banner114

Süper Lig’de ikinci yarının zor olacağını, bu zorluğun Trabzonspor açısından daha da meşakkatli olacağını her sohbet ortamında dile getirdik.

İnsanların “O sene bu sene mi?” naralarını attığı ortamlarda ise “Trabzonspor’un bu kadro yapısı ile ligi ilk 10 içinde tamamlaması başarıdır” görüşünü seslendirirken, nabza göre şerbet vermeyi değil, görünen tabloya gerçekçi bir şekilde yaklaşmayı tercih ettik...

Çünkü...

Trabzonspor’un içinde bulunduğu ortam ve şartlar bordo-mavili ekibin ikinci yarıda çok sancı çekeceğini görmemiz için yeterliydi.

Maliyetleri nedeniyle Burak, Onur, Kucka ile yollar ayrılırken, Olcay kadro dışı bırakıldı.

İşte bu dönemde Sosa ve Kucka için Milan’a geç ödenen bonservis bedeli transfer yasağını beraberinde getirirken, Trabzonspor yönetimi cezanın kaldırılmasına yardımcı olması için kurtarıcı olarak bugün veryansın edilen TFF Başkanı Yıldırım Demirören’e sarıldı...!

Bu sarılmanın sonucu ise 31 Ocak 2019 tarihine kadar transfer yasağı oldu...

Tüm bu olumsuzluklar yetmezmiş gibi Onazi ve Sosa’nın sakatlığına Pereira da eklendi... Peki kısıtlı kadro içerisinde bundan sonra sakatlık olmayacağının garantisini kim verebilir?

O nedenle son yazımızda da gündeme getirdik. Böyle bir kadro mühendisliği olmaz, olamaz...

Haa... “Olur” derseniz Başakşehir maçındaki hakem eyyamcılığını ilk kez yaşanmış gibi kılıf aramaya devam ederiz.

Alın teri ile kazandığımız kupanın çalındığı ve sistemin buna çanak tuttuğu düzende eyyamcılar hep vardı, bugün de varlar, yarın da olacaklar...

İşte bu nedenle burada irdelenmesi ve altı çizilmesi gereken konu Trabzonspor’daki kadro mühendisliğidir...

Her ne kadar Ünal hoca genç oyuncularına moral vermek için “20 yaşındaki gençler vatanı bekliyor” dese de Başakşehir maçındaki kulübenin görüntüsü söylem ve eylemin çeliştiğinin göstergesiydi.

Kim ne derse desin Başakşehir’in tecrübeli kadrosu karşısında hamle yapacak oyuncu bulamıyorsanız ya da hamle yapacağınız oyuncu ortamdan ya da skordan dolayı kendini iyi hissetmiyorsa (!) Trabzonspor’u çok daha sıkıntılı bir süreç bekliyor demektir.

Son olarak...

Tüm bu yetersizliklerin ve eksikliklerin üzerine Başakşehir maçının hakemi Halil Umut Meler’in eyyamcılığı da eklenince herkes mağdur edebiyatı ile Trabzonspor’un yanında yer aldı...

Bu duruşların ne kadar içten olduğu ise herkese göre görecelidir.

İnsan, nabza göre şerbet verilmesindense söylemlerin samimi bir şekilde Trabzonspor adına eyleme dönüştürülmesini bekliyor.

Yoksa insanların gazını almak için yapılan söylemlerin hedefe ulaşmayıp hem sportif hem de siyasi yetkilileri rahatsız etmediği kesin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner108