ÇAYKUR’dan tarihî kota

ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, 2017 yılı ikinci sürgün yaş çay alım kampanyasında ikinci sürgünde kotayı dönüm başına ÇAYKUR tarihinin en yüksek kotası 500 kilogram olarak belirlediklerini ifade ederek, "Bu, kurumun tarihi rekorudur." dedi. Sütlüoğlu, ÇAYKUR Genel Müdürlüğü Brifing Salonu'nda düzenlediği basın toplantısında, yılın birinci yaş çay kampanyasında dönüm başına 400 kilogram kota uygulandığını anımsatarak, bu dönem içinde 172 bin 430 ton çay alımı gerçekleştirildiğini söyledi. Birinci sürgünde ramazan ayı öncesinde kısa süre özel sektörün taban fiyatın altında çay aldığını belirten Sütlüoğlu, "Üreticilere 'acele etmeyin' uyarımızın ardından fiyatlar yükseldi. Özel sektörde çay ilk kez 2 lira 30 kuruşu gördü. Taban fiyatın üzerinden çay alındı. Vatandaşın mutlu olduğu bir dönemi geride bıraktık." diye konuştu. Sütlüoğlu, ikinci ve üçüncü sürgünde de aynı duruşun gösterilmesini isteyerek, "Özel sektörün çaya açlığı bitmiş değil. Özel sektörün elindeki çay stoku bitti. Burada herkes kazanıyor. Başta çay müstahsili, sanayicisi kazanıyor. 'Kazanamayacağız' şeklindeki yersiz psikolojiyi de özel sektör yenmiş oldu." değerlendirmesinde bulundu. İkinci sürgün alımlarına 3 Temmuz'da başladıklarını ve bu süre içinde 68 ton alım gerçekleştirdiklerini aktaran Sütlüoğlu, şöyle devam etti: "Çok düşük miktarda çay geliyor. Bu yıl 172 bin 500 ton çay aldık. Geçen sene yaklaşık 230 bin ton çay almıştık. Geçen seneye göre aldığımız miktar daha düşük. Özel sektör geçen yıl 170 bin ton çay almıştı. Bu yıl rakamlar kesin olmamakla birlikte 182 bin ton çay alındığı ifade ediliyor. Özel sektör ilk kez daha fazla çay aldı. Bu bizim açımızdan iyi. Bizim yapmak istediğimiz de bu. Özel sektörün, ÇAYKUR'dan daha cazip olması. ÇAYKUR ile özel sektörün yarışması. Bu yarış vatandaşın lehine. Bunu birinci sürgünde başardık. Doğru uygulama yapan herkese teşekkür ediyorum. İkinci sürgün döneminde de vatandaşımız aynı duruşu sergilemeli. Bizim ana maksadımız kazanmak değil, vatandaşa çok kazandırmak, onları himaye etmek. Bir devlet kurumu olarak düzenleyici görevimiz var."

YAŞ ÇAY REKOLTESİ DÜŞTÜ

Sütlüoğlu, yaş çay üretiminin belli sebeplerle azaldığını söyledi. Birinci yaş çay kampanyasında ÇAYKUR ve özel sektörün geçen sene 400 bin ton, bu yıl ise 350 bin ton çay aldığını belirten Sütlüoğlu, "Yüzde 11,5 oranında düşüş var. Hava şartları etkili oldu. Çay, 15 derecenin üzerinde yetişiyor. Soğuk günler uzun zaman devam edince de çay gelişemedi. Bu hava şartlarında kimyasal gübrenin bitkiyi besleme kabiliyetini kaybetmesi, toprağın veriminin düşmesi ve çayın kötü toplanması gibi etkenler kalitenin düşüşünde etkili oldu. İkinci sürgünde de filiz göremiyoruz. Yeşil yaprak kalacak ki çay çıksın. Kuru daldan filiz çıkmıyor. Belki bu gecikmeden dolayı iklim şartlarına bağlı bir sürgün kaybedilebilir." diye konuştu. Sütlüoğlu, birinci sürgünde 191 kilogram tomurcuk beyaz çay aldıklarını, 34 bin 700 ton siyah çay ürettiklerini ve yaklaşık 447 milyon lira ödeme yaptıklarını vurguladı. Satışların 13 Haziran itibarıyla yüksek olduğuna değinen Sütlüoğlu, "41 bin 500 ton bir kuru çay, 51,2 milyon litre soğuk çay satışı yaptık. Soğuk çayda 8,5 milyon litre de ihracat gerçekleştirdik." dedi. Sütlüoğlu, alımı yapılan bin 500 işçinin güvenlik soruşturmasının tamamlandığına işaret ederek, kurumdaki işçi ve memur sayısının ise 13 bin 32'ye yükseldiğini söyledi. Yaklaşık iki yılda 5 bin yeni işçi aldıklarını ifade eden Sütlüoğlu, kurumun ciddi manada gençleştiğini aktardı.

DÖNÜM BAŞINA REKOR KOTA

Sütlüoğlu, çay üretiminde iyi havanın bozulmamasını arzu ettiklerini dile getirerek, "İkinci sürgünde kotamızı dönüm başına ÇAYKUR tarihinin en yüksek kotası 500 kilogram olarak belirledik. Bu, kurumun tarihi rekorudur. Bir dönümden 500 kilo çay alınacak. Çayın tamamını almayı taahhüt ediyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Özel sektöre, "Taban fiyatın altında çay almayın." çağrısında bulunan Sütlüoğlu, şunları kaydetti: "Vatandaşı mağdur etmesinler. Vatandaş acele etmez ve beklerse mağdur olmayacak. Çayının tamamını bize satma gibi bir imkânı var. Bunu yapabilmesi için 5 haftaya ihtiyacı var. Vatandaş acele etmeyecek. Hemen şimdi serbest alımla çay alıyoruz. Ne zamana kadar? Günlük kapasitemize ulaşana kadar. Günlük kapasiteye ulaşınca randevulu sisteme geçmemiz mecburi." Sütlüoğlu, vatandaşın mağdur olmamasını hedeflediklerine dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: "Yoksa elimizde stoklarımız var. Elimizde 100 bin tonun üzerinde çay var. Yüksek kotayı vatandaşı ezdirmemek ve korumak için açıklıyoruz. Bunun için geçmişte de yüksek kota açıklayarak satışımızın üzerinde çay aldık. Şimdi de kotamızı ÇAYKUR tarihinin üzerine çıkararak açıkladık. Yıllarca ikinci sürgünde kotayı 375 kilogram olarak belirliyorduk. Bunlar, özel sektörün tutumuna göre kullandığımız silahlardır. İlerleyen zamanlarda tutumlara göre başka argümanlarımız da var. Bunları kullanmaya devam edeceğiz. Kotanın sürekli böyle devam edeceği düşünülmesin. Bu, bugünkü stoklarımız ve piyasa şartlarına göre verdiğimiz bir karardır."

ÇAYA KARDEŞ GELDİ

Paketleme fabrikasının inşasının hızla devam ettiğini anlatan Sütlüoğlu, gelecek yıl hizmete alınmasının planlandığını söyledi. Sütlüoğlu, fabrikanın aynı zamanda çok önemli bir turizm alanı olacağını belirterek, "Ziyaretçilerimiz çay alışverişi ve tadım yapmanın yanı sıra çayın işlenişini inceleme fırsatı da bulacak. Bu konsept dünyada tek." dedi. Stevya bitkisi için çalışmaların büyük oranda tamamlandığının altını çizen Sütlüoğlu, "Rize şekeri olarak adlandırdığımız Stevya için fabrika kurma çalışmaları kapsamında makinelerin bir kısmı geldi. Fiilen fabrika yapımı devam ediyor. Sezon sonunda bitirip deneme üretimine alacağız. Gelecek sezon büyük aksilik yaşamazsak fidanları dağıtacağız. Gelecek yıl, yeni bir ek gelir kaynağını, asrın ürünü olarak adlandırılan 'Rize şekeri'ni bölgeye kazandıracağız. Çaya tatlı bir kardeş geldi." değerlendirmesinde bulundu. Sütlüoğlu, Rize'de çay bahçelerinin tamamının üzerine kar yağdığını anımsatarak şunları kaydetti: "Haşere yok, pestisit kullanmıyoruz. Dünyanın en lezzetli ve sağlıklı çayı olduğunu söylüyoruz. Organik olmaması için hiçbir neden yok. Hiçbir ülke çayını organiğe çeviremiyor. Bizim dünyanın en büyük organik bölgesini oluşturmak gibi bir şansımız var. Turizm için yoğun istihdam potansiyeli oluşturacak. Püf noktası organik gübre. Üretimde miktarın düşmesini engelleyecek. Kimyasal gübreye eş değer sonuçlar aldığımız gübreler var. Alanlarda 21 firmanın gübrelerini deniyoruz. Çayla ilgili tüm paydaşlar bu işin içerisinde. Sonuçlarını yıl sonunda açıklayacağız ve doğru gübreyi vatandaşlarımıza tavsiye edeceğiz. Geçiş döneminde ürün kaybı olursa vatandaşı mağdur etmeden süreci hayata geçirmek istiyoruz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.