Dedi: CHP, adalet için fındık yürüyüşü yaptı. Nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: Vatandaşın ilgisine bakarak nasılını yorumlayabiliriz. Vatandaş ilgi göstermedi. Zaten bunun içindir ki Sayın Kılıçdaroğlu Trabzon’dan Giresun’a geçti ama yürüyüşe iştirak etmedi. Yürüyüş kortejinin miting alanına gelmesini otelde bekledi. Şayet yürüyüşe iştirak etseydi yürüyüşün azlığı ve ilgisizlik öne çıkacaktı.

Dedi: “Miting ve yürüyüş ilgi görmedi” diyorsunuz. Peki, sebebi nedir?

Dedim: Fındık üreticisi, yani Karadenizli CHP’ye güvenmemiştir. Hem üretici olarak hem vatandaş olarak güvenmemiştir.

Dedi: Ama Kılıçdaroğlu üreticiye fındıkla ilgili çok özgün taahhütler verdi.

Dedim: Üretici daha önceleri DYP-SHP koalisyonunda CHP’nin fındığa 90 cent verdiğini… 1 dolar bile vermediğini unutmadı. Hikmet Çetin başbakan yardımcısı olarak bir yağmurlu günde Giresun meydanında fındığa 90 cent verdi. Şimdi aynı meydandaki taahhütler inandırıcı gelmiyor. Üretici yaşadığını unutamıyor.

Dedi: Sayın Kılıçdaroğlu vatandaşa da bambaşka bir CHP portresi çizdi. “Ne olursa olsun bu ülkenin bütün insanlarını seviyorum. Ne olursa olsun insandan yana olacağım; ne olursa olsun haktan, hukuktan, adaletten yana olacağım; ne olursa olsun kadın erkek eşitliğinden yana olacağım; ne olursa olsun özgür medyadan yana olacağım. Ne olursa olsun bağımsız yargıdan yana olacağım, ne olursa olsun din ve vicdan özgürlüğünden yana olacağım, ne olursa olsun her türlü inanca, her türlü kimliğe saygılı olacağım." ifadelerini kullandı.

Dedim: Sayın Kılıçdaroğlu son dönemini oynuyor. Hocası, yakından tanıdığımız Prof. Dr. Mehmet Bekâroğlu… Kılıçdaroğlu bütün insanları sevdiğini söylese bile tabanı aynı noktada değil. Kendisi özgür medyadan yana olsa bile tabanı bu kadar özgürlükçü değil. Kendisi din ve vicdan özgürlüğünden yana olsa bile tabanı asla değil. Siz Sayın Halûk Pekşen’den din ve vicdan özgürlüğü söylemi duyabilir misiniz? “İmam hatipliyi de sanat liseli kadar seviyoruz” sözü duyabilir misiniz? “Kuran Kursuna gitmek bir özgürlüktür” sözü duyabilir misiniz? (Yanlış anlaşılmasın. Pekşen, sadece bir örnektir).

Hâl böyle olunca vatandaş Sayın Kılıçdaroğlu’ndan duyduklarına değil, yaşadığı ilçede, ilde ve beldede CHP’lilerden duyduğuna inanıyor.

Şöyle söyleyebiliriz… CHP’de değişim ve dönüşüm söz konusu olacaksa… Bu dönüşüm yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya olmalıdır. Yani tabandan tavana olmalıdır. Böyle olursa toplum CHP’nin hakikaten değiştiğine inanır. Aksi hâlde “Bütün kazanımlarımız… Din ve vicdan özgürlüğü bağlamında alınan tüm mesafe bir CHP iktidarında kaybedilecektir” kaygısı öne çıkacaktır. CHP’deki dönüşümü gerçekleştirmeye ne Kılıçdaroğlu’nun ve ne de onun hocası konumundaki Bekâroğlu’nun gücü yetmez. Kemal Kılıçdaroğlu şahsı itibarıyla hakikaten böyle düşünüyor olabilir. Ama bu söylemin tabanda karşılığı yok. CHP’nin muhtemel bir iktidarında Kılıçdaroğlu ne milletvekillerini kontrol edebilir ne arka bahçeyi oluşturan STK’larını… Vatandaş bunu bildiğindendir ki zor durumda kalmasına rağmen fındığını savunan CHP’nin arkasına takılmıyor. Ve demek istiyor ki “MESELE FINDIKTAN DA ÖTE BİR ŞEY… CHP İLE OLMAZ…”

Dedi: Miting öncesinde fındık fiyatındaki kısmi yükselişi neye bağlıyorsunuz?

Dedim: İster Bakan ve TMO Genel Müdürünün açıklamaları olsun isterse CHP’nin çıkışından etkilensin. Güzel oldu. Sebep olanlardan Allah razı olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner35

banner37