Fransa’da ulusal çapta günlük yayın yapan La Croix Gazetesi redaktörlerinden François d’Alançon, Türkiye araştırmaları çerçevesinde ülkede olup bitenlere Anadolu insanının nasıl baktığını öğrenmek için Trabzon’a geldi.

Trabzon bu bağlamda Avrupa’daki gazetecilerin hep ilgi odağı olmuştur. Daha 1 ay kadar önce yine BBC muhabiri ile Türkiye ve Trabzon’u konuşmuştuk.

Fransız gazeteci ile hem Türkiye genelini hem Trabzon özelini konuştuk. Yaklaşık 1,5 saat süren sohbetten bazı satırbaşlarını sizlerle paylaşıyoruz.

***

Dedi: Türkiye’de nasıl bir hükümet bekliyorsunuz.

Dedim: Hükümet değil, erken seçim bekliyoruz.

Dedi: AK Parti size göre iktidarını yitirdi mi?

Dedim: % 41 alan bir parti için bitti iktidarını yitirdi ve gitti denemez. Bana göre Türk toplumu ciddi bir uyarı yapmıştır. Kürt toplumu ise PKK’nın silahlı tehdidi nedeniyle HDP’ye kaymıştır. Bir erken seçimde geri dönüş beklentisi var.

Dedi: Neden uyarıldı? Hangi konularda uyarıldı?

Dedim: Yolsuzlukların üzerine gidilmedi. Halbuki AK Parti hükümeti hırsızın kolunu kesmeliydi. (Kol kesme mecazi anlamda kullanılmıştır.) Cumhurbaşkanı alanlara inip muhalefet partilerini ve özellikle HDP’yi muhatap seçmemeliydi. Diyanet İşleri Başkanı Mercedes ve zırhlı araç polemiğine çekilmemeliydi… Papa örnek verilmemeliydi. Adaylar belirlenirken tablo doğru okunmalı ve ‘Ceketimi atar alırım. Kimi gösterirsem bu halk onu seçer’ denilmemeliydi. Halkın beğendiği adaylara yer verilmeliydi. Önemli olan halkın uyarmaya karar vermiş olmasıydı.

Dedi: Avrupa ile didişmesi ve otoriterleşmesi etkilemedi mi?

Dedim: Avrupa O’nunla didişiyor. Tayyip Erdoğan’ı yollamak istiyor. Türkiye’de de bir Sisi modeli istiyor. Avrupa ve ABD’nin bu tavrı Türkiye’de Tayyip Erdoğan’a destek olarak dönüyor. Otoriterleşmek ise bir algı operasyonu. Türkiye’deki muhalif medya eleştiri yapmıyor, pusu dahil tam bir savaş yapıyor.

Dedi: AK Parti oylarını size göre kime kaptırdı?

Dedim: PKK baskısıyla HDP’ye… Yine açılım sorunu ve yukarıda saydığım nedenlerden ötürü MHP’ye ve sandığa gitmeyen yüzde 3’lük dindar bir kitle söz konusu…

Dedi: Dindar kitle de uyarıcı oldu mu?

Dedim: Evet oldu. Paralel Yapı’ya sahip çıktığı için Saadet Partisi’ne gitmediler. AK Parti’yi boykot ettiler. Bu oran bu bölgelerde % 3’e yaklaşıyor.

Dedi: Onların boykot nedeni neydi?

Dedim: Başta yolsuzlukların affı ve dikkate alınmamak.

Dedi: Türkiye’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Dedim: Türkiye, tarihi bir misyon iddiasıyla yeniden yapılanıyor. Bir diğer ifadeyle ayağa kalkıyor. Tayyip Erdoğan yalnız Türkiye’deki kitleler için değil, Balkanlar’dan Arap sokağına çok şey ifade ediyor. Umre’ye giden hemen her Türk vatandaşı ile Tayyip Erdoğan’a selam ve dua gönderiliyor. Aslında siz de biliyorsunuz ki Avrupa bu nedenlerden ötürü ‘Sultan’ deyip önünü kesmek istiyor.

Dedi: Size göre Tayyip Erdoğan partisinde tek adım mı?

Dedim: Evet. Tek adam. Parti adeta kırallıkla idare ediliyor.

Dedi: Doğru buluyor musun?

Dedim: Hayır… Türk halkı sultanlık dönemini geride bıraktı. Artık tarihte okuyor.

Dedi: Arap turistler Trabzon’a ve bölgeye ne zamandır ilgi duymaya başladı.?

Dedim: ‘One Munite’ hadisesi yaşandığından beri… (Çok şaşırdı. Tercüman Davos’ta Perez ile yaşanan olayı hatırlattı.)

Dedi: Niçin bu bölgeye çok ilgi duyuyorlar?

Dedim: Yağmur, sis, çise ve yeşil… Ezan sesi duydukları için rahatlar.

Dedi: Mülk satın alıyorlar. Gelecekten endişe etmiyor musunuz?

Dedim: Hayır. Onlar Avrupalılar gibi farklı iddia peşinde değiller.

Dedi: Halk nasıl karşılıyor?

Dedim: Bölgemizde turizm yeniden ve adeta Araplara göre şekilleniyor. Avrupa’dan gelen sizinkilerin her biri 100 dolar bırakırken, bir Arap 1000 dolar bırakıyor. Halk kalkınma aracı olarak görüyor.

Dedi: Bir gün biteceğini düşünüyor musun?

Dedim: Şayet Arapları kent merkezinden köylerimize kadar çıkarabilir ve ortak yaşamımızın, yazları 3 aylığına da olsa parçası yapabilirsek bitmez diye düşünüyoruz.

Dedi: Yatırım yapıyorlar mı?

Dedim: Evet, projeleri var. Beklentimiz var.

Dedi: İran’la bir ticaret potansiyeli..?

Dedim: Trabzon eski Trabzon değil. Yeni alternatifler geliştiriyor. İran artık ‘olmazsa olmaz’ değil.

Dedi: Neler mesela?

Dedim: Sağlık turizmi, lojistik merkezler.

Dedi: Sağlık turizminden neyi kastediyorsunuz?

Dedim: Arap, Gürcü, İranlı ve hatta Avrupalı turistler sağlık için, tedavi için buraya gelecek. Turizmde itici bir rol oynayacak.

Dedi: Bunun için yeni yatırım var mı?

Dedim: Akyazı Stadyumu’nun yanına 250 bin dönümlük alana Trabzon Şehir Hastanesi kurulması sözü verildi. Türkiye’de 14 tane yapılacak. Biri de Trabzon’a…

Dedi: Ama hükümet gitti…

Dedim: Bu devlet politikası. Bunun kararı verildi. Sağlık Bakanlığı yürütüyor. 3 ilde temeli atıldı. Hangi hükümet olsa takip edecektir. Bu ülkenin yeni sağlık projesidir.

Dedi: Trabzon’da hangi parti güçlü?

Dedim: İşte oylar ve oranları. (Oy dağılımını verdim.)

Dedi: Trabzon bu kadar muhafazakar mı?

Dedim: Bir o kadar da milliyetçi.

***

 

Teşekkür ederek ayrıldı. 1,5 saatlik sohbetin ana başlıklarından bölümler yayınladık.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner89

banner108