banner114

Eve ve insana alışmış…”

Kendisinden yararlanılabilen…”

TDK, ‘evcil’ kelimesini böyle açıklıyor.

Her şey vahşi hayatın tam ortasındayken…

Önce insan evcilleşmiş.

Mağara’dan ‘ev’e terfi edince…

Yani tek kelimeyle “evcilleşince”…

Çekip almış köpeği, kediyi ve diğerlerini…

Binlerce yıl adeta etle tırnak misali birbirinden ayrılmaz olmuşlar.

Kimi yanında, kimi de bahçesinde…

Efendisi olmuş ovaların, vadilerin, derelerin, tepelerin…

Daha bir aileden sayılmış köpekler, kediler, atlar, eşekler, koyunlar, keçiler, inekler…

***

‘Ejderhalar İçin Evcil İnsan Bakım Kılavuzu’.

Laurence YepJoanne Ryder yazmışlar.

Cesur ejderha Bayan Drake’in, Winnie adında evcil bir insanı vardır.

Fakat Winnie, Bayan Drake’i kendi evcil hayvanı zannetmektedir.

Bu da madalyonun diğer yüzü…

Aslanlar, ayılar, kurtlar ve çakallar daha mutlu olsunlar diye mağaralarında ‘evcil insan’ besleseler… “Hadi, yavru aslanlarla oyna, ayı için balık yakala.”

Ve evcil insanlar zamanla tek başlarına yaşama güçlerini yitirince…

Vahşi doğaya bırakılsalar, ormana…

Arkalarına bile bakmadan çekip gitse sahipleri… Ayılar, kurtlar, çakallar… 

***

Sokak köpeklerinin, insanlara zarar vermesi çok acı…

Saldırması, yaralaması ve en kötüsü de öldürmesi…

Bu durum, bir anda ‘Hayırsız Ada’yı akla getirdi.

1910 yılında yaşanmış yüz karası olay... Bir Fransız firma, İstanbul Belediyesine başvurur. Sayıları seksen bini bulduğu söylenen sokak köpeklerine taliptir.

Derilerine, kemiklerine…

Bu onur kırıcı görevi, serseriler ve haydutlar üstlenir.

Köpekler toplanır fakat Fransız firmadan ses çıkmaz.

Binlerce sokak köpeği yaz sıcağında Sivriada’ya bırakılır.

Açlıktan ve susuzluktan ölürler. İnsanlar, bu soykırımın büyük felaketlere yol açacağından endişe etmişler. Trablusgarp’ın kaybedilmesi, Balkan Savaşları ve Birinci Dünya Savaşı hep bu lanete bağlanmış.

***

Dünyanın hemen her yerinde durum aynı… Evcil hayvanlar zamanla sokağa terk ediliyor. Sebebi ne olursa olsun, terk etmek, pratikte onu öldürmekten farksız…

Onları o kadar ihmal ettik, o kadar terk ettik ki… Şimdi barınaklara sığar gibi değiller.

Geçmişte sokakların çöpünü toplayan, bir nevi bekçiliğini yapan sokak köpeklerinin vahşileşmesini anlayabiliyoruz. Çünkü evlerinden gönderilmişler.

***

Bazıları, yaşanmış acı olayların etkisiyle sokakların kedi ve köpeklerden arındırılmasını yüksek sesle dillendirmeye başladılar.

Peki, çözüm ne? Bu işin belediyesi var, sivil toplum kuruluşları ve diğerleri...
Bir kere amaç kesinlikle uzaklaştırmak olmamalı, itlâf etmek hiç değil.
110 yıl önce olduğu gibi ihraç etmek de ne demek?
O zaman? Hayvanlar için de 5'er yıllık planlar yapılabilir.
İllerin ilçelerin karnesi verilebilir, fotoğrafı çekilebilir.
Hayvanlar için ne yaptın, çevre için?”

Her ilin girişine de as tabelayı. Sosyal medyada yayınla, gazetelerde...
Sen o zaman seyret yarışı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Serpil Boruk 7 ay önce

Tek istegim sokak hayvanlarinin
Yasam haklari var gercek musluman onlara kiyamaz medeni bir sekilde onlara ihtiyaclari olan hersey temin edilsin....

Avatar
YASEMIN ÖDEN 6 ay önce

HAYVANLAR ALLAHIN SESSIZ KULLARI ONLARI INCITMENIN NE KADAR GUNAH OLDUGUNUN BILINCINDE OLAN VIJDAN VE MERHAMET SAHIBI HIC KIMSE EZIYET EDEMEZ COK GUZEL BIR KONUYU MUHTESEM ANLATMISSINIZ HAYVANI CICEGI SEVMEYEN INSANIDA SEVEMEZMIS DEGERLI HOCAM BAHAETTIN KABAHASANOGLU KALEMINE YUREGINE EMEGINE SAGLIK SEVGI VE SAYGILARIMIZLA

banner108