Asbest demek kanser demektir

Her yıl asbest yüzünden 100 bin kişinin öldüğüne dikkat çeken İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürkan Emre Gürcanlı, asbestin “kesin kanserojen” sınıfında yer aldığını belirtti

Asbest maddesinin ısı yalıtımı için fabrikalarda da kullanılabileceği olasılığını doğrulayan Doç. Dr. Gürcanlı , asbest kullanılan yapıların bilinçsizce yıkılmasının tehlikelerinden söz etti

TRABZON Çimento Fabrikasına mühür vurulması ve ardından fabrikanın yıkılacak olmasıyla ilgili gündeme gelen “asbest tehlikesi”nin boyutları oldukça büyük. Fabrikada asbest maddesinin kullanılması durumunda Çernobil’den büyük bir tehlikenin oluşacağını belirten KTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdullah Çuvalcı’nın ardından konuyu İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İnşaat Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gürkan Emre Gürcanlı’yla görüştük. Asbest maddesi üzerine araştırma yapan ve bu konudaki çalışmalarını Günebakış’la paylaşan Gürcanlı tehlikenin ne denli büyük olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

 ASBESTE “KESİN KANSEROJEN” TANIMLAMASI

“Kentsel Dönüşüm Süreci, Yıkımlar ve Asbest Riski Üzerine” başlıklı makalesindeki görüşlerini aktaran Doç. Dr. Gürcanlı ilk olarak asbestin kanser riski üzerinde durdu. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansının (IARC) her yıl dünyada kanser yapıcı maddeleri düzenli olarak özelliklerine göre gruplara ayırdığını belirten Gürcanlı “Ajansın kanserojen maddeler listesinde asbest maddesi ‘kesin kanserojen’ tanımlanması ile birinci grupta sınıflandırılmıştır. Asbest, solunum ya da içme suyuyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açar. Asbest lifleri havayla alındığında bu liflerin büyük bölümü hava yolları hücrelerinde birikir. Bunların üst solunum yollarının yukarı bölümlerinde kalan bir bölümü boğazdaki mukus tabakasıyla birlikte balgamla atılır veya yutulur. Ancak bir bölümü akciğerin derin kısımlarına kadar iner ve vücuttan hiçbir zaman çıkmayabilir.” dedi.

ASBEST TAMAMEN YASAKLI HÂLE GETİRİLDİ

 Kansere neden olan asbestin üretimi, kullanımı ve piyasaya arzı ile asbest içeren eşyanın piyasaya arzını yasaklayan yönetmeliğin 31 Aralık 2010 itibarıyla yürürlüğe girdiğini ifade eden Gürcanlı “Daha önce kısmen yasaklanan asbest tamamen yasaklı hâle gelirken Avrupa Birliği ile de bu konuda tam uyum sağlanması hedeflenmişti. Ayrıca kansere neden olan asbestin üretimi, kullanımı

ve asbest içeren eşyanın piyasaya sunulmasını yasaklayan ‘Bazı Tehlikeli Maddelerin, Müstahzarların ve Eşyaların Üretimine, Piyasaya Arzına ve Kullanımına İlişkin Kısıtlamalar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ Resmi Gazete’de 29 Ağustos 2010 tarihinde yayımlanmıştı. Bu yönetmeliklerden önce yapılan ve kentsel dönüşüm kapsamında yıkılması öngörülen binaların hemen hemen hepsi asbest içermekte ve yıkım sırasında yoğun bir asbest maruziyeti riski kendisini dayatmaktadır.” diye konuştu.

UZMANLAR OLMADAN ASLA MÜDAHALE EDİLMEMELİDİR

 Trabzon’da “çimento fabrikasının bacaları ve kazanlarının çevresinin dışarıya sıcak çıkmasın diye asbest malzeme ile sarılmış olması olasılığı” gündeme gelirken Doç. Dr. Gürcanlı asbest madde

sinin ısı ve yangın yalıtımı için izolasyon malzemeleri ve panellerinde, kazanlarda ve borularda kullanılan ısı yalıtım malzemelerinde, çelik yapıların yangına karşı korunması için kullanılan malzemelerde kullanılabileceğini doğruladı. Asbest maddesi kullanıldığından şüphelenilen malzemelerin bilinçsizce kırılıp, parçalanıp hasar verilmemesi gerektiğini kaydeden Gürcanlı şöyle devam etti: “Bu sayılanlar asla yapılmamalıdır. Bu işlem, asbest analizi yapmak için eğitilmiş gerekli sertifika ve yetkiye sahip uzmanlarca yapılmalıdır. Yıkım sırasında ortaya çıkacak ve havada asılı kalacak liflerin insan sağlığı açısından çok büyük riskleri bulunmaktadır.”

 HER YIL ASBEST YÜZÜNDEN 100 BİN KİŞİ ÖLÜYOR

 Kullanım kolaylığı ve ucuzluğu nedeniyle asbestin özellikle inşaat sektöründe kullanılan zararları konusunda Dünya

Çalışma Örgütünün (ILO) bir veri ortaya çıkardığından söz eden Gürcanlı değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: “Verilere göre her yıl asbest yüzünden 100 bin kişinin yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir. Üstelik dünyada asbest üretimi 1970’lerden bugüne sürekli azalmasına rağmen geçmiş dönemde temasta bulunanlar için risk hâlâ devam emektedir. Türkiye’de daha yeni yasaklanmakla birlikte evlerimizin çatılarında ve tesisatlarda hâlâ bulunmakta olup tamir ve bakım işlerinde ortaya çıkabilecek riskler hâlâ yerinde durmaktadır. Bunun yerine daha sağlıklı malzeme kullanılabilir ancak kapitalizm ucuz, verimli, kârlı olanı, tehlikeli de olsa sonuna kadar kullanmakta ısrar eder ve karşılığında binlerce işçiyi öldürür. Mücadeleler belli bir noktaya gelince yasaklanır ve ‘cezalar’ verilir.” “Binaların yıkılışı sırasında hem işçi hem de halk sağlığı ve güvenliği için ne tür önlemler alınması gerektiği” konusuna da değinen Gürcanlı şunları anlattı:

KONUYLA İLGİLİ KAPSAMLI YÖNETMELİK HAZIRLANIYOR

 “Bu konuda kapsamlı bir yönetmelik bulunmamakta ancak hazırlıkları sürmektedir. Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hâlen bulunmaktadır ve 2004 yılında çıkmıştır. Daha çok geri dönüşümle ilgilidir. Ayrıca Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nde bazı hükümler yer almaktadır ve bu tüzük 1974 tarihlidir. 2004 yılında çıkan bir yönetmelik bulunmakta, şu aralar da yeni yönetmelik üzerine çalışmalar sürmektedir ve daha yürürlüğe girmemiştir. 1974 tarihli yönetmelikte şu hükümler yer almaktadır: Madde 125-Yıkım işleri ancak

sorumlu ve yetkili teknik elemanın denetimi altında yapılacaktır. Madde 126-Yıkımdan önce yapının içindeki ve etrafındaki hava gazı, su ve elektrik bağlantıları kesilecektir. Yıkım sırasında su ve elektriğin kullanılması gerektiği hâllerde bunlar yapı dışında özel koruyucular içine alınacaklardır.

 TESİSİN KAPATILMASINDAN SONRA ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

Ayrıca Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete Sayı: 27533) Madde 30'da ‘Özel Durumların Göz Önüne Alınmasını Gerektiren Atıklar’ maddesi önemlidir ve bilinmesi gerekir: Madde 30-Asbest içeren inşaat atıkları ve diğer asbest atıkları II. sınıf depolama tesislerinde test edilmeksizin depolanabilirler. Asbest içeren inşaat atıkları ve diğer asbest atıklarını kabul edecek depolama tes

islerinde: d) Asbest liflerinin tesise yayılmasının engellenmesi amacıyla; depolama tesisinin ve lotların üzerinin en son üst örtü ile kapatılması, e) Depolama tesisinde veya lotlarda; asbest liflerinin etrafa yayılmasına sebep olacak sondaj ve benzeri hiçbir çalışma yapılmaması, f) Kapatma sonrasında; depolama tesisinin ve asbest liflerinin depolandığı hücrenin tam olarak yerini gösteren koordinatları da içeren bir plan hazırlanması, g) Depolama tesisinin kapatılmasından sonra arazinin olası kullanımında asbestin insanlarla temasını engellemek amacıyla gerekli önlemlerin alınması gerekir.

ÇIKAN TOZ TESİS VEYA ÇALIŞMA ALANININ DIŞINA ÇIKMAMALI

 Söküm ve yıkım İşleriyle ilgili 13. maddede ise şu hususlar bulunmaktadır: Madde 13-Teknik önlemler alınmasına rağmen havadaki asbest konsantrasyonunun bu Yönetmeliğin 10 uncu maddesinde

belirtilen sınır değeri aşabileceği yıkım, söküm, uzaklaştırma, tamir ve bakım gibi belirli işlerde işçilerin korunması için işveren, özellikle aşağıda belirtilen önlemleri alacaktır:

a) Uygun solunum sistemi koruyucusu ve diğer kişisel koruyucu ekipman ile bunları kullanacak işçiler belirlenecektir.

b) Sınır değerin aşılması ihtimali olan yerlere uyarı levhası konulacaktır.

c) Asbest veya asbestli malzemeden çıkan tozun tesis veya çalışma alanı dışına yayılması önlenecektir. Belirtilen işlere başlamadan önce alınacak tedbirler hususunda işçilerin veya temsilcilerinin görüşleri alınacaktır.

İŞE BAŞLANMADAN İŞ PLANI BAKANLIĞA VERİLMELİ

 İş Planını düzenleyen 14. maddede ise yapılması gerekenler çok net sıralanmaktadır: Madde 14-Asbest ve/veya asbestli malzeme içeren binalar, yapılar, atölyeler, fabrikalar ve diğer tesisler veya gemilerdeki söküm ve yıkım işlerine başlamadan önce bir iş planı yapılacaktır.

 a) İş planında işçilerin sağlık ve güvenliğini korumak için işyerinde alınacak önlemler belirtilecektir. Bu planda özellikle

1) Asbest veya asbestli malzemenin uzaklaştırılması işlemleri, bu malzemelerin yerinde kalmasından daha büyük bir risk oluşturmuyorsa yıkıma başlanmadan önce asbest veya asbestli malzemelerin bina ve tesislerden uzaklaştırılması,

 2) Gereken durumlarda bu Yönetmeliğin 13 üncü maddenin (a) bendinde belirtilen kişisel koruyucunun sağlanması,

3) Asbestin yıkım veya uzaklaştırılması işleri tamamlandığında, işyerinde asbeste maruziyet riski kalmadığını belirten bir belge düzenlenmesi, hususları yer alacaktır.

b) İşe başlanmadan önce yukarıda belirtilen iş planı Bakanlığa verilecektir.

ASBEST DEMEK KANSER RİSKİ DEMEKTİR

“Asbest” demenin “kanser riski” demek olduğunu da sözlerine ekleyen Gürcanlı “Asbestin sadece çalışanlar için değil, çevredeki halk için de büyük bir risk olduğu unutulmamalıdır. Her yıkıntı, toz demek, asbest demek, kanser riski demektir. Bu konular üzerinde durulmalıdır. Yıkıntı, hafriyat asbestli malzemeden ayrıştırılıyor mu sorusunun yanıtı maalesef olumsuzdur. Bunun için ciddi ciddi bir risk analizi yapılması ve uzmanların yalnızca asbest maruziyeti konusunda yıkımlarda hazır olması gerekmektedir. Söz gelimi bir işçinin asbeste maruz kalmaması için neredeyse bir astronot gibi giyinmesi gerekir.” ifadelerine yer verdi.

Berkant PARLAK

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.