banner114

Bir şey eksik sanki…”

Daha çok sofrada dökülür dilimizden.

Ya tatsız tuzsuz yemekten.

Ya da boş bir sandalyeden.

İkisi de dokunur bize.

Tatsız tuzsuz yemek midemize.

Boş sandalye kalbimize.

Yine de “hayat” deriz, “acı gerçek” deriz, devam ederiz hikâyemize.

***

Boztepe’den limana bakınca da aynı şey oluyor.

Bir şey eksik sanki” diye söyleniyorsunuz.

Çömlekçi tanınmaz halde ama yerinde.

TMO silosu, vinçler, yük gemileri ve deniz.

O zaman takılıp kalmak da neyin nesi?

Alo!.. Yolcu gemisi, yolcu gemisi…”

Kulağınızın dibinde avazı çıktığı kadar bağırılır çağrılır ya…

Tam da öyle bir şeydir yaşanan…

Tatsız uzsuz yemek, boş sandalye gibi…

***

Gemi, bizim için İstanbul’du, gurbetti.

Gemi, bizim için Gülcemal, Nusret Mayın, Yavuz, Midilli ve Bandırma demekti.

Gemi, bizim için 19 Mayıs…

Gemi, bizim için memleketti.

***

Öğretmenimiz, “bir resim çizin” dediğinde mutlaka kondururduk limana ya da uzaklardan geçerdi.

Bir hayal kurun” dediğinde, demir atardı, bizi beklerdi.

Hikâyelerimizde romanlarımızda, şarkılarımızda şiirlerimizde…

Üstad Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun dediği gibi…

Kâğıttan gemiler yapardık küçücük

Ya beş öpücük sığardı içine ya on öpücük

O kadar ki…

Üzgün olduğumuzda Karadeniz’de gemilerimiz batardı.

Âşık olduğumuzda adeta imdadımıza koşardı.

Sessiz Gemi’de, Yahya Kemal’in, Nazım Hikmet’in annesi Celile Hanıma olan aşkı vardı.

***

Gemi, bizim her şeyimizdi.

Çocuklar, Vonoz sırtlarında gelip geçenleri sayar, dilek tutardı.

Sınıf penceresinden görülse konu değişir, ders birazcık kaynardı.

Oyuncağımızı kaybettik, limanı, denizi…

Teoman, duygularımıza tercüman oluyor.   

Gemiler kalkar yüreğimden gizlice.”

Sözün özü, kıyılar daha fazla yetim kalmasın.

Kara, hava tamam da…

Resimdeki eksik” diyoruz. 

Yolcu gemisi, yolcu gemisi…”

Yazıyoruz, çiziyoruz, çırpınıyoruz.

Acaba çok fazla bir şey mi?

Bizim kıyılara da gemi istiyoruz.

Gemi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yüksel Yavuz 11 ay önce

Hocam,
Anlıyorum ki bir yerde tıkanıklık var, önce TRABZON BÜYÜK ŞEHİR BELEDİYESİ ÜNVANINI ALDIK.
Şimdi ne yapıyoruz hala eski kafa şehrimizi yönetiyoruz,
Köyüme Ata topraklarına doğru giderken
Geçtiğim ve gördüğüm şehirlere ve belediyelwrine

banner108