banner114

Binali Yıldırım'dan yeni açıklama!

Cumhur İttifakı'nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, açıklama yaptı. Son oy farkına ilişkin konuşan Yıldırım, "Başta 29 bin olarak açıklanan rakam 12 bin seviyesine çekilmiştir" dedi.

Binali Yıldırım, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Yıldırım'ın açıklamaları:

Seçimlerden hemen sonra iki açıklama yapıldı. Seçim gecesi, önce CHP adayı rakam vererek kazandığını ilan etti, 29 bin 500 civarı oy ile. Biz de aynı gece 11:25'te eldeki bilgilere göre kazandığımızı söyledik. YSK Başkanı Sadi bey bir açıklama yaptı, 27 bin 889 oyla Ekrem İmamoğlu'nun önde olduğunu ifade etti. Sandık sonuçlarına ait ilk bilgilerle beraber seçim esnasında seçim tamamlandıktan sonra ortaya çıkan anormallikler, şaibeler gibi anormalliklerin de gündeme geldiğini hep beraber gördük. Bu seçimleri ikiye ayırmak gerekir. Bir seçim günü işlemleri, idari işlemler, ikincisi de seçim sonrası sonuçlara yönelik itirazların değerlendirildiği yargısal süreç.

Ben kısaca itirazların bir listesini söylemek istiyorum. 2014 seçimlerinde AK Parti 84 itiraz yapmış, 77 ret, 7'si kabul edilmiş. CHP 45 itiraz, 4 kabul, 41'i reddedilmiş. Böyle gidiyor.

2019 yılı seçimlerine geldiğimizde toplam 522 itiraz var, 485'i itiraz görmüş ve 13'ü kabul edilmiş. Burada AK Parti, CHP, MHP, İYİ Parti, HDP var. Herkes itiraz hakkını kullanmış, kullanmaya devam ediyor.

SON OY FARKI AÇIKLAMASI

İtiraz süreci seçim kültürümüzde, her seçimde olmuştur. 1946 seçimleri yarı serbest seçimlerdir. O itirazı da CHP yapmıştır. Bugün bu itiraza tahammülsüzlük esasında anlaşılabilir değildir. 2014'te de CHP Ankara seçimlerini hem AYM hem de AİHM'e götürmüştür. Biz hukukun peşindeyiz. Biz, vatandaşlarımızın verdiği oyun sandıkta iç edilmesinin önüne geçmeye çalışıyoruz. Başta 29 bin olarak açıklanan rakam 12 bin seviyesine çekilmiştir.

İki parti veya iki aday yakın oya rağmen neden aradaki fark benim lehime artmaktadır. Bu sorunun cevabını bekliyorum. Yanlışlık varsa bu her iki aday için de aynı şekilde olması icap eder. Bu şunu gösteriyor, oylar sandıkta iç edilmiştir. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır. Bunlar tespit edebildiklerimiz. Bugüne kadar oyların sadece yüzde 10'u sayılabilmiştir. CHP buna rıza gösterseydi, mutlaka seçimin sonucu böyle olmayacaktı, bu fark kapanacak ve tersine dönecekti. Seçimin bu şekle dönüşmüş olması tatsız bir şey. Sakatlanmış bir seçim sonucu ile başkan olması doğrusu pek hoş bir şey olmaz. Başkanın güçlü şekilde görev yapması ve İstanbulluların özlediği hizmetlerin yerine getirilmesi bütün İstanbulluların arzusudur, beklentisidir.

YSK işin sahibidir ve seçimle ilgili itirazları tamamiyle YSK yönetmektedir. Neticede bir sona yaklaşmış bulunuyoruz. Maltepe'deki sayım tamamlandığında bu süreçler tamamen bitmiş olacak. Böylece YSK bir karara varmış olacak. Ben bu noktada şunu doğrusu anlayabilmiş değilim, bir tahammülsüzlük var orada. Seçimi kazandık, verin mazbatayı. Seçimi kazandığının kararını sen mi vereceksin? Bugüne kadar onlarca seçim yapıldı, kararını veren yer YSK'dır.

Ben sayın İmamoğlu'nu, değerli rakibimi bu gibi tecrübesiz davranışlara son vermesini ve sükunetle YSK'nın kararını beklemesini bir kez daha tavsiye ediyorum. Seçimle yapılan usulsüzlükler, şaibeler, oy hırsızlıkları ile sınırlı değil, daha birçok yanlışlar var. Büyükçekmece'deki olay mesela. Ne olduğunu tam İstanbul halkı anlayamadı.

Büyükçekmece olayında deniliyor ki, seçmen nakli herkes yapıyor, siz de yaptınız. Muhtarlık için memleketine gidenler de var. Bu farklı, sahtekarlık. Kendi iradeniz ile seçmen nakli yapmıyorsunuz. Bilgisayardan numaratajı kullanarak oturduğunuz yerde bu girişleri yapıyorsunuz. MHP İlçe Başkanı, evinde 6 seçmen yazılmış haberi yok. Bu arkadaş, CHP'li Büyükçekmece Belediyesi'nden nüfusa geçici görevlendirilen biri. Burada iş 1 sene öncesinden planlanmış. Orada seçmen ağırlığını CHP lehine değiştirmek için önceden hazırlanmış bir iş.

Askı süreci bittiği için devam etmemiş, ama diğerlerine bir şey yapamamışlar. Sahtekarlığın son kullanma tarihi olmaz. Bu tıbbi ilaç değil, seçmenin iradesini çalmak bir miada bağlı değildir.

Bu seçimlerin bu şekile gelmesini körükleyen rakip adaydır. Yoksa bu itiraz süreçleri her dönemde olmuştur. Sükunet içinde değerlendirilmiştir. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu örnekleri var. Gayet soyadı gibi Yavaş hareket etmiş, bütün süreçlerin tamamlanmasını beklemiş ve kendisine belge verilmiş, ondan sonra Anıtkabir'e gitmiş, görevine başlamış. Ben tebrik ediyorum. Sorumluluk taşımak bu. Keşke sayın İmamoğlu da bunu yapsaydı, tribün tribün dolaşacağına, meydan meydan dolaşacağına oturup benim gibi sakin sonuçları bekleseydi. Bu benim ikinci toplantım.

Bir itiraz süreci varsa bizim yapmamız gereken buna riayet etmek ve sonucu beklemek. Fazla gürültü yapan sonuç alır, hukuk devletinde böyle bir şey olmaz, istediğiniz kadar bağırın çağırın.

Bu sayımlarda o kadar yanlışların, hilelerin olduğunu gördük ki, insan hakikaten hayrete düşüyor. Bunun adına ne demek lazım? Bu seçim başlı başına murdar olmuş bir seçim. Murdar etin de kavurması olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108