banner114

Dilber: “Valilik yanıltıldı”

Trabzon İl Milli Eğitim Müdürlüğünün açtığı sınavı kazanmasına rağmen ataması yapılmayan 5 okul müdürü ile ilgili tartışma sürüyor. Bakanlığın atamayı yapmayanlara ceza vermesine rağmen cezayı uygulamayan Valilik de eleştirilerden nasibini alıyor. Türkiye Kam-Sen Trabzon Şube Başkanı ve Türk Eğitim-Sen Başkanı Coşkun Dilber önceki gün yaptığı açıklamada valiliğin uygulamasının etik olmadığını belirtmiş ve ortada ciddi bir hak ihlali olduğunu kaydetmişti. Vali İsmail Ustaoğlu ise açıklamasında 265 müdürden sadece 5’inin ve özellikli 5 okula atanmadığını kaydetmiş bu çerçevede inisiyatif kullandığını ifade etmişti. günebakış gazetesinde yer alan açıklamaların ardından Türk Eğitim Sen Başkanı Coşkun Dilber yeni bir açıklama gönderdi. Dilber, valiliğin yanıltıldığını kaydederek 5 okul müdürü için hak arayışını sürdüreceklerini ifade etti. Dilber’in açıklamasına yer verirken ilgililerden cevap beklediğimizi belirtiyoruz.

Gazetenizin 17.01.2020 Cuma günkü sayısında, BAŞYAZI köşesinde “İki Konu… Bir Genel Bir Yerel” başlıklı yazınızda, Türkiye Kamu-Sen’in geçen yılki müdürlük atamaları ile ilgili bir kısım bilgiler paylaşılmış ve buna dayalı yorumda bulunulmuştur. Öncelikle Türkiye Kamu-Sen’in haklı mücadelesini kaleme almanızı fevkalade önemli ve anlamlı buluyoruz. Ancak konunun doğru anlaşılması için bir miktar bilgi düzenlemesine ve buna dayalı olarak da yazının sonundaki yorum kısmını yeniden değerlendirmeniz gerektiğini düşünüyoruz. Zira bilgilerin size eksik aktarıldığı kanaatindeyiz. Meselenin anlaşılması ve okuyucuların doğru bilgi ile bilgilendirilmesi noktasında süreci sizinle paylaşmak isteriz.

Milli Eğitim Bakanlı Yönetici Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre, çalıştıkları kurumda dört ve sekiz yılını dolduran müdür ve müdür yardımcıları, EK-1 puanı üzerinden, tercihleri de dikkate alınarak puan üstünlüğüne göre, yer değişikliğine tabi tutulurlar. Bir kurumda aynı statüde yönetici olarak sekiz yılını dolduranlar aynı kurumda yeniden yönetici olarak görevlendirilemezler, başka okulları tercih etmek zorundadırlar. Ancak sekiz yılın altında olanlar kalan süreleri için veya dört yılını dolduranlar kalan dört yılları için kendi okullarını tercih edebilirler. Bu durumda da rakiplerine göre ilave puan alırlar. Tüm bu iş ve işlemlere her yılın mart ayı gibi başlanır atama ve göreve başlamalar ders kesim tarihinden sonra yapılır.

Takiben boş kalan yöneticilikler için yöneticilik sınavına girip başarılı olanlara duyuru yapılır, tercihleri dikkate alınarak, sınav puan üstünlüğüne göre atama yapılır. (Daha önce sınav puanı ile mülakata girilir, atama mülakat sınavı sonucuna göre yapılırdı. Dolayısı ile tercihli atamalar yapılırdı. Ancak Türkiye Kamu-Sen’e bağlı eğitim hizmet kolunda faaliyet gösteren Türk Eğitim-Sen in girişimleri ile Milli             Eğitim Bakanı Sayın Ziya SELÇUK Bey, mülakat puanının, yazılı sınav puanı olarak verilmesi talimatını vermesi üzerine, mülakat yolu ile tercihli atama yapma imkânı ortadan kalkmış ve yazılı sınav puanı esas alınmıştır. Bu durumdan da atama için sınava giren kahir ekseriyet memnun olmuş, ancak mülakatın tercihinden faydalanma sevdasındaki kısmi bir azınlık tabidir ki rahatsız olmuştur.)

Şimdi bu bilgi üzerinden yazınızda verilen verileri düzeltmek isterim:

 Valilikçe ifade edilen 265 müdür, dört ve sekiz yıllık görev süreleri dolan ve EK-1puanı üzerinden ataması yapılan yöneticilerdir. EK-1 puanlarının oluşturulmasında, kendi içinde çok ciddi haksızlıklar vardır. ancak bu konu sizin yazınızdaki alanın dışındadır. Bu atama/görevlendirmeler bittikten sonra geriye kalan münhal yöneticilikler, yöneticilik sınavına girenlerin atanması için duyuruya açılmıştır. Sınırlı sayıda yönetici (müdür ve müdür yardımcısı olarak sayı altmışın altındadır) atanmış ve 5442 Sayılı Kanunla yapılan tercihli atamalar, bu atama döneminin en gözde okullarıdır. İşte sizin yazınızın esas kısmı da buradaki atama biçimidir.

Bu atamalar için İl Milli Eğitim Müdürlüğünün internet sayfasından müdür ve müdür yardımcılığı boş bulunan okullar duyurulmuş ve sınava giren yönetici adaylarının başvuruları alınmaya başlamıştır. Mülakat puanı sınav puanının aynısı verileceği için, mülakatta hareket kabiliyeti kalmamış ve hangi okula kimin atanacağı büyük oranda belli olmuştur. İşte problem tam da buradadır. Mülakat ile operasyon yapamayacağını gören zihniyet, Sayın Vali’nin yetkisindeki 5442 Sayılı Kanunu devreye almıştır. Birisi duyuruya dahi konulmayan beş okula, acilen müdür ataması, bir ilkokulumuza da yöneticilik sınavına girmeyen bir öğretmen müdür yardımcısı olarak atanmıştır. Bunlar, mülakat ile tercih şansı kalmayanların 5442’den tercihli atamalarıdır. Bu kurumlara atanma şansı en yüksek olanlar da yazınızda belirttiğiniz üzere Türk Eğitim-Sen’li üyelerimiz değildir. Çoğu malum sendikanın üyeleridir. Sadece bir okula, Türk Eğitim-Sen’li üye atanabilirdi. Diğerleri belirttiğim gibi malum sendikanın üyeleri olacaktı. Bizim mücadelemiz haksızlığa karşı durma mücadelesidir, üyelerimize menfaat sağlama mücadelesi değildir. Bunu açıkça ifade etmek isterim. Sayın Valimizin hassasiyet ve başarı olarak bazı hususları göz önüne aldığını ifade etmesine şaşırdım. Zira yanlış bilgilendirildiğini düşünüyoruz. İlgili okul ve şahıslar tartışma konumuz olmamakla birlikte, böyle bir alan açılacaksa; ilgili şahısların başarıları masaya yatırılabilir, çarşaf çarşaf belgeler ile konuşulabilir. Altı ayı aşkın bir süredir malum okulumuzda atölye yapma mücadelesi veren, Motor bölümü öğretmenlerinin neden atölye de değil de okul bahçesinde direklerin üzerinde kaynakla uğraştıkları Sayın Valimize aktarılmış mı acaba, sınıf öğretmenliğinde çok başarılı olduğu için mi birileri sınava girmeden yönetici olmuş, Araklı ilçemizdeki öğrencilerin ve öğretmenlerin çok başarılı bir yöneticiye ihtiyacı yok muydu da, bu şans Akçaabat ilçemize verildi yahut Of’taki öğrenci ve öğretmenlerin kaliteli ve başarılı bir idareci ile çalışma hakları yok mu? Bu hakka Ortahisar’daki öğrenci ve öğretmenler reva görüldü. Ya da Özdil beldesindekilerin yoktu da Kaşüstü beldesindekilerin mi hakkı var? Yapmayın, inanın gülesim var… Söyleyecek çok şey var ancak mesele kişiler değil o nedenle bu faslı bu kadarla geçmek isterim.

Şimdi kısaca verdiğimiz mücadele biçimini de sizinle paylaşmak isteriz: 5442 Sayılı Kanun yolu ile tercihli atama, ayrımcılık, adam kayırma, bir kısım soruşturmalarda taraf olma, ödül dağıtımında adaletsizlik gibi hususlar ile ilgili Türk Eğitim-Sen olarak Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğünü, Milli Eğitim Bakanlığına şikâyet ettik.  (Bu konuda ayrıntılı bilgi şahsımın 27 Ağustos 2019 tarihli facebook sayfa paylaşımında mevcuttur.) Bakanlık Müfettişleri, yaptıkları inceleme sonucunda Trabzon Milli Eğitim Müdürü, bir müdür yardımcısı, bir şube müdürü ve bir ilçe milli eğitim müdürüne yaptıkları mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle ceza takdirini uygun görmüş, gerekli iş ve işlemleri yürütmek üzere dosyayı Trabzon Valiliğine göndermiştir. Trabzon Valiliği ilgililerin savunmalarını almış, tarafımıza gönderilen cevabi yazıda; “ adı geçenlerin savunmaları yeterli görülmekle birlikte, önceki çalışmaları ve başarıları dikkate alınarak ceza verilmesi uygun görülmemiştir.” denilmiştir.

Elbette ki Sayın Vali, 5442 Sayılı Kanundan kaynaklanan yetkilerini kullanabilir. Ancak bu yetkiler sınırsız değildir. Alışılagelmiş uygulamalar, 5442 sayılı kanunun soruşturma sureti ile yer değişikliğinde kullanılmasıdır.

Kritik soru ise şudur; o dönem içinde atama biçiminde mülakat etkin olsaydı bu atamalar 5442 kullanılarak yapılacak mıydı? Bu okullardaki yönetici ihtiyacı, sınava dayalı insanların başvuru süreci başlayıp, atanacak kişilerin büyük oranda belli olduktan sonra mı doğdu?

Şahsıma, “Sayın Valinin yetkisini kullanmış olsa bile yaptığı etik mi?  sorusu sorulmuştu. Soru cezaları uygulamamakla ilgiliydi. Kendi cevabımı burada ifade etmek isterim ki; cezaların uygulanmaması yetkisinde olabilir, ancak asla etik değildir. Yapılan iş doğru olsaydı, bu işlerden Bakanlığın bilgisi olsaydı, Bakanlık Müfettişleri gereğini yapar, ceza teklifinde bulunmazlardı. Kaldı ki geçmiş başarıları da denilerek yapılan atıf, benim kadar tüm eğitim camiasını şaşırtmıştır. Zira Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğünde 2014 Mart ayından beri adaletsiz uygulamalar sistematik hale dönüştürülmüştür. Bu gerçeğe bakıldığında beklide, cezalar dosyalar incelenmek sureti ile gerçek hak edenlere, ağırlaştırılarak uygulanmalıydı.

Ayrıca şunu da ilave etmek isterim ki; Türkiye Kamu-Sen üye yazarken siyasi tercihlere bakmaz. Sendikacılık yaparken de, karşısında hangi siyasi parti olduğunu dikkate almaz. Doğru kimden gelirse gelsin doğru, yanlış kimden gelirse gelsin yanlıştır ilkesi ile hareket eder. Bu kapsamda ana hedef çalışanın hakkını korurken temel insan hakları ve adalet duygusundan sapmadan herkes için mücadele eder. Üyelerimizin siyasi parti tercihleri bizleri ilgilendirmediği gibi, böyle bir envanter de tutmayız. Şu açıktır ki tabanı en geniş sendika Türkiye Kamu-Sen’dir. 

Okuyucularda oluşabilecek olası yanlış anlaşılmaların giderilmesi açısından, bu açıklamanın yapılması tarafımızdan uygun bulunmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet YEREKAPAN 1 ay önce

Biz yıllardır ne anlatıyoruz..?

banner108