banner114

Trabzondaki Fındık-Çay ve Tütün sadece Trabzon’un değil bütün Doğu Karadeniz bölgesinin millî bitkileridir.Bunların ekonomilerinin çökertilmesi en büyük sorunları ortaya çıkartmaktadır.Zira millî ekonomi başkalarının cebine akarak milliyetsiz hale gelmekte ve Trabzon’a  zarar vermekle kalmıyor bütün Doğu Karadeniz ekonomisini fakirleştirmekte ve yok etmektedir.Çünkü: bu milli bitkiler Türkiye fındıkçılığının,çaycılığının ve Tütüncülüğünün en kaliteli ürünleridir.Fakat bu ürünleri öyle  iptal edilir hale geldi ki fındık paralarını on senedir Trabzonda alamadan ölenler var. Adam öldü gitti halâ sattığı fındığın parasını alamadı.Bunlardan biri de benim Hüseyin  Koç dayımdı.Bu sorun değil de nedir?Canlı şâhidiyim.Bu konuda bu yüzden nice Tv. programları yaptım, Trabzon gazetelerinde nice yazılar yazdım.

Yabancıların ağzına uyarak “dönüm parası “ ismi altında Trabzonun fındık bahçeleri iptal edilmiştir. Halbuki Dünya fındıkçılığının %80’i Türkiyede,Türkiyenin  fındıkçılığının %80’i Karadeniz Bölgesindedir.Fındıkçılık dönüm parasıyla     yabancı ellere geçerken ticareti de İtalyanlara devredilmişken Trabzon Çaycılığı  da kaçak çaya kurban gitmektedir.Tütüncülük ise Amerikan sigaracılığına kurban edilmiştir.Halbuki Amerika iki metre boyunda büyük ovalara yeni bir tütün çeşidi ekerek dünya tütüncülük tekelini tamamen kendi tarafına geçirtmiştir.Bizde ise tütüncülük “ACI EKMEK” olmaya devam etmektedir.Necati Cumali Egede tütün için  “ACI TÜTÜN” romanını yazdı.Ben ise Doğu Karadenizde Trabzonda tütüncü çocuğu olarak “ACI EKMEK “ romanını yazarak Türk Sesi Gazetesinde yayınladım.Çünkü:Zifirli ellerle ekmeği tutarsan yediğin ekmek de acılaşır.14 Aylık işi olan tütün zaten çilesi sebebiyle bir acı ekmektir.Sadece tütün satışında aldığınız tütün parası helvası bir tatlılık olur.Eskiden tütün damları birer fabrika gibiydi.Halk tütün geliriyle çocuğunu okutur,evlendirir,evini yapardı.Ya şimdi.Tütün –fındık-çay tarlaları hep arsa oldu.Batılılara kanmak ve bu tarlaları peşkeş çekmek yüzündün.Haşhaş ekimi sağlandı da bu ürünlerin ekimi sağlanamadı.Sorun değil denedir?

Halbuki Trabzon milât öncesinden beri  bir tiaret şehridir. Çünkü:Liman şehridir.Denizcilik ticareti yapan bütün dünya ülkeleri  Trabzon işlekliğine hayrandı.Öyle ki:Osmanlı döneminde  Trabzondaki ticaret gemisi filoları Trabzondaki on sekiz konsolosluğu olan yabancı ülkelerin filolarından daha çok sayıda idi.O zaman ihracat ithalattan fazla idi.O devriden kalan ticaret hanları halâ Trabzonda mevcuttur.Ticaret binası Bedesten de halâ yerindedir.12.Yüzyıldan Selçuklulardan kalmadır amma Bedestenleri 16.Yüzyılda Fâtih daha güzel ve daha işlek hale getirmiştir.Trabzon öyle bir ticaret şehri idi ki Milâttan önce Trabzona dikilen ticaret tanrıçası(!?)kadın heykeli bile halâ Eski Kız  sanat Enstitüsü ve eski Valilik binası olan Kostaki Konağı altındaki müzededir.Aslı çalınmış,sonra bulunmuştur.Bir Kopyası da Uzun Sokak aralğındaki Müzenin bahçesindedir.Herkes görebilir.Trabzonun eski ticaretinin en öndeki ürünleri Fındık-Çay ve Tütündü.Tere yağı ve Yumurta ticareti de çoktu.Akçaabatın Zeytin ve Zeytin yağı gelirleri de Trabzon Sâlnâmelerindeki Osmanlıca bilgilere göre Girit ve Midilli adalarındaki Zeytincilik gelirlerine eşitti.Bugünkü:Trabzonda bütün bu gelirlercüz’i bir azlığa dûçâr olmuştur.Trabzon bu durumdan kurtarmalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108