"Emice"nin dünyası kemençeyle aydınlanıyor

Giresun'un Görele ilçesinde yaşayan ve yörede "Emice" olarak bilenen görme engelli Hayrettin Hamdi Karagöz, çalmayı kendi kendine öğrendiği kemençeyle tüm dertlerini unutuyor

Karagöz: "Bunlar insanı rahatlatan şeyler. Kemençeyi çalmaya başladığım anda her şeyi unutuyorum, moralim yerine geliyor"

Giresun'lu görme engelli Hayrettin Hamdi Karagöz, çalmayı kendi kendine öğrendiği kemençeyle moral buluyor.

Görele ilçesinde annesiyle yaşayan ve görme yeteneğini üç yaşındayken kaybeden Karagöz, komşusundan saz çalmayı öğrendi. Bir süre sonra kemençeye merak salan ve sazı bırakan Karagöz, tek başına denemeler yapmaya başladı.

Duyduğu sesleri deneme yanılma yöntemiyle çıkarmaya çalışarak çalmayı öğrendiği bu enstrümanda ustalaşan Karagöz, 24 yıldır kemençeyle neşe buluyor.

54 yaşındaki Karagöz, yaptığı açıklamada, müziğe ilk adımını komşusunun yardımıyla 1976 yılında sazla attığını söyledi.

Karagöz, 1993 yılından sonra sazı bırakıp kemençe çalmaya başladığını belirterek, "Kemençe çalmayı kimseden öğrenmedim, kendi kendime ne duyarsam çalmaya başladım. Hangi yörenin müziği olduğunu takip etmem ama çalmaya çalışırım. O süreden beri çalmaya devam ediyorum. Kemençe çalmak beni rahatlatıyor." dedi.

Kemençenin kendisi için bambaşka bir enstrüman olduğunu vurgulayan Karagöz, "Sert kalın ses çıkaran kemençeleri seviyorum. Kemençe ne kadar sert öterse daha tatlı oluyor." diye konuştu.

Karagöz, kemençeyle zaman geçirdiğinde çok mutlu olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Evde bir odaya çekilirim, orada çalışma yaparım. Şöyle yapsam daha iyi olur, böyle yapsam daha iyi olur diye denemeler yaparım. Kendimi kemençede hep geliştirmeye çalışıyorum. Dışarıda da otururum bir köşeye çalarım. Çalarken de bazen söylerim. Bunlar insanı rahatlatan şeyler. Kemençeyi çalmaya başladığım anda her şeyi unutuyorum, moralim yerine geliyor. İnsan duygulanıyor, yaptığı işi seviyor."

"Kemençe basite alınacak bir şey değil"

Hayrettin Hamdi Karagöz, bazılarının kemençeyi yıllarca denemesine rağmen çalamadığına işaret ederek, kemençenin zor bir enstrüman olduğuna dikkati çekti.

Kemençe çalmanın saza benzemediğini belirten Karagöz, "Kemençe basite alınacak bir şey değil, baya bir zor. Perde yok, bir şey yok. Nota yok diyorlar ama var, orta tel her zaman la sesidir. Ben de sese göre çalışıyorum. İstese insanoğlu her şeyi başarır, başaramaz diye bir şey yok." dedi.

Karagöz, kendisine yöre halkının "emice" dediğini de kaydederek, "Sezai abi vardı bana hep halk dilinde amca anlamına gelen 'emmi' diyordu, oradan da adım 'emice' kaldı. Benim ismimi doğru düzgün bilen yok. Adam benden büyük mesela, bana 'emice' diyor." ifadesini kullandı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.