Büyük marketler  fakirleştiriyor

Mehmet Tayfun Ataman ile büyük market zincirlerini konuştuk

Zincir marketler Trabzon’u fakirleştiriyorlar

Trabzon’da Bizim Bakkal’ın ve yerel esnafın ne tür sıkıntılar yaşadığını anlatabilir misiniz? Özellikle gıda konusundaki durum nedir?

Bakkallar artık toplumda geleneksel zincir adı altında birleşiyor. Ulusallar ve gelenekseller diye Türkiye genelinde ayrılmış durumdalar. Biz de geleneksel tabirle bakkal olarak bireysel aile fertleriyle beraber 70-100 metrekare arasında çalışan gruplarız. Tabii özellikle ulusal dediğimiz “zincir mağazalar” Türkiye’de olduğu gibi Trabzon’da da artarak ilçelerle beraber 154 mağazaya ulaştılar. Trabzon’da 154 tane zincir mağaza var. Bunun içinde Migros ve Carrefour yok. Bu çok acı bir gerçektir. Sadece gıda sektöründe Trabzon’dan akşamüstü giden para 10 milyon lira civarında. Vatandaşımız kredi kartıyla beraber yaptığı alışverişte 10 milyon lirayı her akşam merkezlere gönderiyor. Buna rağmen pazarın yüzde 37’si Türkiye genelinde gelenekseldir. Yani bakkallardadır. Yüzde 10 civarı seyyar satıcılar ya da merdiven altı satıcılar, diğerleri de zincir marketlerdedir.

Trabzon’dan her gün 10 milyon, ayda 350 milyon lira İstanbul’a gidiyor öyle mi?

Üniversite öğrencisi olmasa Trabzon iflas etti. Arap turizmini saymıyorum. Üniversite olmasa benim gözümde Trabzon iflas eder. 70 bine yakın öğrenci var. 10 bin kadar da Avrasya’da… 80 bin öğrenci. Bunun dışında Trabzon’da 2-3 büyük sanayi kuruluşu hariç gerisi sadece öğrenci. Bir de 6. aydan sonra da Arap turizmi. İnşallah Ruslara yaptığımız hatayı onlara yapmayız. Uzungöl’de köftenin kilosu 150 lira, dönerin kilosu 200 lira, çay 5 lira vs. Bir tarife mutlaka olmalı. Ne kadar satarsan sat! Tarife kapıda dursun yazsın oraya işine gelen mekâna girsin. Ben Taksim’e Kumkapı’ya gidiyorum bakıyorum kapıda fiyata, ona göre giriyorum. Yüksek yazdı mı girmiyorum.

Büyük marketlerin Trabzon’a faydası yok mu?

İstihdamda biraz var. 2-3 kişi çalışıyor orada. Carrefour kaç metrekare? Bunların bıraktığı çöp, çalıştırdıklarının kilosundan fazla! 400 ile 1000 metrekare içinde bulunan BİM ve ŞOK’un pazardaki payı yüzde 10 ile 13 oranında. 400’den aşağı olanlarda A101’in daha küçük konseptleri yüzde 18,8. 2018’de yüzde 20’ye çıkmış. Bakkal yüzde 13 civarında. Eskiden markete giden tüketici, arabasını doldurup çıkıyordu. Bir de tuzak var. Hiçbir markette ufak araba yoktur. Büyük araba vardır. Tuvalet kâğıdı 32’lik, 2’lik alacağına 32’lik alırsın. Araba boş olursa fakirsin, onu doldurman gerekir. Millet önceden mağazaya sadece gezmek için gidiyordu.

Şimdi de mahalle arası tehlikeleri mi geliyor? Zincir marketler bakkallar gibi mahallelere mi giriyor?

Trabzon’a daha gelmedi ama büyük şehirlerde mahalle aralarına girmek için ekspres adı altında Migros, MigrosJet yaptı. Carrefour, Carrefour Ekstra yaptı. Artık pazar mahalle aralarında. Bunun için bu BİM, A101’in büyümesinin en büyük sebebi bu. Eskiden her evin altında bakkal var diye vatandaş şikâyet ediyordu. Şimdi her evin altında 3 tane ayrı ayrı A101, ŞOK var. Yıldızlı, yeni gelişen yer ve bir kavşakta 4 tane var. Tehlike burada. Vatandaş evine giderken uğruyor. Modern bakkalı bulursa bizi tercih etmiyor. Bizim derdimiz bakkalı modernleştirmek. Vatandaş veriyor 50-100 lira akşam evine gidiyor. Sepet ortalaması şu anda 50 liraya düştü. Eskiden bu 250 liraydı. Şu anda onun için bakkal kendisini yenileyecek. Hijyen, düzen ve çeşit çok önemli. Bakkalda don lastiği de var. Mecbur bulunduracak bunu. Bir şey daha var: Adamlar üretim planlaması yapmış. Gıda dışında da satıyorlar. Pazarın büyüğü orada. Saç kurutma makinesinden beyaz eşyaya kadar her şeyi satıyorlar. Düşünebiliyor musunuz A101, Türkiye’de 7 bin 240 tane mağazaya ulaştı. Bir tane ürünü 7 bin 240 tane satsa bir tır ediyor.

Buralar Bizim Bakkal’dan daha mı ucuz da vatandaş onları tercih ediyor?

Buralar Bizim Bakkal’dan daha ucuz değil. Bakkalda bulduğun samimiyeti orada bulamıyorsun. Hizmet yok! Kendin alıyorsun kendin veriyorsun. Bizde vatandaş ne aldığını görüyor. Raf düzeni var, sunum var. Daha büyük tehlike var. Yazın yerli yabancı birçok insan geliyor. Büyükşehirden fındığa, çaya, tütüne gelen Türk insanı oradan alıştığı için direkt mağazaya gidiyor. Mahalle bakkalına gelmiyor. Çok sık açılıyorlar. Pazar belli pasta belli... Bunlara giden para uçup gidiyor. Trabzon’a kalmıyor. Bunlar şehri daha da fakirleştiriyor. Ben dükkânda sattığım meyve, sebze ve ekmekle kazandığım parayla gidiyorum lokantada yemek yiyorum. Ayakkabı alıyorum diğer esnafı da kalkındırıyorum. O ne yapıyor? Doğru merkezi olan İstanbul’a gönderiyor. Vergimi, SSK’mı buraya yatırıyorum, o merkezine yatırıyor. Tehlikenin en büyüğü burada… Öte yandan büyük mağaza açıyorlar. Bir binanın altındaki 4 dükkânı kapatıyorlar. Yerele dükkân açma fırsatı vermiyorlar. Aslında istihdama faydaları yok aksine zararları var.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108