrını ve bazı meselelerdeki o geniş bakışını bizim de anlayamadığımız ve bugün memleketimizi geleceğe taşıyabilmek için sadece ve sadece bu milletin tarihine, gücüne ve onun aklına itimat eden ve bütün tecrübesiyle, bilgi ve birikimiyle bu büyük Anadolu medeniyetini zenginleştirerek geleceğe taşımak isteyen liderimiz."

Soylu, görevlerin geçici olduğuna işaret ederek, "Biz bugün bu görevlerdeyiz ama yarın bizler gideceğiz, yerimize başka arkadaşlar gelecek ama bu milletin yürüyüşü ve bu devletin bekası ilelebet devam edecek. Biz buna bakıyoruz ve bunu sağlarken, gerçekleştirirken de her birimizin üzerine düşen sorumluluğu hatırlatıyorum. Bütün millet bireylerimizin üzerine düşen sorumluluk var." dedi.

İslam inancı gereği yılın tamamının ramazan atmosferinde geçirilmesi gerektiğini belirten Soylu, "Bu, ilk önce kendime nasihatimdir. Şunu çok açık yüreklilikle ifade etmek istiyorum ki Allah eğer bir hizmet fırsatı vermişse, bunu günün 24 saatinde gerçekleştirme imkânına sahip olmak lazım. Bunun hesabını dünyada demokrasiler üzerinden millet sorar, öteki dünyada da hem bu dünyanın hem de öteki dünyanın sahibi Cenâb-ı Allah sorar, bunu biliyoruz. Onun için çok gayret göstermek lazım. Bazen yorgunluktan Ramazan Bayramı'nı, Kurban Bayramı'nı karıştırırsınız ama işin aslını karıştıramazsınız, bu kadar basit ve nettir. İşin aslı önemlidir ve işin mihenk noktası budur." diye konuştu. Allah'tan nice bayramlara sağlık, huzur ve afiyetle ulaşmayı nasip etmesini dileyen Soylu, "Allah'tan, geleceğin bizim beklentilerimizden, arzularımızdan ve isteklerimizden daha iyi olmasını niyaz ediyorum." ifadesini kullandı. Bayramlaşma programına, Vali Yücel Yavuz, AK Parti Trabzon milletvekilleri Muhammet Balta, Adnan Günnar, Ayşe Sula Köseoğlu ve Salih Cora, Giresun Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hakan Saraç, Trabzon İl Jandarma Komutanı Albay Okçin Akşit, Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, eski bakanlardan Eyüp Aşık, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, siyasi partilerin il başkanları, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Gültekin SADIKOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner28