24 Haziran seçimleri hakikaten bir dönüm noktası... Gerçekten yeni bir dönem başlayacak. Türkiye ya Recep Tayyip Erdoğan ve 16 yıllık kazanımlarıyla yoluna devam edecek veya geriye dönecek.

Dedi: Erdoğan seçilmezse Türkiye’de kıyamet mi kopar? Türkiye demokratik olarak ekonomik olarak daha geriye mi gider?

Dedim: Evet, küçük kıyamet kopar. Hani bir 7 Haziran sonrası yaşamıştık ya!.. herkes birbirine “Ya arkadaş bir uyarı yapalım dedik, istikrarı bitirip kaosa perde açtık. Biz kendi kendimize neler yaptık?” diyordu ya!.. O tablonun yüz misli fenasıyla karşılaşabiliriz. Fırlayan döviz, katlayan faizler, çöken ekonomi, şaşıran hukuk, kentlere ve dağlara yeniden dönen terör, kovulan Suriyeliler, kaçırılan iç huzur vs. Hakikaten böyle bir tablo mu isteniyor? Türkiye ve muhafazakârlar onca kazanımın heba olmasını mı istiyor?

Dedi: İyi ama Erdoğan’la da sürekli gerginlik, çakılıp kalan zenginlik, gittikçe kötüleşen ekonomi, siyasetin tesirine giren hukuk, üstü örtülen yolsuzluklar, dejenerasyon ve inandığı gibi değil, yaşadığı gibi inanmaya başlayan bir topluma doğru gidiyoruz. İnsanlar artık gerginlik olmadan yaşamak istiyor.

Dedim: Gerginliği Tayyip Erdoğan mı çıkartıyor? Yani Türkiye içte ve dışta rahat... Bağımsız ve özgün duruş saygı görüyor!.. Ama Tayyip Erdoğan geriyor öyle mi? Türkiye bir kuşatma altında değil... Bölünme riskimiz yok!.. ABD-Almanya-Fransa gerçekten müttefiklerimiz ve Türkiye’nin bütünlüğünden yanalar öyle mi? Türkiye diken üstündeyken sen evinde koltuğunda uzanmak sıcak yatağında yatmak istiyorsun emi?

Türkiye’nin zenginliği çakıldı diyorsun!.. Seddi kim çekti önüne acaba? Tayyip Erdoğan mı? Yoksa dediklerini yaptıramadıkları için uluslararası sermaye çevreleri ve dış mihraklar mı? Tayyip Erdoğan giderse zenginleşeceğimizi mi sanıyorsun? Yoksa bölelim Türkiye’yi de zenginleşelim (!) gibi bir rüyaya uyanmak mı istiyorsun? 15 Temmuz’u ne çabuk unuttun.  görüyorsun? Kusura bakma ama yılda 10 bin doları bile bulamayabilirsiniz.

Siyasetin tesirindeki hukuktan dert yanıyorsun!.. Yoksa “Yeniden FETÖ’cü hâkim ve savcılar geri gelsin” mi diyorsun? Daha geri gidersek alevi cuntasının elindeki hukuka geri dönülmesini mi istiyorsun?

Üstü örtülen yolsuzluklar... Üretmeyen bürokrasi... Aksayan eğitim... Yaşanan toplum dejenerasyonu... Bütün bunları düzeltmenin... Önlemenin karşı durmanın yolu çatıyı ev halkının başına yıkmak değildir. Dikkat et sonunda evden de olursun aileden de!..

Elbette yanlışları söyleyeceğiz. Haksızlıkları dillendireceğiz. Yolsuzlukları kabullenmeyeceğiz. Düzelmesi için ölçülü ikazlar yapıp mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Yoksa rahatlama hikâyelerine aldanıp eskiye dönmeyeceğiz.

***

Hani öyle yetişmiştik... Hani hayatımız ideallerimize bahşetmiştik... “El birlik olmak... ‘Gayesine erişmemiş savaş bitmemiştir’ diyenlerle omuz omuza dayanmak... Kalelerine emperyalizmin ne dur ne durak ne rahat... Yükseğe, daha yükseğe, en yükseğe dikilsin bu bayrak...” diyorduk.

Yoksa gayesine erdi mi savaş!.. Yoksa emperyalizmin kaleleri artık bize rahatsızlık vermiyor mu!.. Yoksa en yüksekte mi bayrak!..

Hani öyle yetişmiştik... Bizi bekleyenler vardı dünyada... Bekleyen çocuklar... “Sen Eritre’desin çocuk, Sen Moro’da... Sen yıllardır zulmedilensin Azerbaycan’da, Kırım’da... Kan denizinde boğulansın Ortadoğu’da... Bekle çocuğum geliyor başı dik... Can pahası, kan pahası insanca yaşatmak isteyenler...” diyorduk.

Yoksa Eritre’deki, Moro’daki Arakan’daki çocuklar zulümden kurtuldu mu? Ortadoğu artık kan denizinde boğulmuyor mu? Karabağ’daki Ermeni bayrağı indi mi?

Sahi bütün bunlar yoluna girdi mi ki sen gerginlikten yorulduğunu ve artık rahat döşeğinde uyumak istediğini söylüyorsun? Çocuklarının, milletinin, ümmetinin geleceğini kurtardın mı ki? Sen zenginlik içinde yaşamak istiyorsun?.. Biliyorum... Kızıyorsun eski mücahit yeni müteahhitlere... Başı örtülü dar pantolonla gezenlere... “Başörtüsü mücadelesini bunun için mi verdik?” diyorsun. Ama unutma ki sen de kızarak daha kötü bir şeye yöneliyorsun.

Eskiyi geri getirmek istiyorsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Orhan Tirgil 2 hafta önce

Tek kelimeyle harika bir tespit Ali bey .Ağzına, yüreğine, kalemine sağlık.

Avatar
Ahmet Öztürk 2 hafta önce

Eline diline sağlık,çok güzel bir yazı

banner89

banner37