Fizik ve matematikle uğraşan…

Suyun kaldırma kuvvetini bir kanunla açıklayan…

Dünya bilim tarihine adını altın harflerle yazdıran ünlü filozof 70’li yaşlarını sürmektedir.

Sirakuza Kralı Hieron, Roma’nın düşmanlarıyla birleşme kararı alınca…

Romalılar, General Marcellus komutasında büyük bir donanma gönderirler.

Kral, adada yaşayan Arşimet’ten, Sirakuza’yı savunmak için silah yapmasını ister.    

Filozof sayesinde dev mancınıklar ve kaldıraçlar kullanılır bu savaşta.

Düşman gemilerinin çoğunu yakarlar, batırırlar.

Birkaç kez saldırmalarına rağmen adayı ele geçiremez Romalılar.

Fakat uzun süren kuşatmaya daha fazla dayanamaz ve sonunda düşer Sirakuza.                                                                                                                     

Mühendislik denildiğinde ilk akla gelen filozofun daha neler yapabileceğinin farkında olan General Marcellus, “Arşimet’i yakalayın fakat ona iyi davranın” diye emir verir.

***

Arşimet, şehirdeki kaostan uzaklaşmak…

Yarım kalan işlemleri tamamlamak üzere deniz kıyısındadır.

Elindeki çubukla kumlar üzerine bir takım anlaşılmaz şekiller çizerken…

Generalin emrinden haberdar olmayan askerlerden biri yaklaşır.

Kimsin sen ve burada ne yapıyorsun?”

Kendisini dürten Romalı askere dönüp bakmaz bile…

Kimsin sen ve burada ne yapıyorsun?”                                                                                                                                                                            

Başını çevirdiği ve tepesinde dikilen Romalı askere “şekillerimi bozma ya da “git başımdan” dediği rivayet edilir.

Sen misin Romalı askeri umursamayan?

Hele hele de “git başımdan” diyen?                                        

Elindeki çubukla kumlar üzerine yeni bir çember çizmeye çalışan filozof ardı ardına gelen kılıç darbeleriyle yere yığılır.                                                                                       

Görenler olur ama kimse sesini çıkaramaz.

Onlarca kitap yazan, matematik ve fizikte çığır açan Arşimet’ti o” diyemezler.                                                                                                   

Yalnızca büyük bir dalganın geldiği ve kumsaldaki tüm şekilleri silip süpürdüğü söylenir.

***

Git başımdan…”                                                                                                                                                                                                                                                     Bazen bu sözleri söylemek için o denli haklı olduğunuz anlar vardır ki…

Bir şeyler için çırpındığınızda sizi anlayamayan insanların pek çoğu Romalı askerden farksızdır.

Sizi adeta yere sererler ve sanki hiçbir şey olmamış gibi kalabalığa karışır kaybolurlar.

Görevleri henüz tamamlanmamıştır.

Beslenmek için kalplerini kıracakları, kafalarını karıştıracakları…

Yerlerde süründürecekleri, etkisiz hale getirecekleri yeni insanlar bulmak zorundadırlar.                                                                                                               

Yaşadıkları sürece bu özelliklerini büyük bir gayretle (!) sürdürürler.                                     

 Bu tipler içlerinden gelerek kahkaha atamazlar, gülmekten kırılamazlar.

Bazen bir yürek taşıdıklarından bile şüpheye düştüğünüz olur.

Günlük hayatınızda Romalı asker gibi sizi dinlemeyen…

Dinlese bile anlamak istemeyen ya da öyle bir derdi olmayan pek çok insanla karşılaşabilirsiniz.  

Bazılarına “git başımdan” demeye bile fırsatınız olmayabilir.                                                  

 Sizi sindirmeyi, etkisiz hale getirmeyi kafalarına koymuşlarsa…

Kumsala çizilen şekillere bir anlam veremeyen Romalı askere dönüşmeleri hiç de zor olmaz.                                                                                 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yüksel Yavuz 4 ay önce

Abim sayın hocam ellerinden öpüyorum,
Ülkemiz ellerimizin içinden kayıp gidiyor dur diyen yok, battık batıyoruz,
Aile en küçük topluluk, sülale mahalle semt şehir derken, ülkemin insanları, bir gaflete kapılmış gidiyor, nereye kadar sayın hocam.
Nereye kadar yalan soytarılık devam edecek, milletin seçtiği vekil bakan olamazken, bizlet nereye kadar bu dikta rejimi destekleyeceğiz,

banner89

banner108