Amerika'ya dava açın!

Kamu Denetçiliği Kurumu Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, şehit yakınlarını, PKK/YPG'li teröristlere silah veren Amerika'ya dava açmaya çağırdı. Malkoç, "Şehit aileleri 'Bundan bir şey çıkmaz, olmaz.' demesin. Kanuni hakkınızı kullanın. Amerika'yı ve teröristlere silah veren Amerikalı komutanları dava edin.'' dedi.

Kamu Denetçiliği Kurumu tarafından düzenlenen 'Ombudsman Kayserililerle Buluşuyor' programı kapsamında Kayseri'de STK temsilcileriyle buluşan Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, açıklamalarda bulundu. Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, şehit yakınlarından teröristlere silah veren Amerika'ya karşı, barolar nezdinde dava açmalarını isteyerek, "Bundan bir şey çıkmaz, olmaz demeyin. Kanuni hakkınızı kullanın. Amerika'yı ve teröristlere silah veren Amerikalı komutanları dava edin.'' diye konuştu. Kamu Başdenetçiliği olarak şehit yakınlarına örnek dilekçe verip hukuki açıdan her türlü yardımı yapacaklarını belirten Malkoç, avukatları da bu davaları ücretsiz olarak açmaya davet etti.

TÜRKİYE DOĞRU YOLDADIR

İçeride huzuru ve barışı temin etmek için sınır güvenliğinin sağlanmasının önemli olduğunu belirten Şeref Malkoç, "Kaliteli yönetimin daha iyi noktalara taşımak, içeride huzuru ve barışı temin etmek önemli. Bunun için de Türkiye'nin özellikle sınır güvenliği ve Türkiye'ye kurulacak olan tuzaklara karşı da milletimiz duyarlıdır. Bu manada Türkiye'nin Afrin'de yapmış olduğu operasyon, hukuk açısından doğrudur. Birleşmiş Milletler kararına uygundur. Bu anlamda Türkiye'nin aleyhinde yayın yapanlar vardır. Bu yayınlara dikkat ediyor ve bakıyoruz. Söylenenler hukuka uygun şeyler değil. Doğru olmayan şeylerdir. Türkiye'yi geçmişte de karalamaya çalışanlar vardı, bugün de böyle. Türkiye doğru bir yoldadır. Haklı olan bir şeyi uluslararası hukuka uygun olarak sürdürüyor. Amerika Birleşik Devletleri, binlerce kilometre öteden kalkıp Irak'ta, Suriye'de DEAŞ'ı kovalıyor. Niye? Kendi güvenliğinin tehlikeye düştüğünü söylüyor. Yani Suriye ve Irak'taki terörist için 'Güvenliğim tehlikeye düştü, onun için geldim.' diyor. Türkiye hemen sınırın ötesindeki teröristlere karşı tedbir alınca kıyameti koparıyorlar. Bunlar yanlış şeylerdir." diye konuştu.

ŞEHİTLERİMİNİZ HANGİ SİLAHLA VURULDUĞU BELLİ

Sivil toplum örgütlerinin harekete geçmesi gerektiğini belirten Malkoç, "Şehit ailelerine destek olmak gerekiyor. Barolar, avukatlar destek olmalılar. Yani şehitlerimizin hangi silahla vurulduğu bellidir. Amerika'nın bu konudan sorumlu olan Mark Toner'den tutun da Amerika'nın siyasî yetkililerine kadar, 'YPG'ye destek vereceğiz.' diyenlerine kadar her birinin hukuki ve cezai sorumluluğu vardır. Burada yapılması gereken şey, şehit ailelerine destek olmak, onlardan vekâlet alıp bu konuda savcılıklara suç duyurusunda bulunmak gerekir. Bununla ilgili bize bir başvuru olmadı. Olursa yol göstereceğiz. Hukuk müşavirimize söyledik ve gerekli dilekçeleri hazırlattık. Eğer şehit ailelerinin bu konuda PKK'ya verilen silahla Amerikalıların YPG'ye verdiği silahla şehit olan, zarar gören askerimiz, sivilimizin yakınları bize gelsinler. Biz onlara hukuk konusunda yardımcı olacağız." diye konuştu.

ŞEHİT YAKINLARIMIZ HUKUKA BAŞVURSUNLAR

Amerika Birleşik Devletleri'nin suç işlediğini ifade eden Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, "Amerika'nın yöneticileri haksızlık yapıyor. Terör örgütlerine silah veriyorlar. O silahların seri numaraları silinse de nerede üretildikleri ve kim tarafından teröristlere verdikleri belli. Belki bugün olmaz ama yarın o sorumlular hakkında hem Türk mahkemelerinde hem de uluslararası mahkemelerde gereken davalar görülecek. Bu konuda bizim şehit yakınlarına çağrımız mutlaka hukuka başvursunlar. Barolarımız ve avukatlarımız bu konuda ücret almadan destekte bulunsunlar. Ayrıca bize gelen olursa hukuk müşavirliğimiz ile gereken desteği vereceğiz. 'Efendim ne çıkar?' diye hiçbir şey söylenmesin. Amerika Birleşik Devletleri kendi, Birleşmiş Milletler kararı yokken 'İran'a ambargo koydum.' diyor. Türkiye'nin bir bankacısını orada esir almış ve haksız yere tutuyor. Bizim de yapacağımız şey hukuk yollarına başvurmak. Amerika'nın terör örgütlerine verdiği silahlarla şehit edilen, yaralanan ya da Türk mallarına zarar verenlere karşı dava açmak lazım." şeklinde konuştu. Daha sonra kentteki basın mensupları ile bir araya gelen Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Kamu Denetçiliğinin, vatandaşların şikâyetleri üzerine idareyi denetleyen bir kurum olduğunu söyledi. Malkoç, “Halkın avukatıyız, idarenin hasmı değiliz.” dedi. Malkoç, kurulduğu 5 yıldan bu yana kuruma 17 bin 200’ü 2017 yılına ait olmak üzere 45 bin civarında şikâyet geldiğini belirtti.
AVRUPA'DAKİ 6 MİLYON VATANDAŞIMIZI BİLİNÇLENDİRECEĞİZ

Avrupa'da seçimler nedeniyle ırkçılığın giderek arttığını ifade eden Malkoç, bu nedenle Avrupa'da 6 milyon Türk vatandaşını haklarını arama konusunda bilinçlendirmeye çalıştıklarını söyledi. Başdenetçi Malkoç, "Maalesef Avrupa'da ırkçılık giderek artıyor ve vatandaşlarımıza akıl almaz uygulamalar, baskılar yapılıyor. Avrupa ne yazık ki seçimler nedeniyle ırkçılara göz yumuyor. Yurt dışındaki Türk vatandaşların hakları konusunda bilinçlendirme çalışmasına Avusturya'dan başladık. Vatandaşlarımızın bulunduğu ülkelerdeki ombudsmanlara başvurması gerekir. Onlara örnek dilekçeler verip şikâyette bulunmalarını sağlıyoruz. Bu amaçla 8 ülkede daha bilinçlendirme toplantısı yapacağız." diye konuştu.

20 ÜNİVERSİTEDE OMBUDSMANLIK KULÜBÜ KURULDU

Kamu Denetçiliği Kurumunun 20 üniversitede kulüp kurduğunu, Türkiye'nin 7 milyon 200 bin öğrenci kapasitesi ile birçok ülke nüfusunu geride bıraktığını söyleyen Malkoç, "'Bugüne kadar ombudsmanlık konusunun üniversitelerde iyi anlaşılması için 184 rektör ile görüşme yaptık. Bunlardan 20 üniversitede ombudsmanlık kulübü kuruldu. Rektörlerin bu kulüplerdeki öğrencilere destek vermelerini istiyoruz. Önümüzdeki günlerde çalışmalarımızı liselerde de sürdüreceğiz. Hakkaniyet, adalet ve kul hakkıyla ilgili yarışmalar düzenleyeceğiz." şeklinde konuştu.

EN ÇOK ŞİKÂYET MEB VE YÖK’TEN

Hem Türkiye genelinde hem de Kayseri’de en çok şikâyetin MEB ve YÖK’ten geldiğini belirten Malkoç, “Kamu personeli bizi daha iyi tanıyor. Bu yüzden müracaatların yüzde 30 civarı kamu personelinden geliyor. Kurum bazında değerlendirdiğimizde de en fazla şikâyet eğitimden yani, YÖK ve MEB’den geliyor. Bunu SGK ve yerel yönetimler takip ediyor. Kayseri’de de durum Türkiye geneliyle aynı. Kayseri’den de en fazla şikâyet Milli Eğitim Bakanlığı okullarından ve üniversiteden geliyor. Bunu yine SGK ve yerel yönetimler takip ediyor.” açıklamasında bulundu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner88

banner37