İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, AK Parti Hakkari Siyaset Akademisi toplantısında  kamuda FETÖ temizliğinin henüz bitmediğini belirterek. "Biz FETÖ ile mücadelemizi bitirdik mi, ben söylüyorum bitmedi. Hala itiraflar devam ediyor, hala davalar devam ediyor. Hala kamunun içerisinde FETÖ ile mücadele ettiğimiz güvenlik kuvvetlerimiz içerisinde gruplar var ve mücadelemiz sürüyor." dedi.

Sayın İçişleri Bakanımızın bu açıklaması hüzün verici; 15 Temmuz üzerinden 1.5 yıl geçmesine rağmen, bu durumda isek mücadelede uygulanmayan bir şey mi var sorusu akla geliyor. Evet, bizce  önemli bir yöntem  var, pek düşünülmeyen. Basit ama işlerliği olan, yalnızca geçmişi değil, geleceği aydınlatacak olan bir yöntem. Şöyle ki, işi yavaşlatıp vatandaşı mağdur eden her kimse FETÖ terör örgütünün  has elemanıdır. Çalışmayan kurum, vatandaşı mağdur eder, vatandaş devlete gönül koyar, gelir örgüt onu sahiplenir. O garibanı hassas yerinden yakalar. Nasıl mı? Bakalım.

Halkımızın en duyarlı olduğu alan dindir, zira inanma ihtiyacı onda doğuştandır. Bu ihtiyacını özellikle camiden karşılamak durumundadır. Gider camiye bilhassa Cuma günleri vaaz dinleyecektir. Abdestini alır, oturur o mübarek mekânda. Bekler imamın gelip Kur’an okumasını ardından vaazını ama nerde! Bildiği sureleri okur, babaannesinden işittiği saf duaları tekrarlamaya çalışır. Ezan okunur, sarıklı biri gelir minbere yönelir; imam  camiye teşrif etmiştir.. O vatandaşın dini sorularını kim karşılar? Kim olacak birkaç vaaz dinlemiş, ilmihal okumuş biri. Ya da şurdaki  burdaki cemaat/ tarikat üyesi . Ya o cemaat  devlet düşmanı ise yandığımız andır, yanmadık mı? Sayın Cumhurbaşkanımızın, “Diyanet görevini yapmadı.” tespitini bu fakir böyle açıklamakta…

 20 yıl kadar önce istisnasız tüm öğretmenler okuldan eve gelirken yanımızda  kitaplarımız, notlarımız, sınav kağıtlarımız vardı. Şimdilerde birçok arkadaş buna gerek duymamakta. O günlerde sınavlarda ezber sormamaya azami gayret sarfederdik; muhakemeyi güçlendiren sorulardı hazırladıklarımız…

Örgütlerin en çok beslendiği alanlardan söz açtık. Başka alanlardan da beslenmekte elbette. Mesela tarım alanından… Bakın bakalım, toprakla, hayvancılıkla ilgili birimler köylere ne kadar gidip çiftçilerle haşir neşir oldular. Onlara yeni teknikler sundular, verimi ne kadar arttırdılar. Ha takım elbiseyle gidip çizmeleriyle tarlaya girenleri görev yaptı diye düşünürseniz aynı yerde değiliz sizinle…

Burada bir şey daha var. Bazı kamu görevlileri yasaları vatandaşı ezmek için kullanıyor. Oysa Cumhurbaşkanımız “yasa ile vatandaş arasında kalırsanız, insiyatif kullanın, vatandaşın yanında yer alın” demişti.

Sayın Bakanım, işi yavaşlatanları, yasaları bahane ederek vatandaşa eziyet edenleri etkisiz hale getirdiğinizde tüm terör örgütleri cehennemin dibini boylayacaktır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
baksoy 8 ay önce

ülkemizde ne kadar ulema var ki bu kadar vatan hainine rağmen hala daha batmadık onların yüzü suyu hürmetine ayaktayız ? Allah ( c.c ) kötüleri vatan hainlerini devletin parasını har vurup harman savuranları kahreylesin ?

banner89

banner108