Hasan Kurt’un 25 yıldır bizimle uğraşmasının şahsımızdan çok taşıdığımız ‘Değerler Bütünü’ ile ilgili olduğunu somut örnekleriyle yazdık. Gazetesini bu değerler bütününe karşı silah olarak kullandığını kendi yazılarıyla ortaya koyduk. Haçkalı Hoca Efendi’ye yaptığı hakaretleri… Trabzon’da öne çıkan bir şahsın İmam Hatip mezunu olması halinde ona karşı önyargılı yazılarını… Ayasofya Tarihi Camisi’nin müzeden yeniden camiye çevrilmesi karşısında bir gazetecilik sınırını aşan yayınlar… İnsanların bugün 5 vakit namaz kıldığı o camiye ‘Kilise’ diyen densizlik…

Hasan Kurt’la bu çerçevede kavgamızın 25 yıldır devam ettiğini ve belli ki devam edeceğini tekrarlıyoruz. Bize göre bu mücadele ‘Hak ile Batılın’ bir mücadelesi… Hasan ne adına kavga ediyor bilmiyoruz.

***

Hasan Kurt’un kendini Kurt zannedip kendi yazdıklarını bile çarpıtıp, karşısındakilere yutturmaya çalıştığını yazmıştık ya!..

Şimdi iki örnek vereceğiz.

Önce Ayasofya Tarihi Camisi’ne hâlâ kilise dediğine… Sonra İmam Hatiplerle ilgili bitmek bilmeyen rahatsızlığına… Önce İmam Hatiplilere nasıl baktığını yazalım.

“Sonuçta cemaat de AK Parti’de din eksenliydi. Birinin yönü Batı, diğerinin yönü Güney’di. (Kendi yönü neresiyse…) Hükümette cemaat tasfiye edildikten sonra gidenlerin yerine kimler gelecek? Şimdi tarikat ve İmam Hatiplerin önü daha açılacak. Bu iş bir yerde, yağmurdan kaçıp doluya tutulmaya benziyor.”

Cemaat mensuplarının yerine İmam Hatipliler gelecekmiş. İmam hatiplerden bu kadar rahatsız olan ve adeta keşke cemaatçiler kalsaydı anlamı taşıyan bir yaklaşım. Şimdi kalkmış “Evet, ben İmam Hatiplerin bu kadar mantar gibi çoğalmasını doğru bulmuyorum” diyor.

Hasan efendi! … İmam Hatipler mantar gibi yerden bitmiyor. Milletin bağrından, sinesinden doğuyor. Senin sorunun, milletin sinesiyle…

****

Çarpıtmanın ikinci boyutu Ayasofya ile ilgili. Bugüne kadar Ayasofya Tarihi Camisi’ne KİLİSE diyen Hasan Kurt, dünkü yazısında Ayasofya’ya kilise diyemiyor. Şunları yazıyor, “Ali Öztürk, Ayasofya müzesinin camiye çevrilmesine karşı durduğumuzu, Ayasofya’nın camiye çevrilmesine karşı çıkan tek gazete olduğumuzu yazıyor. Ayasofya’ya hala müze dediğimizi ve bunun için mücadele ettiğimizi savunuyor.” Halbuki Ayasofya’ya müze değil, hep KİLİSE diyordu.

Kendi yazdıklarını bile gizliyor. Ama yazdıkları ortada. Müze demiyor, KİLİSE diyor. İnsanların hala namaz kıldığı o camiye tam 3 yıldır gazetesinde bilinçli olarak KİLİSE diyor. Şimdi yazdıklarından tarih tarih örnekler verelim.

4 Ocak 2013 tarihli yazısı… “ Din eksenli siyaset yapanlar Ayasofya Kilisesinin peşini bırakmıyorlar. Mahkemenin bu kararı dincilerin iştahını açtı.”

12 Temmuz 2013 tarihli yazısı… “ Ayasofya Kilisesini camiye çevirmek için Müslümanlık adına olmadık hileye, sahteciliğe başvuran kesim, şimdi de karşı bir kampanya yürütmeye başladı. Ayasofya Kilisesinin camiye çevrilmesi, dini değil siyasi bir karardır. Ayasofya müze olarak hizmet vermeye başlayıncaya kadar ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Öyle birkaç radikal dincinin kuru gürültüsüne pabuç bırakmayacağız.”

2013 yılının diğer yazılarını ve 2014-2015 yıllarını geçiyoruz. Birkaç örnek de 2016 yılından veriyoruz. Yani en yakın tarihten…

14.06.2016 tarihli yazısı… “Trabzon’da siyasal İslamcı, AKP yanlısı 30’a yakın dernek, sendika vs. Trabzon Ayasofya Kilisesinin cami olması için dün bir basın açıklaması yaptı.”

Adamdaki akıl tutulmasına bakın. 3 yıldır fiilen cami olarak hizmet veren mabede Ramazan ayında, daha 45 gün önce hala KİLİSE diyor ve “Siyasal İslamcılar kilisenin cami olması için basın açıklaması yaptı.” diyebiliyor. Devam ediyoruz.

10.06.2016 tarihli yazısından… “ Bir yandan 1800 yıl önce kilise olarak yapılan ve sonra müze olan ve bu iktidar döneminde camiye çevrilen TARİHİ KİLİSEYİ cami yapacaksın, imam atayacaksın…”

Onlarca örnek verebiliriz. Tarihi Ayasofya Camisi’nin müzeden yeniden camiye çevrilmesi karşısında… 5 vakit ezan okunan ve 5 vakit namaz kılınan mabede hâlâ KİLİSE diyen hezeyan sahibi bu adamın yazılarından...

Son olarak Hasan Kurt’a bir çağrı yapalım…

Sayın Bakan Süleyman Soylu tüm Trabzon’u bugün Cuma namazı için Ayasofya’ya davet etti.

Orası yeniden camiye çevrilirken bir sorumluluk çerçevesinde Cumhurbaşkanımız ve Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem’in destekleriyle kendini ortaya koyan Müsteşar Yardımcımız Mazhar Yıldırımhan ve Sayın Bakan Süleyman Soylu bugün Ayasofya camisinde Cuma namazı kılacak. Trabzon’dan dünyaya mesaj vereceğiz. Sen de gelmez misin Hasan Kurt!..

 

Belki böylece cami-kilise kavgamız da son bulur!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.