Artık önem alınsın!

İNŞAAT Mühendisleri Odası (İMO) Trabzon Şubesi Başkanı Mustafa Yaylalı, son günlerde Karadeniz Bölgesi’ni etkisi altına alan yoğun yağışın ardından Rize ve Ordu illerinde can kaybı ile ciddi maddi kayba sebep olan sel felaketiyle ilgili konuştu. Bugüne kadar uyarılarının dikkate alınmadığından yakınan Yaylalı, “Doğa olayları doğal afete dönüşmesin demekten ve bu olay ve afetlerin hepsinden hemen sonra hassas noktaları içeren açıklamalar yapmaktan bıkmadık ama artık dur denmelidir.” dedi. İnşaat Mühendisleri Odası Trabzon Şubesi Başkanı Mustafa Yaylalı, yetkililerce cevaplanmasını istediği 9 soru sordu. Bu soruların daha da artırılabileceğinden söz eden Yaylalı, yetkilileri daha fazla geç olmadan göreve çağırdı ve mühendisleri dikkate almaları konusunda uyardı.

Trabzon Şubesi Başkanı Mustafa Yaylalı’nın cevaplanmasını istediği sorular şu şekilde: “1) Bu kaçıncı taşkın ve bu kaçıncı felaket? Kentlerimizi afete hazırlamak için ne yapıyoruz? 2) Kamu kurumlarının özellikle "dere ıslahı" adı ile ilgili kurumlarla koordinesiz, plansız bir şekilde, havza planlarına uygunluğu sorgulanmadan yaptıkları veya yapmakta oldukları imalatlara daha ne kadar göz yumulacak? Yapılanlarla ilgili ne zaman ve nasıl tedbirler alınacak? 3) Dere yataklarının imara açılması, kaçak yapılanların imar affı, imar barışı adı ile yasallaştırılması sonucu ortaya çıkan bireysel kazanç, planlamanın esası olan kamunun menfaatinden ve insan hayatından daha mı değerlidir? 4) Ülkemizin en büyük sorunlarından birinin niteliksiz yapı stoku olduğu, yapılarımızın bırakalım depremi su taşkınına bile dayanamadığı gerçeği neden göz ardı ediliyor? Önlem almak yerine "imar barışı" adı ile yapılan düzenlemede "Yapının depreme dayanıklılığı hususu mâlikin sorumluluğundadır." ibaresi ile devletin sorumluluğunda olan halkın can ve mal güvenliğinin bir mâlike devredilmesi doğru bir adım mıdır? 5) Bölgemizin en büyük afet sorunu olan heyelana, taşkına maruz alanlarda ve özellikle dere yataklarında mülkiyet sorununun çözümü için herhangi bir çalışma yapılmış mıdır? Yeni yapılmakta olan imar planlarında bu alanları "riskli alan" olarak göstermek dışında bir çözüm önerisi var mıdır? 6) Afete maruz alanlarla ilgili olarak projelendirme kriterlerinin elde edildiği hidrolojik veriler, küresel ısınma, kullanım alışkanlıklarındaki farklılaşmalar, planlama sorunları gibi etkenlerle değişmektedir. Tüm riskli alanlarda bu değişime yönelik herhangi bir tarama, inceleme, projelerin ve altyapı tesislerinin yeniden irdelenmesi hususunda bir çalışma düşünülüyor mu? 7) Küresel ısınma ve saydığımız diğer etkenler çerçevesinde tüm havza planları üzerinde yeniden bir değerlendirme yapılması düşünülüyor mu? Havza planları, heyelan haritaları ile belirlenen ve diğer afet riski altındaki alanlar, yeni yapılmakta olan imar planlarında değerlendirilme önceliği ne düzeyde tutulmuştur? 8) Devletimiz büyüktür. Tüm yaraları sarmaya, kayıpları karşılamaya gücü mutlaka yetmektedir. Ancak, bunun da kamuya bir yük olduğunu unutmamalıyız. Tedbir almayarak bu yükü devlete yüklemeye kimin hakkı vardır? 9) Devlet otoritesinin, yerel yöneticilerin, bilim insanlarının, teknik insanların ve ilgili tüm bileşenlerin, bu tür afetlere karşı alınacak tedbirler ve uygulamalar için tüm önyargıların ve ön şartların arkasına saklanmadan bir masaya oturması ve bilimsel çözümlere odaklanması zamanı artık bir zorunluluk değil midir?”

Gültekin SADIKOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108