Dedi: FETÖ… “Fethullahçı Terör Örgütü” gerçeğine ne zaman inandınız? Bir cemaatin terör örgütüne dönüştüğüne ne zaman kanaat getirdiniz?

Dedim: 17 Aralık 2013 darbesiyle inandım. Bu darbe girişimi tek başına bir hukuk darbesi değildi. Polisi de kuşatan ve ülkeyi ekonomik olarak çökertip Recep Tayyip Erdoğan’ı görevden uzaklaştırmayı amaçlayan bir darbe. Özünde kansız olarak bastırılmış olsa bile Bilal Erdoğan’ı almaya giden FETÖ timleri ölmeye ve öldürmeye gittiler. Onlara karşı gönderilen özel timleri yenebileceklerine inansaydılar Bilal Erdoğan’ı çatışarak da olsa alacaklardı. Ölümüne biat etmiş bir örgüt gördük.

Dedi: Ama her şeye rağmen kan akmadı. Yani herkesin anlayacağı biçimde ölümcül davranmadılar.

Dedim: Terör örgütleri kendi menfaatleri içinde ölünmesi gereken yerde ölürler. Bu terör örgütüne 17 Aralık’ta ‘ölün ve öldürün’ talimatı verilmedi. Dolayısıyla bunlar, silahlı terörü gerektiğinde hayata geçiren bir örgüttür. O zaman siz FETÖ’nün 250 vatandaşımızı katletmesine ve ülkenin cumhurbaşkanını ölümüne almaya gitmesine pek şaşırmış olmalısınız!..

Dedi: Evet, ben biraz şaşırdım. Bir cemaatin terör örgütü olabileceğine akıl sır erdiremedim.

Dedim: İslam tarihini okumalısın. Böylesi yapılar ne ilk ne de son olacak. İslam’ın o dosdoğru yolundan o kadar sapık kollar türedi ki… Hepsi de terör estirdi. Tarihte Haricilik vakası… Son dönemde IŞİD… Hasan Sabbah vakası… Sahte peygamberler vakaları… Bu tür sapık yapılardan dün de vardı, yarın da olacak.

Dedi: Bu tür hareketler İslam Dünyası’na karşı her daim kullanıldı mı?

Dedim: Büyük oranda evet… Ancak bu çağda böyle bir yapı, bir cemaat bir ülkeyi yönetme adına sadece kendi dinamikleriyle bu kadar büyüyemez. Bu yapı, bir gün kullanılmak üzere ve çok ince örülerek büyütüldü. ABD, bu yapıya belki 30 yılını verdi.

Dedi: İyi de… Bir Müslüman, Müslüman bir topluma karşı nasıl ABD ile iş birliği yapar?

Dedim: Sapık kol dedik ya!.. Onlar kendilerini Müslüman, kendi dışındakileri ise düşman görüyorlar. Baksana, Yezid ve ordusu diyorlar. ABD ise müttefikleri!.. İnsanoğlu sapkınlığa düşmesin. Bırakınız dinden imandan, insanlıktan çıkabilir.

Dedi: O zaman bu darbeyi kesinlikle ABD istedi.

Dedim: Kesinlikle… 17 Aralık darbesini de… 17 Aralık’ta başarısız olacaklarına hiç inanmadılar. Aynı şekilde 15 Temmuz darbesinden de mutlaka başarıyla çıkacaklarına inandılar. Yoksa ABD bu kadar açığa düşmezdi.

Dedi: ABD bu kadar hatayı nasıl yaptı? Bunlara nasıl inandı?

Dedim: Hata yapmadı ki… Yanlış hesap yaptı. Allah’ın hesabını unuttu. Milleti unuttu. Milletle polisin kuracağı sinerjiyi unuttu. Recep Tayyip Erdoğan’ı unuttu… O kadar şey unuttu ki yaptığı hesapta boğuldu.

Dedi: Millet sokağa çıkmasaydı darbe başarılı olacaktı öyle mi?

 

Dedim: Elbette ve kesin. Askerin geri kalan kısmı karşı koyamazdı. Polis tek başına direnemezdi. Ama millet sokağa inince ve polisin de büyük fiili ve psikolojik desteği ile darbeyi tersine çevirdi. Başlarına geçirdi. Hâlâ aynı görüşteyiz. Askerin tüm kademeleri darbeye destek vermiş olsaydı!.. Millet sokağa çıksa ve polisle iş birliği yapsaydı darbe yine başarılı olamazdı. Belki 8 saatte değil 80, 180 saatte biterdi. Belki 250 değil, 25 bin şehit verilirdi. Ama darbe amacına ulaşamazdı. Suriye’de ve Mısır’da polis halkın yanında olsaydı o darbeler başarılı olamazdı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.