Durup dururken Türkiye gündemini “Genel Af” konusu almağa başladı. Genel seçimlerden sonra bunu ilk defa iktidar partisinin ittifak ortağı MHP. Genel Başkanı Devlet Bahçeli telaffuz etmeğe başladı. Oldukça toplumun hassas olan bir konusu. ”Çorbadan dilimiz yandığı için yoğurda üfler hale geldik. ”Hatırlayacaksınız, koalisyon dönemlerinde, Bülent Ecevit’in başbakanlığı dönemlerinde meşhur “RAHŞAN AFFI” ile genel bir af çıkarılarak suçlular topluma salı verilmişti. Bu suçluların dörtte üçü bir başka suç işleyerek geri gelmişti. Toplumun vicdanı bundan oldukça rahatsızlık çekmişti.

Çıkarılması düşünülen bu aftan devlete karşı suç işleyenler, devleti yıkmağa çalışanlar, terör örgütleri ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak isteyenler muaf tutulacağı ifade edilmektedir. Sadece “Kader Mahkûmları” ile sınırlı tutulacağı açıklanmışsa da, kader mahkûmlarının açık ve seçik bir tanımı belirtilmemiştir. Hapishanede olanlar mahkûmdur. Hepsi de kendi kaderlerine kurbandırlar. Bunları birbirinden ayırırken toplum vicdanına yeni yaralar açmamak gerekir. Tatlıcıdan tatlı çalan çocuk, her gün kocasından dayak yiyen kadının cinayet yapması, nefsini müdafaa ederken cinayet işleyenler birer kader mahkûmu sayılabilir. Bir cinayetin sanığı yanlış veya maksatlı olarak sanığı olarak tam olmasa da kanaat getirilerek hapse girenler de kader mahkûmu sayılabilir. Yoksa her hapse giren kader mahkûmu sayılamaz. Zira herkesin kaderi kendi elindedir. Herkes kaderini kendisi belirler.

15 Temmuz’da bir darbe girişimi yapılmıştır. Bu darbeye karışanları Sayın Cumhurbaşkanı “alttakiler ibadet, ortadakiler ticaret ve baştakiler ihanette bulunan kişilerdir” ifadesi ile genel bir tanım getirmişti. Bu tanım toplumda oldukça geniş bir kabul görmüştü. En altta olanlar sırf inançları gereği bu örgütün ağına düştüler. Ama bu işin ticaretini yapıp makam ve mevki peşinde olanlarla, devleti zorla yıkmağa çalışan hainler bu kapsam içindedirler. Onlara kimsenin merhametle yaklaşması hoş görülemez.

Eğer gerçekten suçsuz olup buna rağmen şu veya bu nedenle hapishanelerde bulunanlar için, ince eleyip sık dokuyarak yapılacak bir ayrımla genel af şümulüne alınması toplumda fazla tepki görmez. Ancak bu iş için iktidar partisinin oyları kâfi gelse bile Meclisteki tüm siyasi partilerin katılımı ile gerçekleşmesi lazım. Buna tüm sivil toplum örgütlerinin de iştirak ederek tartışılması şarttır. Bu gün Yargıtay’da 500 bin ile ifade edilen bekleyen dosya var. Geciken adalet te adalet olmadığına göre bu işin iyice görüşülüp kotarılması lazımdır. Toplumun geniş bir bölümünün mutabakatı ile çıkarılacak aftan kimse rahatsız olmaz. Acele etmeye ve bu af konusunu gündemin birinci maddesine almaya da gerek yok. Çünkü Türkiye’nin acil sorunları vardır. Devletimizin bekası söz konusudur. Ekonomik bir savaş veriyoruz. Bu sorunları halletmeden sırf bir parti veya lider böyle istiyor diye gündem değiştirilemez.

           

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108