“Geçmişten ders alınabilseydi,tarih tekerrür etmezdi.”sözü ,topluma maledilmiş anonim bir sözdür..Gerçekten geçmişte olup bitenlerden ders almamızı unutuyoruz.Unutunca da aynı hatayı tekrarlıyoruz.Tekrarlanan hata bize bazen pahalıya maloluyor.

            Bir önceki seçimde siyasi partiler vitrinlerini süslemek amacıyla toplumun özellikle sanat dünyasından, ün yapmış kişilerinden milletvekili adayı gösterme yarışına girdiler.Özellikle iktidara gelmeleri daha şanslı görülen partilere bu gibi adaylar daha da çok rağbet ettikleri görülmüştür.Nitekim Galatasaray’da iyi top koşturan başarılı bir futbolcu Hakan Şükür bu cümleden meclise kapağı atanlardan biridir.Attı da gözünü çıkardı! Yemin töreninden sonra meclise hiç ayak basmadı.Millet için,bölgesi için proje üretecek yerde,televizyonlarda spor yorumculuğuna soyundu.Sonra,sonrası malum.İhanetini ispat edip soluğu ABD.de aldı.Türkiye’de kazandıkları ile Pensilvanya’da lüks hayatına devam ediyor.Olan benim milletime olmuş.Yıllarca sinemizde domuz besledik.İhanetini gördük.Ama suç onun mu?Hayır ona bu makamı altın tepside sunan parti yönetimlerinindi.Vebali de onlarındır.Fakat ne gariptir ki geçmişten ders yine alamadık.Bu son seçimde yine ünlüler listelerde b aşlarda yarıştı.Kimi motosiklet yarışçısı,kimi basketçi,kimi şarkıcı.Bunların hepsi de kendi sahalarında başarılı,dürüst insan olabilirler,ama bu başarıları mec liste nasıl değer bulur bunu anlamakta zorlanıyorum.Yine bunlara altın tepside liste başılığı sunulmuş,bir nevi milletvekilliği ile ödüllendirilip onure edilmişlerdir.Ama diğer yandan partilerine gönül vermiş,yıllarca hizmet vermiş partililer saf dışı bırakılmıştır.Yıllarca partilerine besledikleri iyi duyguları zedelenmiş,küsmüşlerdir.Şimdi sayın okurlarıma sormak istiyorum.Milletvekilliği adaylığına tepeden atlayıp konan bu “meşhurlar”a bakarak oyunu veren oldu mu?Hayır.Onları kendi bölgelerinde avamdan tanıyan bile olmaz.Bu sadece yıllardır sistemin getirdiği keyfi bir lütufdur.Gerçek demokrasi ile uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.

            Toplumun her kesiminde çalışkanlığı ve başarısı ile tebarüz etmiş,akademisyen,bürokrat,          işadamı,eğitimci,sağlıkçı,teknik insanlardan önce bunlara öncelik verilmesi yanlıştır.Çünkü meclis     yatıp yuvarlanacak yer olmamalıdır.Milletin yararına proje üretebilecek kişiler önceliği almalıdır.Ama bu işi bir türlü millete bırakmak istemiyorlar.Millete bu yetkiyi kanuni bir düzenleme ile bıraksalar inanın bu tepeden listebaşı yapılanlar listeye giremezler.Ama bir türlü bu yetkiyi partiye kayıtlı üyelerle,yargı denetiminde yapılmasına iktidar ve muhalefet de razı olmuyor.Çünkü bu onların yegane silahlarıdır.Partilerinde disiplini ve itaatı bu sayede yapabiliyorlar.Milletin seçeceklerine  yönetimleri hesap soramaz.Biz öylelerini biliyoruz ki yıllarca mecliste kalmayı becerebilmiş öyle siyasetçiler oldu ki,15-20 yıl meclisin ön kapısından giriş yapmış arka kapısından çıkmıştır.Bölgesine bir faydası görülmemiştir.Ama ya parası,ya da reklamı ile kendini yönetime lanse edip listelere    girebilmişlerdir.

            Bu devran böyle gelmiş,fakat böyle gitmemelidir.Demokrasiye gerçekten inanıyorsak,siyasi partiler kanunu ile seçim kanununu yeniden düzenleyip,dar bölge sistemini getirip,işi asıl sahibine bırakmak en doğru yol olur.Ankara’dan esen rüzgar her zaman etkili olmayabilir.Odundan da aday olsa kazanır dönemi hızla önemini kaybetmektedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89